Üzerine güneş doğalı beri,
Yıllara takılıp gidiyor insan.
Hazan en son uçuruyor haberi,
Yellere takılıp gidiyor insan.
Süs değil ki hep duvara asıla,
Tamam eyleyerek altmış beş yılı,
Gönlünce bir ömür sürdü Halil Bey.
Lakin son senesi geçti acılı,
Eşini toprağa verdi Halil Bey.
Yanaştı kıyıya bir sessiz gemi,
Bu aşkın sözünü etmeyeceğim
Varsın ölene dek dursun içimde.
Ulu orta yanıp tütmeyeceğim,
Sen bil yeter hala korsun içimde
Eğlenceye döndü seni özlemek,
Küçük bir şehirdir deme nesi var,
Elmaların alı Yeşil Iğdır’da.
İddialı en az Malatya kadar,
Kayısının balı Yeşil Iğdır’da.
Hem havalar sıcak, hem de yürekler
“Çek git dedi şu Iğdır’dan kör şeytan
Mel’unun sözüne uyarak geldim…”
Desem yalan olur vallahi yalan..
Hayırlısı budur diyerek geldim…
Valim “gitme” diye haber gönderdi
Küçük bir şehirdir deme nesi var,
Elmaların alı Yeşil Iğdır’da.
İddialı en az Malatya kadar,
Kayısının balı Yeşil Iğdır’da.
Hem havalar sıcak, hem de yürekler
Kısa adımlarla upuzun yollar,
Uğraşma boşuna yürünmez gülüm.
Sonunda usanır açılan kollar,
Ve göze hiç bir şey görünmez gülüm.
Sevdalınım; ne kulunum, ne kölen
Hayat dedikleri çürük ipliğe,
Çaldın “elli sekiz” düğüm ihtiyar.
Kadim avcı er geç basar tetiğe,
Koparır hepsini bir “güm” ihtiyar.
Mutlak sahibidir mevcut her şeyin,
Çıkıverdin elli beşinci kata,
Dikkat et artıyor hesap ihtiyar.
Dünyada kavuştun az çok rahata
Ahiret’e hazırlık yap ihtiyar.
Sadece ibadet, hayır hasenat
Tek tek çıkıyorsun basamakları,
Tâbi yükseklerde gözün ihtiyar.
Artık yere sağlam bas ayakları
Yılların yorgunu dizin ihtiyar.
Altmış bir seneyi yığdın harmana,
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!