Her saniye bir kişi, biner tahtadan ata
Sıra bekler geride, nice müstakbel mevta.
Pamuk ipliği ile bağlıyken şu hayata,
Her ölen bize göre ya yaşlıydı ya hasta.
Kurtların kuzu postuna
Bürünmesi takiyye mi?
Amirin gidip astına
Yaranması takiyye mi?
Bir fırka ki sittin sene
Yaman pehlivanmış talihim yaman,
Aman diledikçe tuş etti beni.
Dostlardan ayırdı, uzun bir zaman,
Halden bilmezlere eş etti beni.
Hasret kodu bir müjdeli habere,
Sevdaya tutulsam, muhabbet kuşum,
Yaralanır sıra bana gelince.
Sebilden bir yudum su içsem başım,
Paralanır sıra bana gelince.
Benim gibisinin küller başına,
Bakıp durur bir el gibi;
Gözlerim beni tanımaz! ...
İşlin daha da garibi,
Sözlerim beni tanımaz! ...
Yoktu hiç biriyle nizam,
Boş durmuyor insanoğlu,
Yaş taşıyor yarınlara.
Çoğunun bu günü dolu,
İş taşıyor yarınlara.
Hem gece hem gündüz faal,
Yaratırken kuvvet verdin güç verdin,
Sen elden ayaktan düşürme Rabbim.
Bir istedim; İki verdin, üç verdin
Yetişir çok şükür taşırma Rabbim.
Serilmiş önüne koca Marmara,
Tertemiz sularda yüzer Tekirdağ.
Bir gör, çıkmaz akıldan o manzara,
Esas görmeyeni üzer Tekirdağ.
Bisanthe, Rodosto, Rodosçuk denmiş,
Alıverip elime bir süpürge,
Sağı solu taştan temizliyorum…
Hazırladım kendime bir genelge
Uykuları düşten temizliyorum…
Beleşe, artığa değer vermedim,
İki acı yaşattı son üç sene
Moralleri hayli bozdu temmuzlar.
Bu sene de dokundu bir yeğene
Bizi yine safa dizdi temmuzlar.
Akla getirse de her ihtimali




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!