Vadiden kanım dere gibi akar ovaya
Kan çiçeği biter sis çökerken toprağa
Dilsiz gibi düşerim kayadan aşağıya
Tek bedenimin sesi duyulur dağlarda
Dağların kararttığı ormanın içlerinde
Bir cehennem kültürü yaşıyor dünya. Ya başkalarının canını yakıyoruz, ya da başkaları bizim canımızı yakıyor.Niçin böyle? Niçin her yer yakılıp yıkılıyor?
Bir gün elime dini bir kitap geçti. Huzur bulmak istiyordum cümlelerinde. Okumaya başladığımda ödüm patladı. Korku filmi mi izliyordum; yoksa dini kitap mı okuyordum belli değil. Şöyle yazıyordu kitapta' Allah, insanları cehenneme atacak, sonra bütün kapıları kapatacak. Herkes içerde feryat figan edecek ama hiçbir kapı aralanmayacak.'. Şimdi soruyorum sizlere bunu okuyan insan ne düşünür? Demez mi Allah affetmiyor ben niye affedeyim?
Bir şiddet kültürü yaşanıyor dünyada. Dini kitaplar ise şiddeti körüklüyor. Örneğin Tevrat'ta vadelilen topraklar var. Fırat'a kadar olan bu topraklar Allah tarafından Yahudilere veriliyor. Bu topraklarda yaşayan Kürtlere ve Araplara yaratıcı hiçbir yaşama hakkı tanımıyor. Şimdi sizlere soruyorum? Bu topraklarda hiç barış olur mu?
ABD bir tarikatla yönetiliyor.O tarikata göre dünyada bir kaos yaşanacak ve kurtarıcı Mehdi dünyaya gelerek Hristiyanları kurtaracak.ABD'nin dünyayı kaosa süreklemesinin bir sebebi de budur.
İslam coğrafyasında ise Allah inancı farklılıklar gösteriyor. Genelde din ve inanç resmi kültürün bir parçası oluyor İslam ülkelerinde. Haliyle bu ülkelerde Allah sadece vergi toplamıyor. Tam bir cezalandırıcı olarak insanlara anlatılıyor. Örneğin devlet için savaştığında şehit savaşmadığında kafir oluyorsun. Hemen cehennemi boyluyorsun. Devlet adamları da kadehlerini tokuşturarak ölenlerin ardından dualar yapıyorlar. Sadede gelirsek size bol cennetli bir hayat diliyorum. Şüphesiz ki Allah insanı iyi niyetle yaratmıştır. Cehennem ise insanın kendi karanlığını yaratmasıdır. Allah'ı ve herkesi sevin. Cennet kültürünü yaşayın ki cennetiniz bol olsun.
Benim gönül meselem yok ey sevgili
Cesaret aşktan güzel var mı ki böylesi
Sevsen saraylarda yaşatsan ne olur ki
Yok ki sende o sarayı yakma cesareti
Yok sende bana yaşatacağın aşk ateşi
Yerinde duran sadece ayak kokusunu duyar ve daima sayıklar.Yürü git deliliğin dili olsun ağzında.Ve konuş durmadan; cümlelerle koş hayata.Ses getirsin kalem oynatmaların.Her kalem gıcırtısında kapılar aç; dünyayı yerinden oynat.Yürü ayak kokunu sadece çakıl taşları hissetsin.Ve bacakların hiç yenilmesin.
Merhamet dolu cümlelerle başla hayata.Her sözcüğünde umut filizlensin.Yaprak yaprak katıl yıllara.Rüzgalarla içini titret ve şükret.
Kendi cümlelerinle konuş.Önüne konulan sloganları terk et.Kavramlara yeni anlamlar yüklet.İçi boşaltılmış sevgi sözcüklerini terk et.
Sevmeyi konuşmasını, yazmasını, düşünmesini, okumasını bilen insanlara teslim et. Yeni yeni gülüşler,yeni yeni yürekler icat et.
Başkaldırı köleliktendir.İtaat et.Ve düşüne düşüne sabret.Boyun eğerek dünyayı işgal et.Hınç dolu cümlelerle yeni binalar inşa et.
Binalarını itaat kültürüyle süslet.Sonra ellerinle isyan et. Göklere yüksel ve eserlerinle köle olmaktan vazgeç.Bunu fark et.Hayata tembellikle yaklaşma.Dolu dolu yaşamak için kararlı ve güçlü kelimeler sarf et.Kendini zayıf ve cılız düşüncelerden kurtar,özgürlüğe geç.
Bir cennet ruhudur hayalimizdeki deniz.
Dalga dalga yayılır esintisinde sevgimiz.
Her dertten uzak maviyken gülüşlerimiz
Bütün mutluluğa susamışlığı içmekteyiz.
Billur bahçelerde su misali gezmekteyiz
Bır kıyı uzanır oturduğun şehrin altında kirpiklerinin ucunda
Vurur sahile okyanustan gelen bakışların ve yosun gözlerin
Dalga dalga saçlarından ellerime, avuçlarıma güzellik dolar
Kumlar havalanır, palmiyeler sallanır, eser endamın yanımda
Sonsuz bir sevi yankılanır kulaklarımda deniz kabuklarından
Ben şemsiye yüklü bir bulutum
Dokunmasın tenine yağmur diye
Akıtmaktayım yaşımı yüreğime
Oysa sen beni hiç anlayamadın
Ben seni severken böyle delice
ey benim dostum ey benim kardeşim azizim efendim
ellerin acımadı değil mi yüreğini sökmediler değil mi
seni nehirlerle benden koparıp kürt demediler değil mi
seni topraklarla beni taşlarla yaralayıp yaralayıp
ikimizin kanlarıyla sınırlar çizip bizi bölmediler değil mi
sana gel şu toprak senin bana gel şu taş senin deyip
Değirmen taşının dönmesine benzer özlemek
Onun özlemiyle de dön başım, yüz bin kere dön
O aklıma düşende un ufak olsun duygularım
Tane tane düşsün aklıma özlemi, ağarsın saçım
Dönsün yağmurlar gibi başım aksın gözyaşım
Ay gök sofrasında bir tabak tuz
Yayardı yıldızlarını karanlıklara
Çocuklar aç, çocuklar ağlaşmalı
Bütün gök kapıları onlara kapalı
Yıldızlarla ışıl ışıl bütün gökyüzü




-
Adem Korkmaz
Tüm YorumlarOsman DEMİRCAN Henüz tanışalı iki ay oluyor.Son derece mütevazi,alçak gönüllü,yüreğinizi onun ellerine emanet edebilirsiniz.Sizi üzmeyecektir emin olun....