Dedim: Güzel kaşın gözün karaca (Esmer)
Dedi: “Aşkın sinemdeki dağıdır.” (Üzüntü, gam, keder)
Dedim : Güzel seni sandım karaca (Geyikgillerden zarif bir hayvan)
Dedi: “Âşık bura Ferhat Dağı’dır.” (Dağ)
Dedim: Gül mü kokar senden yayılan (Yayılan koku)
Dane dane ekiliriz
Savruluruz harman gibi
İplik iplik bükülürüz
Çevriliriz kirman gibi
Gâh coşar gâh duruluruz
Darbe dillendirip darbe yapmayın!
Kim yapacak ulan size darbeyi?
Sakın ola yanlış yola sapmayın!
Kim yapacak ulan size darbeyi?
Yüz altı bin yedi yüz kırk silahı;
Ata’mızın ülküsü:
Çağdaşlığın türküsü…
Bir kuruluş öyküsü;
Cumhuriyet ne güzel!
Yaşadıkça saygılı,
Ben biraz tevazu edeyim derken,
Dostluk sınırını aşan çok oldu.
Yoluna rehbersiz düşmüş giderken,
Doğru hedefinden şaşan çok oldu.
İnsanı kullanmak neyin nesidir?
Alamadım bir tek çiğit,
Evde bir baş kelem kaldı.
Var mı benim gibi yiğit?
Elimde boş filem kaldı.
Kader ile olmaz bağıt,
(Tokat Merkez Çatalkaya Köyüne)
*
Dostlar beni yabancıdan saymazlar,
Çatalkaya benim köyüm sayılır.
Uğrar isem el yerine koymazlar,
Ölen ölür, kalan kalır
Unutmayın çay keyfini!
Alkışlayan ancak alır,
Unutmayın çay keyfini!
Çevre dostu keten file
Her gün çay, simitle sofra kurulmaz,
Sen kur da göreyim boyunu Beyim!
Zannetmeyin sizden hesap sorulmaz,
Alırsın ağzının payını Beyim!
Aybaşında gelir vergi, fatura
Hokkabaz, her gelene
Bir “şak şak” çekmiyor mu?
Bir zenginin kahrını,
Bir uşak çekmiyor mu?
Siper edip döşünü,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!