Hak’kın emri, Peygamber’in sünneti,
Hayatın gerçeği diye evlendik.
Yürekler başlattı ilk hareketi
Yer gök duydu neden, niye evlendik.
Kan kaynar kaynamaz demlendi yürek
Sen Güzeller Güzelisin Ey Resul,
Ehl-i Beytin Güzel, Ashabın Güzel…
Ne yapmışsan, ne demişsen hep kabul,
Davranışın güzel, hitabın güzel…
Hak’tan aldığını halka duyurdun,
EZMEYESİN
Kalbimi çaldınsa çaldın ey hırsız,
Neden çıkıp karşımda gezmeyesin.
Bastığın her yere dikkat et yalnız,
Kalbimi bıraktım bak, ezmeyesin.
Bir “Çeşme” kondurdu yolun başına
“İçim Yanar” diyen içsin istedi.
Sitem etti hep “Akşam Güneşi”ne,
Hüzün değil neşe saçsın istedi.
“Sabahı Olmayan” gecesi vardı,
ABD’nin kucağına oturmak,
Biliyorum büyük onurdur sana.
Yedikçe haşhaşı geviş getirmek,
Eşsiz mutluluktur huzurdur sana.
Bulunmazken sızmadığın tek makam
Feto’un eline geçseydi ülke,
Evvela din, iman yasaklanırdı.
Beş vakit çan dinletirdi bu halka
Hem selâ, hem ezan yasaklanırdı.
Öyle seksen, doksan değil; yüzde yüz
Makamın mevkinin sarhoşu olup,
Aymayana selam vermem doğru mu?
Önüne üç kazan yemeği alıp,
Doymayana selam vermem doğru mu?
Benciller dünyada rahattır rahat,
İster kısalt ister dolandır yolu;
Unutma son durak boş bir çukurdur.
Şimdilik ceplerin para pul dolu,
İşlerin yolunda tıkır tıkırdır.
Mal mülk yalan, hayat ufacık bir düş
Bu dünyanın; ne kulpu var ne sapı,
Neresinden tutsam kayıyor Gardaş!
Ne çevresi belli ne yarı çapı,
Şudur diyen de var sayıyor Gardaş!
Kan kokar her yanda taşı toprağı,
Gençliğime rastladım tam bu yolda,
Leyla'sını arıyordu garibim.
Gel gülme her şeyden haberdar ol da,
Ham hayaller kuruyordu garibim.
Ne bugün ne yarın vardı aklında,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!