Makamın mevkinin sarhoşu olup,
Aymayana selam vermem doğru mu?
Önüne üç kazan yemeği alıp,
Doymayana selam vermem doğru mu?
Benciller dünyada rahattır rahat,
İster kısalt ister dolandır yolu;
Unutma son durak boş bir çukurdur.
Şimdilik ceplerin para pul dolu,
İşlerin yolunda tıkır tıkırdır.
Mal mülk yalan, hayat ufacık bir düş
Bu dünyanın; ne kulpu var ne sapı,
Neresinden tutsam kayıyor Gardaş!
Ne çevresi belli ne yarı çapı,
Şudur diyen de var sayıyor Gardaş!
Kan kokar her yanda taşı toprağı,
Gençliğime rastladım tam bu yolda,
Leyla'sını arıyordu garibim.
Gel gülme her şeyden haberdar ol da,
Ham hayaller kuruyordu garibim.
Ne bugün ne yarın vardı aklında,
Büyük balık dediğimiz İstanbul
Yemiş yutmuş ilimizi emice.
O gün yoktu bunca mal mülk, para pul
Bilmiyorsun halimizi emice.
Şimdi cepler dolu, gönüller buruk
Kalbe yara açan sensin Emine
Bari söyle dermanı ne, em’i ne?
Kavrula kavrula bunca senedir
Dönüverdim Aslı’nın Kerem’ine
Yaş daha altmıştı alelacele
O son yolculuğa çıktı annemiz.
Mümkün müdür karşı koymak ecele?
Çaresiz boynunu büktü annemiz.
Gidişin erkendi hem de çok erken
Sımsıkı bağlıyım ben o maziye,
Unutuldu sanıyorsun eminim
Son vermedim diye pembe diziye
Sen de beni kınıyorsun eminim.
Bilemedim o gün yolu yordamı,
İstanbul’u; Fatih Sultan’dan sonra
Arabalar teslim almış Emmoğlu.
Köprüler geçitler bilmem kaç sıra
Demir yığınıyla dolmuş Emmoğlu.
Ne diploma istenir, ne ehliyet
Eğreti dünyanın oynak kulpuna,
Sarılırsak iyi olmaz emm’oğlu!...
Mikropları bırakıp da sabuna,
Darılırsak iyi olmaz emm’oğlu!...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!