Ey Sultanım ben sana, bir güzelce bastırsam
Matbaada kartvizit, dağıtsam Ak konağa…
Şöylece orta yere, gömülesi oturtsam
Yavru ceylan derisi, konforlu bir koltuğa…
Yanar özüm,
Sana döner.
Söner közüm,
Sana döner.
Bilirsin yâr,
Ben seni çok severken, sakın yâd ele bakma
Sevginle dolu gönlüm, aşkınla nâra yakma
Kirpiklerin ok olmuş, yeter sineme çakma
Ben senden vazgeçemem, bunu kafana takma
Sakın derim sakın ha, beni sensiz bırakma!
Ne olurdu sanki benim olsaydın,
Sevdim diyemedin yüreklice yâr.
Yalnız benim sevdam ile dolsaydın,
Aşkımız kalsaydı süreklice yâr.
Hatırla sevdiğim, bir mevsim kurak
Hele bakın memleketin haline!
İnsanlığı terk eyledi soysuzlar.
Düşürdüler cümle âlem diline,
Bir cahili erk eyledi soysuzlar.
Yüz verdikçe çok ileri gittiler,
Düşmüş gidiyorlar yobaz peşine,
Ayakları hasret iki keliğe.
Başı kapattırmış zorla eşine,
Düşman olmuş iki güzel beliğe.
Doğruyu söylesen, coşup gidiyor,
Tanrı’ya bir taht verdim, oturur vicdanımda
Senin Şeytan dediğin, dolaşamaz yanımda…
Peygamberler uğraşsın, onlarla işim olmaz;
Melekleri azlettim, bak yoklar divanımda…
19.11.2013
Bana yeraltında cennet aratma,
Bu dünyayı cennet et de göreyim.
Zebani gösterip korku yaratma,
Cehennem korkusu tat da göreyim.
Korku cehennemin, hayal cennetin
Bir ömür sevdiği Elif sanırdı;
Eğer Karac’oğlan görseydi seni.
Kendi öz canından çok kıskanırdı;
Eğer Karac’oğlan görseydi seni.
Seslenirdi “Elif Elif !” diyerek
Yeni mi gördünüz san ki;
Kara lastik ayakkabı.
Kırk sene giydim inan ki;
Kara lastik ayakkabı.
Güneşte petrol kokardı,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!