Bizim Tohatçamız güzeldir güzel
Şubat ayı için “Gücük” deriz biz.
Kim ne derse desin bu bize özel
Civcivin adına “cücük” deriz biz.
Merdivene “badal”, bakraca “sitil”
Başımdaki Han’ım, güzel Sultan’ım
Gittiğinde gönlüm firağa düştü
Damarımda kanım, çekildi canım
Anladım yolumuz ırağa düştü
Bir akılsız başım, sönmez ataşım
(Telmih ve Mübalağa Sanatı)
Bir güzele gönül verdim erenler!
Aşkı ben çekerim; el derde düştü.
Mecnun’a benzetir beni görenler,
Sözüm kâr eylemez; dil derde düştü.
Alamadım bir tek çiğit,
Evde bir baş kelem kaldı.
Var mı benim gibi yiğit?
Elimde boş filem kaldı.
Kader ile olmaz bağıt,
(Tokat Merkez Çatalkaya Köyüne)
*
Dostlar beni yabancıdan saymazlar,
Çatalkaya benim köyüm sayılır.
Uğrar isem el yerine koymazlar,
Ölen ölür, kalan kalır
Unutmayın çay keyfini!
Alkışlayan ancak alır,
Unutmayın çay keyfini!
Çevre dostu keten file
Her gün çay, simitle sofra kurulmaz,
Sen kur da göreyim boyunu Beyim!
Zannetmeyin sizden hesap sorulmaz,
Alırsın ağzının payını Beyim!
Aybaşında gelir vergi, fatura
Gayrı aşkın oldu herkese ayan (açık seçik)
Âşık eden gülden güzel olan yüz (cemal)
Dünür olsak ne der sizdeki Ayan (aile büyükleri)
Canı cesur kıldı tanıdığın yüz (yüz vermek)
Aşkın şu yürekte yarattı yara… (yara almak)
Can Hüseyin dostum misafir geldi,
Samimi dostluğu yüzünden belli…
Muhabbete doyduk, yüzümüz güldü
Cevherin haslığı özünden belli...
Yük taşır sanmayın bozulmuş küfe,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!