Bizim Tohatçamız güzeldir güzel
Şubat ayı için “Gücük” deriz biz.
Kim ne derse desin bu bize özel
Civcivin adına “cücük” deriz biz.
Merdivene “badal”, bakraca “sitil”
Başımdaki Han’ım, güzel Sultan’ım
Gittiğinde gönlüm firağa düştü
Damarımda kanım, çekildi canım
Anladım yolumuz ırağa düştü
Bir akılsız başım, sönmez ataşım
(Telmih ve Mübalağa Sanatı)
Bir güzele gönül verdim erenler!
Aşkı ben çekerim; el derde düştü.
Mecnun’a benzetir beni görenler,
Sözüm kâr eylemez; dil derde düştü.
Karanlığa fener tutsak, yarılır
Düşünceyle yaracağız Üstadım!
Biz dirensek hain çabuk yorulur,
Çalışmakla yoracağız Üstadım!
Zalim olan kaybetmiştir her zaman,
Doktor bana “tanı yazarım” sanma!
Hesaba gelmeyen derdim çok benim.
Kurşun değse deler geçerdi amma
Şu bağrımda saplı durur ok benim.
Her anım elemdir her anım keder
Ululardan Ulu, Yüce Yaradan
Cehennemde kül yanar mı, de hele!
Aracılar çıksın gitsin aradan,
Biz konuşsak dil yanar mı, de hele!
Taban yarık, yüzüm çatlak, kurağım
Yere göğe koyamadan övdüğüm,
Kucaklayıp sarmak için evdiğim,
“Mutlu yaşa!” diyorsun ya sevdiğim,
Nasıl mutlu olayım sen olmadan?
‘Sevdim’ desem, yapıyorsun cilve naz;
Dedim: Güzel bu ne hâldir?
Dedi: Al yanağım güldür.
Dedim: Ya sev ya da öldür!
Dedi: Sevmek ince yoldur.
Dedim: Canım feda sana,
Ata’mızın ülküsü:
Çağdaşlığın türküsü…
Bir kuruluş öyküsü;
Cumhuriyet ne güzel!
Yaşadıkça saygılı,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!