"Karanlık, ışığın unutulduğu yer değil;
sesin kana dönüştüğü yerdir."
Geceye gömüyorum bedenimi,
Kimsenin göremediği zifire.
Sessizliğe kesiliyorum,
Dilim lal…
Dudaklarımda bir toplu iğne —
Oynatsam
Harf yerine sızar kan.
Gözlerimde bir körlük;
Kulaklarımı yatırıyorum kalbime:
Örsü döven çekiç sesine.
Gece, sabaha dönemeyecek kadar
yorgun;
Yanık bir toprak kokusu taşıyor
rüzgardan.
Derin bir ürperti çekiliyor
kemiklerime,
Sonra alnım çarpıyor
Görünmez bir perdeye.
Uyanmaya duruyorum ama
Gözlerim mühürlü.
Ali İhsan Kaya 2
Kayıt Tarihi : 7.10.2026 19:27:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Rüzgardan yükselen yanık toprak kokusuyla birlikte içeriden gelen derin bir kabustan uyanmak istedi. Bedenini doğrultup ışığa adımsamak üzere hamle yaptı; ancak alnı havada asılı duran, ne taş kadar somut ne de tül kadar geçirgen olan görünmez bir sınır perdeye çarptı. Zihni uyanışın eşiğindeydi ama kader kapıyı çoktan kapatmıştı: Ruhunu ve gözlerini karanlığa bağlayan mühür henüz sökülmemişti.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!