Bir vefasız yüzünden, bahtım karadan kara,
Yenemedim kaderi, böyle garip naçarım.
Umut verdi gönlüme, sever gibi bir ara;
Sonradan gülüp geçti, bağrımda kaldı yara.
Bakınca imrenirim, şu mutlu insanlara;
Halden bilmeze düşenin,
Vay haline vay haline!
“Ne oldum” deyi şişenin,
Vay haline vay haline!
Ateşi görmemiş sacın,
Tesbih gibi dizelere heceyi,
Dize dize yaşamaktan usandım.
Gündüzüm yok, kurban ettim geceyi
Yaza yaza yaşamaktan usandım.
Rastlamadım bu sevdanın eşine,
Gönül hanem zengin, her şey ganimet
Her gönülde kaç imarım var benim.
Sevgi, barış, dostluk büyük bir nimet;
Böyle usta üç mimarım var benim.
Genç yaşımda derin aşka tutuldum,
Uyumadan bıkmadınız,
Ya uyanın, ya da ölün!
İktidarı yıkmadınız,
Ya uyanın, ya da ölün!
Köle devri kuruyorlar,
Babamın sulbüne düştüm,
Kardeş sayımız kırk bindi.
Bir gölde yüzdüm, yarıştım
Beni gören geri sindi.
Can buldum bir can içinde,
Türkü olmaz benim sözüm,
Çoklarına batar çünkü.
Dokunanı yakar közüm,
Alevlere katar çünkü.
Gerçekler her zaman acı
Düşünerek en inceden;
Müspet bilimi linç eden,
Din eksenli düşünceden,
Çıkamadık gitti Usta!
Patronların planından,
Her zaman yürüyor varsılın işi;
Yüce dağ başından aşar mı aşar.
Ölmeden çekilir yoksulun fişi;
Dünyada tesadüf yaşar mı yaşar.
Yoksulu yeniyor varsılın fendi,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!