Kültür Sanat Edebiyat Şiir

  • ölüm07.05.2007 - 21:20

    Hey gençlik! Hey arkadaşlar! Evet,evet size sesleniyorum.Ölüm vaaaar! 'Eeee nolmuş? Bu yeni bişey değil ki! Biliyoruz; ölüm var! ' demeden önce lütfen durup bi düşünelim.Gerçekten biliyormuyuz? Bu bilinçle mi yaşıyoruz? Bence hayatın en önemli gerçeğini unuttuk yada unutturulduk! Ölüm var ölüm! İşte tam karşımızda; dimdik,apaçık duruyor...Bana,sana...hepimize..Üstelik öyleeesine yakın ki! Eğer 'Yoo yoo! Ben daha çok gencim' diyorsanız; en yakın kabristanı ziyaret etmenizi tavsiye ederim.O mezar taşları sanırım size aynı gerçeği haykıracak...

    Sahi düşünür müsünüz hiç ölümü? Yoksa bir yerlerde ölümden konu açılınca ruhunuz mu daralıyor? Konuyu kapatmak yada oradan uzaklaşmak mı istiyorsunuz? Peki ya; alimlerin, büyük zatların ölüme bakışı nedir? Mesela bu yıl doğumunun 800.yılını kutlayacağımız Hz.Mevlana; ölümü 'Şeb-i Arus' olarak tanımlar...Yani arkadaşlar; 7 asırdır gönülleri aydınlatmaya devam eden Hz.Mevlana, ölümü 'düğün gecesi' olarak vasıflandırır.O'nun için ölüm sevgiliye kavuşmadır...Yeniden doğuş günüdür!

    Diyelim ki; 1 haftalık ömrünüz kaldı...ve bunu biliyorsunuz! naparsınız? Bu soruyu sordunuz mu hiç kendinize? Düşündünüz mü hiç? Hadi gelin bi an böyle düşünelim! Nasıl değerlendiririz ömrümüzün son 1 haftasını? Bence bu sorunun iki seçenekli bi cevabı var...İlki şu: bu hayata dair yapabileceğimiz herşeyi ama herşeyi yapmaya çalışırız! Mesela uyuşturucu nası bişeymiş bi deneyebiliriz! Eee nasılsa ölücez! Karşı cinsle sınırsız vee hiç düşünmeden her türlü münasebete girebiliriz! Daha önce içmediğimiz kadar çok ve herçeşit içkiyi içebiliriz! Sonuçta bi daha gelmiycez yaaa şu hayata! Tüm arkadaşlarımızı,akrabalarımızı dilediğimiz gibi kandırabiliriz! Onları maddi manevi kullanabilriiz! Çok büyük yalanlar söyleyebiliriz! Borç para alabiliriz! Önemli sözler verebiliriz! Nasılsa o sözleri gerçekleştirmeye fırsatımız olmadan ve onlar farkedene kadar çoktaaan ölmüş olucaz! En gösterişli, en dekolte kıyafetlerimizle partilere katılabiliriz! İyi anlaşamadığımız ve sevmediğimiz insanlara iftira atabiliriz! Eee büyük ihtimalle anlaşılana kadar ölmüş oluruz! Gelelim ikinci seçeneğe: bu hayata dair herşeyi minimuma indirir; kalan süremizi ebedi hayata hazırlanmak için harcarız...(Çünkü artık bu dünyayla işimiz kalmadı.Bundan sonra olacağımız yer orası!) Gece-gündüz durmadan tövbe edebiliriz..Bilerek-bilmeyerek işlediğimiz küçük-büyük tüm günahlarımız için! Dünya hayatımızda ki her nimet için; bize tüm lütfedilenler için şükredebiliriz! Kaza namazlarımızı bitirmek için uğraşabiliriz..Yüce kitabımız Kur'an-ı Kerim'i hatmedebiliriz 1 haftada! Tek tek tüm tanıdıklarımızı dolaşıp helalleşebiliriz! Dilimizden tevhidi düşürmeyebiliriz..Mal varlığımızı hayra hasenata harcayabiliriz son kuruşuna kadar...Evet beyler bayanlar tercih bizim..Hangisi bize daha akıllıca gelirse; nasıl istersek öyle yaşarız son bir haftamızı! Ve elbette tüm hayatımızı! İnsanın nefsi şöyle bişeyde fısıldayabilir elbet...'Ben dilediğim gibi yaşayım ölmeye yakın af dilenirim! İkinci seçenekte saydığın herşeyi de yaparım! '
    O zaman bu yazıyı; Rabbimizin 'Habibim' dediği gönüller sultanının sözleriyle noktalamak isterim.Efendimiz(s.a.v) buyuruyor ki;
    'Nasıl yaşarsanız öyle ölürsünüz; nasıl ölürseniz öyle haşrolursunuz'

  • fethullah gülen05.05.2007 - 23:02

    Türkiye' de en çok önyargıyla yaklaşılan isim...Onu tanımadığı halde,bir kitabını okumadığı,bir vaazını dinlemediği halde,yaptıklarını bilmediği halde,insanların sanki kalbini yarıp niyetine bakmışcasına hakkında peşin hüküm verdiği malesef atıp tuttuğu,gerçek değeri tam anlamıyla henüz idrak edilememiş olan; yaşayan en mütavazı en mübarek zat...