Seni benden çalanı güldürürken,
Beni böyle ağlatmayı hak gördün…
Yüreğime acıyı doldururken,
Bir parçacık mutluluğu çok gördün…
Ne oldu ki hiç arayıp sormadın,
Söz gümüşse sükut altın, Amenna
Her yerde pahalı satmalı dili.
Susmak benzemekse dilsiz şeytana
Haksızlıkta nasıl tutmalı dili…
Dil dediğin basit küçük bir organ,
Dünyamdan çıkıp da giderek beni,
Hayale hapsettin, düşlere gömdün…
Göster çare nerde, çıkar yol hani?
Umudumu siyah kaşlara gömdün…
Hesaplanmaz bu sevdanın hasarı,
Kim bilir nereye kadar sürünür,
Kara saçlarına takılan gönlüm…
Yaralanıp sargılara bürünür,
Aşkın çelmesiyle yıkılan gönlüm…
Sonu belli uğraştığı davanın,
Sırtına sarılmış koca bir can var
Hiç unutma yükün ağır be gönül..
Özenle taşırsan mezara kadar
Kazanırsın epey hayır be gönül..
Halimi vaktimi önemsemeden
Yine zor bir görev buyurdun gönül.
Belli ki var seni rahatsız eden
Bu çağlarda yatar uyurdun gönül.
Katlanacak güç kalmadı afete
Havayı boş verip, keyfine uyan,
Ağaca benzedin ağaca gönül.
El alemi güldürmekten haz duyan
Mecnuna dönmüşsün kabaca gönül.
Aklından zorun yok, biliyorum ben
Gönül Türküleri
Her yüreğin yanık bir türküsü var
Acı geçer, elem geçer içinde.
Aşk kokusu gelir burnuna kadar,
Kavrulmuş bir Kerem geçer içinde.
Her yüreğin yanık bir türküsü var
Acı geçer, elem geçer içinde.
Gelir aşk kokusu burnuna kadar,
Kavrulmuş bir Kerem geçer içinde.
Gözler coşar geçince nakarata,
Dostlar ben de öldüm; ama
Gözüm dünyanızda kaldı,
Girdim daracık odama
İzim dünyanızda kaldı.
Çıkamadım bak yarına




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!