Derdimi bilmeyen çok görür bana,
Her türlü acıyı tattım da geldim.
Gözlerimin seli vardı ummana,
Kanı gözyaşıma kattım da geldim.
Yağmurla ıslandı yavan ekmeğim,
Bir mektup yazayım desem o yare
Adresi değişmiş; pul nerden bilsin?
Ayrılık derdine kim bulur çare?
Yar gönlümde gizli, kul nerden bilsin?
Derde düşen benim; demek o memnun
Bizim eller boran oldu, kar oldu
Sermayemiz efkâr oldu, zar oldu
Halimizi arz eylemek ar oldu
Neler çektik yoksulluğun elinden…
Kasabaya insen köye çıkılmaz,
İnsanî değerler eridi gitti;
İnsanlığımızdan aşınır olduk.
Karşılıksız iş yok, insanlık bitti;
Her yerde ödünce kaşınır olduk.
Rüzgâra kapılmış körükler gibi,
Ben seni çok severken, sakın yâd ele bakma
Sevginle dolu gönlüm, aşkınla nâra yakma
Kirpiklerin ok olmuş, yeter sineme çakma
Ben senden vazgeçemem, bunu kafana takma
Sakın derim sakın ha, beni sensiz bırakma!
Yanar özüm,
Sana döner.
Söner közüm,
Sana döner.
Bilirsin yâr,
Binamıza nerden geldi,
Terbiyesiz Recep Emmi…
Sağlam kolon varsa çeldi,
Terbiyesiz Recep Emmi…
Muhabbette kendin övdü,
Hilebaz insanları, sandım ki sadık dostum;
Cenderede ezildim, bak işte hazır tostum.
Budala Bindebir’im, hem kesti hem yüzdüler;
Böyle sahte dostların elinde kaldı postum.
10.06.2015
Ey Sultanım ben sana, bir güzelce bastırsam
Matbaada kartvizit, dağıtsam Ak konağa…
Şöylece orta yere, gömülesi oturtsam
Yavru ceylan derisi, konforlu bir koltuğa…
Dost deyi her dosta sırrını verme!
Gün gelir dostunla düşman olursun.
Düşman bildiğini sakın ol yerme?
Bir gün barışırsın pişman olursun.
Sevdiğin insandan hiç duyma kuşku,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!