Kültür Sanat Edebiyat Şiir

  • well tempered clavier27.05.2008 - 23:02

    'Jigoku' (1960)

    Nobuo Nakagawa

  • Herkes sevdiğini öldürür27.05.2008 - 23:01

    'Sunrise: A Song of Two Humans' (1927)

    F.W. Murnau

  • rejim24.05.2008 - 23:13

    '...1993-1997 yılları arasında ABD Ankara Büyükelçiliği'nde CIA ajanı personele danışmanlık ve yeminli çevirmenlik görevinde bulunan, 2000-2007 yılları arasında yönettiği portföy değeri 1.8 trilyon dolar olan Merrill Lynch şirketinin Türkiye, Yunanistan, Mısır, İsrail yani Akdeniz Bölge Sorumlusu iken 2001 krizinin çıkması için 10 Milyar Dolar sıcak paranın Türkiye'yi bir gecede terk etmesi işlemini yürüten, Batman'da bilgisayar bayiliği yapan amcasının torununu Ziraat Bankası'na danışman yapan, İngiliz ve maalesef Türk yurttaşı olan Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı...'

  • rejim24.05.2008 - 23:10

    ...

    28 Şubat, kendi içinde çok yiyenler-az yiyenler kutuplaşmasını-hesaplaşmasını beraberinde getirdi ve çok yiyenler tayfası, kendilerini sağlama almak için AB'ne sığındılar ve 'Ne isterseniz vermeye hazırız, yeter ki bizi koruyun! ' dediler... (Turgut Yılmaz'ın Ankara'nın göbeğindeki evinin kapısına dayanan jandarmaları ve Mesut'un da buna karşılık hükümeti bozma restini hatırlayınız... Bu çerçevede jandarmanın şehir merkezinde operasyon yetkisinin olup olmadığı tartışmalarıyla, demokratik nizamlarda böyle hukuksuzluk yer olmaması gerektiğine dair yapılan vurgular da es geçilmemeli... Jandarma'nın Mesut Yılmaz aleyhine sızdırdığı yolsuzluk belgelerini TV programında yayınlayan Uğur Dündar'ın sonraki programına çıkan Mesut Yılmaz'ın Dündar'ı nasıl itin şeyine sokup çıkardığı ve buna mukabil baklavacılar karşısında aslan kesilen Dündar'ın nasıl itleştiği de hafızlardaki yerini koruyor... Ve Dündar'ın o programından sonra uzun müddet TV ekranlarından uzaklaşmak mecburiyetinde kalışı da...)

    Bu, 'ben az yedim, sen çok yedin' kavgası, Mesut Yılmaz gibilerin kurtuluşlarını Avrupa'nın kucağına kalkmamacasına oturmakta bulmaları ve bir anda demokratikleşme havarisi kesilmeleri karşısında, demokrasiyi çiğneyen kaka çocukların Susurluk'ta bir kamyona toslamasıyla iş farklı bir boyut daha kazandı... Gladyo-Ergenekon uzantılarının bir kısmı tasfiye edilirken, diğer yandan Avrupa'nın koruması altına girdiklerinden az yiyenlerin diş geçiremediği liberallere karşı az yiyenler de kendilerini Ulusalcı kanatta bulmaya başladılar...

    Soğuk Savaş atmosferinde milliyetçi motiflerle motive edilen Ergenekon yapılanması içerisindeki bazı unsurlar, bu süreçte daha da keskinleşerek, iyiden iyiye Amerikan aleyhtarı bir görüntü arzetmeye başladılar... Bu yapı kendisine ideolojik altyapı üretmeye de başladı... Hüseyin Kıvrıkoğlu, kendilerine İslam'a dayanmayan bir vatan anlayışı lazım olduğunu beyan etnekteydi... Şamanizm ve Kuantum'dan destek alma babında, Alev Alatlı 'Şirödinger'in Kedisi'ni ortaya attıysa da ne kadar fayda verdi, şimdilik meçhulümüz... Perinçek, daha çok işin 'aksiyon' kısmında liderliği ile öne çıktı... İlhan Selçuk, İslam düşmanlığı noktasında, Amerika'nın AKP'ye oynamasından rahatsızlığını, 'Amerika kendi ayağına kurşun sıkıyor! ' diyerek dile getirirken, asıl gayesinin emperyalizm değil, din düşmanlığı olduğunu ortaya koymaktaydı... Burada, karşımızda çok yamalı ve çok dalgalı, ideolojik bütünlüğe ermemiş, hadiselerin tabi seyri içerisinde, alakasız vasıtalar sebebiyle birbirine eklemlenerek büyümüş bir yapıdan söz etmek mümkün... Tetikçisi, generali, doçenti, askeri, parti lideri şusu ve busu ile Amerika'ya karşı olmak iddiasındaki bir yapı... Ortak paydaları da bu iddiaları...

    Amerika'ya karşı olmak ya da sadece din bulaşığı olduğu için AKP'ye karşı olmak veya her ikisi de beraber... Bu karışık ilişki yumağı içerisinde işin içine illegal uzantı olarak Ergenekon'dan parçaların dahil olması...

    ...

  • rejim24.05.2008 - 23:05

    ...

    Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu Eş Başkanı Joost Lagendijk 'Türkiye'nin içişleri, Türkiye katılım sürecindeyken Avrupa'nın politikaları anlamına geliyor, bu yüzden biz Avrupa politikacılar bunlara müdahale etmek zorundayız' dedi... Avrupalılar, Türk'ü aşağılayıcı bu tür ifadeleri, Başbakan Tayyip Erdoğan ve dönemin Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ün 29 Ekim 2004'de İtalya'nın başkenti Roma'da, Türk (İslam) düşmanı Papa X. Innocenizo'nun heykeli önünde AB Anayasası'na attığı imzadan beri kıvırmadan söylüyor... Diplomatik dil ve nezaket kuralı o yemeklerde çoktan sindirildi...

    ...

  • küçük mutluluklar19.05.2008 - 22:05

    '...Mozart'ın 1787'de, aslında iki keman, viyola, viyolonsel ve kontrbastan oluşan yaylı çalgılar için bestelediği ve 'Küçük Bir Gece Müziği' adını verdiği serenad, onun en çok çalınan eserlerinin başında gelir... Bestecinin az sayıdaki mutlu günlerinde yaratılan bu eser, büyük bir ustalığı ve olgunluğu yansıtır... Ritim, biçim ve anlatım açıklığı yanında eşsiz melodi zenginliği, klasik formda romantik küçük bir senfoniyi andıran serenadın anlaşılmasını ve sevilmesini çok kolaylaştırmıştır...'

  • bitmeyen bekleyişler14.05.2008 - 22:32

    Sıra sıra siniler
    Hasta olan iniler
    Aldı gitti yarimi
    Denizdeki gemiler

    Sana hiç kıyamam
    Yar seni seviyom candan
    Bakışların pek yaman
    Benim de cilveli kanaryam

    Suya giderim suya
    Elmayı soya soya
    Kaldır yarim peçeni
    Göreyim doya doya

    Sana hiç kıyamam
    Yar seni seviyom candan
    Bakışların pek yaman
    Beni de cilveli kanaryam...

  • film replikleri14.05.2008 - 22:30

    -İntikamımı alacağım...

    (Les Dames du Bois de Boulogne)

  • güvenlik14.05.2008 - 22:28

    'Safety Last! ' (1923)

  • Cusco14.05.2008 - 22:27

    Geronimo's Laughter...