Osman Demircan Şiirleri - Şair Osman Dem ...

Osman Demircan

Yalnız senin sesin damlıyor kapkaranlıklara
Çarparak uzun kılıcını vuruyor ıslak taşlara
Bu yağmurlar sade senin o saçlarını ıslatır
Bu savaş senin savaşın anlayamazlar seni

Sıkışmış ve susmuş sesin bağlıyor ellerini

Devamını Oku
Osman Demircan

sen keman ol ben piyano sevgilim
senin tellerin titresin yüreğimizde
benim taşlarım oynasın yerinden
bir mor resim düşsün düşlerimize

kavrulan kumsala dalgalar yayılsın

Devamını Oku
Osman Demircan

Eriyip benzeşiyoruz başkalarıyla.
Kaybettikçe farklılığımızdan,
Kabul görüyoruz.
Aynı ayinlerde
Aynı kurbanları oynuyoruz.
Pabuç bırakıyoruz topluma.

Devamını Oku
Osman Demircan

Hayallerimin dolu olduğu düşüncelerimin konulduğu oda bana uzak.
Kesik bir koridorda çığlıklarımı saklayan kilimleri aşksızlığa sererken
Sana gelebilmek için ışıkları kendi elimle yaktım yine seni bulamadım.
Yatakta, hayallerimde yokluğunu yaşadım seninle yine sevişemedim.

Önümde arkamda sağımda solumda her yerde hayal kırıklıklarım var

Devamını Oku
Osman Demircan

Attım kendimi mavi sulara. Kulağıma su kaçtı. Duydum kurak diyarların sesini. Yüreğimin çatlaklarından duygu aktı. Yüzdüm martı çığlıkları altında. Daldım o an hayallere. Kulaklarıma gemi kaçtı. Kürek mahkumlarının çektiği prangaların sesleri, doklarda kılıç oldu. Kestim bütün zincirlerin damarlarını. Demirlerden pas aktı. Bir gürültü doldu kulaklarıma. Önce vapur sesleri sandım. Sonra anladım ki, kulaklarımdan İstanbul aktı. Sildim ardından kulaklarımın kirini. Duydum o an ezan sesini. Yüzüme nur yağdı. Beynim bir deniz oldu mavi sularda. Beynime karpuz kapuğu kaçtı. Duydum o an ırgat yakınmalarını. Yüreğim beynir ve zeytin oldu. Serdim önlerine duygularımı. Doyurdular karınlarını ırgatlar. İçlerinde tokluk, tarlalarında bolluk, ruhlarında güzellik oldum. Çizdim kışiliğimin ince çizgilerini. Bir baktım ki Türkiye oldum. İçime gömdüm halkımı. Bayrak gibi dalgalandı saçlarım. Bir baktım tüm millet saçlarımda. Alnıma düşürdüm tüm halkımı. Suya vurdum aydınlığımı. Daha serin uykular adına, attım kendimi mavi sulara. Tam boğulacaktım ki bir baktım halkım ayakta. Nefesimi serdim ayaklarına. Boğulmaktan kurtuldum böylece. Sonra yüreğim çarpmaya başladı ayak sesleriyle. Tekrar baktım gökyüzüne. Bir baktım halkım çiy düşürdü gözlerime. Onlar ağladı, ben ağladım. Sular seller gibi ağladık. Halkım ve ben, birbirimizi çok sevdik. Ben uçurum oldum önlerinde. Onlar nehirleri döktü ayak dibime. Bir Ağrı Dağı efsanesi gibiydi sevgimiz. Sen büyük dağken, ben küçüğüydüm. Aynı rüzgarlar eserdi başımızda. Seninle kendimi daha büyük hissederdim. Koyunlar, kuzular otlardı yanımızda. Koyunlar sana bakardı, kuzular bana. Bir çoban masalı anlatırdın onlara. Bir kaval sesi yankılanırdı uçurumlarında. Ey halkım türkülerinde yer açsan bana. Yüreğimi söker kaval yapardım sana. Ey halkım bir bilsen seni çok sevdim. Nasıl dalgalar kaçarlarken karaya, denizi boğulmaktan kimse kurtaramazsa, sevginle ben de öyle boğulmak istedim.

Devamını Oku
Osman Demircan

Sen benim gerçeğim olamazsın.
Duruşun yalan, gülüşün yalan
Alnımdaki her çizgi hayat dolu.
Sen benim kaderim olamazsın.

Bir ikindi güneşisin sen.

Devamını Oku
Osman Demircan

Kıyılardan gemiler meçhule yol aldılar
Kar kefenlerine sarılı cesetler taşıdılar
Taptaze fidanları koskoca bir ormanı
Kar yağmurunun altında ihtiyarlattılar

Bir soğuk harpti bütün asker çıplaktı

Devamını Oku
Osman Demircan

Bir sevgi bu dayanılmaz acılar içerir. Yürüyüşümü değiştirir kaldırımlarda. Seni her düşünüşümde yalpalar bedenim. Ha düştüm ha düşeceğim olurum sokaklarda. Ölüm ve yaşam yüreğimde aynı anda var olur. Seni düşünmek ya ciğerlerime temiz hava doldurur ya da yüreğime mahvoluşumun ölümcül duygularını vurur. Seni düşünmek beni sersemleştirir. Parmaklarım avuçlarımda sıkılı kalır. Yumruklu ellerimde sana olan sevgim bir savaşa dönüşür. Kaybetmek her sevginin arka bahçesidir. Aşkın ön bahçesindeki kızıl güller, gün batımlarına sarhoş eden şaraplar taşır. Her akşam aşkının şarabından içerim de, kadehlerim her sabah boş kalır. Gün boyu doldururum kadehlerimi seni sevmelerle. Ardından her akşam kızıllığında içerim seni. Gözlerin ve saçların duygularımı sabaha kadar beni sarhoş ederken, her şafak vaktinde yine ellerim boş kalır. Seni sevmek akşam dopdoludur sabah bomboş. Seninle var olurken bir bakarım ki her sabah aslında yokum. Hayalimde, duygumdasın; yanımda yoksun. Ölüm gibi içimdeyken yaşam gibi dışımda yoksun. Bana hayal kurmanın ötesinde bir dünya vermeni istemekteyken, ellerimi ellerine her uzatışımda parmak aralarımdan bir avuç dolusu su gibi akmaktasın. Ellerimden sabun köpüğü bırakmaktasın. Sevmek ve mutlu olmak bu kadar bana yakışırken, neden bana nefret dolu bir yürek bırakmaktasın. Ey sevgili hiç İstanbul görüntülü fotoğrafım olmamıştır. Şöyle arkama Boğazı alıp bir poz verememişimdir. İsterim ki kaşların asma köprüler olsun ve gözlerin ise köşkler, yalılar olsun benimle aynı karede. Seninle güleç bir fotoğrafım olsun, şu milyonluk sevgi içeren aşkımda. Sen bana ne metropol aşkları yaşatmaktasın ne de bir çeşme başında köy aşkı. Bir bakışın bir bakışıma değse, asırlık bir çınar gibi yükselirsin çorak coğrafyamda. Bütün yağmurlarımı ve sularımı sade seni yaşatmak için harcar ve seni iliklerimi kurutana kadar severim. Sen bir sağa yatmayı bir sola yatmayı tercih etmektesin. Senin duygu coğrafyamda bir çınar gibi kök salmanı beklerken, sen bir ot gibi bitmektesin toprağımda. Ve sen beni öyle üzmektesin ki, her ağlayışımda sellere, heyelanlara kapılıp gitmektesin. Keşke sana yürek parselimden bir gram toprak vermemiş olsaymışım. Seni göz kapaklarımın pencelerinde bir saksıda çiçek olarak yaşatsaymışım. Ve gözlerimi her kapatışımda pat diye düşseymişsin gözlerimden. Gelgör ki gözlerime anlam veren bir bakışsın. Seninle anlam kazanırken gözlerimle dünyaya her bakışım, şimdi nasıl ağlarım seni hiç sayarak. Ey sevgili sen benim gözlerimin altındaki mor halkasın. Ey sevgili bana alışık olduğum şeyleri yaşatmaktasın. Senin de farkın yokmuş demek ki, diğer bıçaklardan. Demek ki sadece kılıfın farklıymış. Sen de yüreğime saplanmaktasın. Sen de bana yaşadığım şeyleri yaşatmaktasın. Yaşamadıklarımı yaşamak bir başka aşkın insafına mı kalmıştır? Yüreğim sağlam kalırsa ve ölmezsem eğer, yeni bir aşkta yaşamadıklarımı yüreğimde hisseder miyim bilmem?

Devamını Oku
Osman Demircan

Sen ezilmek nedir bilir misin?
Ayak izin yanımda bedenin başka yerde
Adımlarımız ters yönde.
Sen eksilmek nedir bilir misin?
Ekmek, su, tuz yeterken sevmeye sevilmeye
Yokluğunda paramparça

Devamını Oku
Osman Demircan

gün batımlarında kızıl güllerde
gözlerimi sarhoş edersin
endamın yağmur sözün sağanak
her gün yüreğime dolar gidersin
senden kaçmak istesem de
her damın altında beni beklersin

Devamını Oku