Gönlümde taht kurmuş bir sultanım var,
Yalana sığınıp yok mu diyeyim.
Örülmüş arada kırk yıllık duvar,
Bu saatten sonra yık mı diyeyim.
Uçar mı kanadı kırık bir serçe,
Yoksa vahşi canavardan farkımız,
Ha Kürt olmuş ha Türk olmuş ırkımız.
Bak geldi dayandı yaş altmış üçe
Şunun şurasında yüze ne kaldı.
Bir göçmen kuş gibi hazırlan göçe
İlkbahar, yaz geçti güze ne kaldı
Bazen gözü açık, bazen bir kördün
Türk’ü, Kürd’ü, Çerkez’iyle, Laz’ıyla
Türkiye’dir tek evimiz barkımız.
Davuluyla, zurnasıyla, sazıyla
Aynı değil mi Türkümüz, Şarkımız.
Köklerimiz, yaprağımız birdir ya
Recep Tayyip sağcı, Ekmel bey sağcı
Demokrat solcuyum diyen nerede?
Onlar ana, onlar eş, onlar bacı
Erkekler meydanda, bayan nerede?
Ulusalcı Ekmel Beye çok katı
Paydos zili er geç çalar
İşimiz bir yere kadar.
Gülen gözlere yaş dolar,
Neşemiz bir yere kadar.
Boştur dönse de nevrimiz
Tutulup bağlandım kopmam ne mümkün,
O diyara yeniden gelesim var.
Yorgunuyum kırk dört yıllık bu yükün,
Müsadenle bir soluk alasım var.
İster zevzeksin de istersen zirzop
Cem edip camiye cemi cümleyi,
Bir günün ismini cuma eylemiş.
Müminler dediği bu aileyi,
Hacda her yıl bir ictima eylemiş.
Hem şeytanı yaratmış, hem meleği,
Rüzgar esende tozar mı?
Yolları nicedir O’nun! ....
Hala birine kızar mı?
Dilleri nicedir O’nun! ....
Kan kaynadı, yürek coştu,
Benzesen de bir adama,
Tipinde bir noksanlık var…
Çevren epey geniş ama,
Çapında bir noksanlık var…
Aklın tilki huyun katır,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!