1861-65 yılları arasında Op.1 egzotik tonaliteli Mi bemol minör 1.Senfoni'si üzerine Balakirev'in teşvikiyle çalışan Rimski-Korsakov yine de eserinden memnun kalmamış; 1883-84 yıllarında tonaliteyi Mi minöre çevirmiş, bu arada 1867-68 yıllarında yazdığı 2.Senfoni'sini de yine 1876 ve 1897'de iki kez düzeltmiş; sonunda 'Senfonik Süit Antar' olarak adlandırmış ve eseri Rus besteci Cesar Cui'ye ithaf etmiştir... Dört bölümlü süitte Sennkovski'nin bir Arap masalı işlenir: Şair Antar bir çöl münzevisidir, tüm insanlardan nefret etmeğe yemin etmiştir... Çöllerde dolaşırken günün birinde çok güzel bir gazal görür; bu gazalı canavar bir kuştan kurtarır, kuş korkunç çığlıklarla kaçar... Antar da yorgunluktan uyuyakalır... Rüyasında gezintiye çıkmış ve Palmira kraliçesinin sarayına götürülmüştür... Kendini Gülnazar adlı perinin sarayında bulur... Bu peri ölümden kurtardığı gazaldır... Peri ondan üç dilekte bulunmasını ister... Antar üç dileğini sıralar: İntikam zevki, sınırsız hükümranlık gücü ve aşkın en yüce tadı... Antar tüm isteklerine kavuşur... Uyandığında çölde yeni bir saraydadır... Aşkı da ona peri tattırır ve Antar onun kollarında mutlu ölür...
'Gölgesini Kaybeden Peter Schlemihl'in yazarı - 1789 Fransa devriminde yurtdışına sürülen soylu bir aileden gelen ve yaşamını Berlin botanik bahçesine adayan - Adalbert von Chamisso'nun (1781-1838) abartılı duygulu şiirleri üzerine bestelediği liedlerle Schumann 'Kadın Aşkı ve Yaşamı'nı ölümsüzleştirmiştir... Şiirlerde ilk günkü mutluluktan acı sona kadar bir kadının erkeğine karşı duyduğu aşk ve hayranlık dile getirilir... Evlenmeden birkaç ay önce Clara ile geçirdiği sevgi dolu anların mı, yoksa bu şiirlerdeki çocuksu basit formun veya ritmin mi besteciyi etkilediği bilinmiyor... Örneğin 7.Lied'de olduğu gibi 'Mutluluk aşktı, aşk da mutlu olmak; Bunu söylerim, geri de almam' gibi biraz safça dizelere karşın Schumann'ın müziği özgürce gelişmiş, şiirlerin çok üzerinde bir değer kazanmıştır...
Yüz yıl boyunca Schumann'ın en sevilen liedlerinden olan, kadın ağzından erkeklere duyulan sevgiyi, hayranlığı canlandıran ve bugün belki de metni nedeniyle az söylenen bu dizinin 1.Lied'i 'Seit ich ihn gesehen'de (Onu gördüğümden beri) genç kadın, aşktan gözlerini bile körelten erkeğe karşı duyduğu büyük aşkı anlatır... 2.Lied, 'Er, der herrlichste von allen' (O her şeyden üstün) sözleriyle başlayan, erkeğin gözünü bile öven ve altı kıtadan oluşan bu uzun şarkı 'Kadının kalbi kırılsa da önemi yok' dizesiyle biter... 'Ich kann's nicht fassen' (İnanamıyorum) sözleriyle başlayan 3.Lied'de kadın devam eder: 'Bir rüya görür gibiyim; herkesin içinde nasıl olur da beni seçer! ' 4.Lied, 'Du Ring an meinem Finger'de (Sen, parmağımdaki yüzük) , altın yüzüğü dudaklarına, kalbinin üstüne bastıran kadın mutludur... 5.Lied, 'Helft mir ihr Schwestern'de (Kızkardeşler yardım edin) genç kadın süslenmesine, hazırlanmasına - doğal olarak uzun süren bu şiirde - yardım edilmesini ister... Kızkardeşler çiçekler serpecek, güneş ise ışınlarını ondan esirgemeyecektir... 6.Lied, 'Süsser Freund, du blickest' (Tatlı dost, bana bakıyorsun) sözleriyle başlar... Kadın mutluluktan nemli inci taneleri gibi gözyaşları döktüğünü duyurarak, anne olacağını hissettirir; onun nabız seslerini duyduğunu söyler... 7.Lied, 'An meinem Herzen, an meiner Brust'da (Kalbimde, göğsümde) ise anne olan kadın, çocuğunun ona verdiği mutluluğu anlatır ve ana mutluluğunu tatmayan erkeklere acıdığını söyler... 8.Lied, 'Nun hast du mir den ersten Schmerz'te (Şimdi bana ilk acıyı tattırdın) tüm eser boyunca süren mutluluk birdenbire - daha çok dramatik bir sahneye benzer şekilde - sona erer: Kadın 'kendisine acımayan, ölüm uykusuna dalan erkeğin dünyayı bomboş bıraktığını; seven ve yaşayan kadının da artık yaşamayacağını, perdenin kapandığını' söyler... Bu anda piyano ilk liedin - ilk günün - mutlu ezgisini duyurur ve eseri sona erdirir...
- Bu çok tuhaf... Üzgün olmalıyım, nitekim öyleyim... Bir tarafım öyle... Ama bu sanki, sanki en güzel rüyamı ve en kötü kabusumu bir arada görüyormuşum gibi...
Emancipation...
...
1861-65 yılları arasında Op.1 egzotik tonaliteli Mi bemol minör 1.Senfoni'si üzerine Balakirev'in teşvikiyle çalışan Rimski-Korsakov yine de eserinden memnun kalmamış; 1883-84 yıllarında tonaliteyi Mi minöre çevirmiş, bu arada 1867-68 yıllarında yazdığı 2.Senfoni'sini de yine 1876 ve 1897'de iki kez düzeltmiş; sonunda 'Senfonik Süit Antar' olarak adlandırmış ve eseri Rus besteci Cesar Cui'ye ithaf etmiştir... Dört bölümlü süitte Sennkovski'nin bir Arap masalı işlenir: Şair Antar bir çöl münzevisidir, tüm insanlardan nefret etmeğe yemin etmiştir... Çöllerde dolaşırken günün birinde çok güzel bir gazal görür; bu gazalı canavar bir kuştan kurtarır, kuş korkunç çığlıklarla kaçar... Antar da yorgunluktan uyuyakalır... Rüyasında gezintiye çıkmış ve Palmira kraliçesinin sarayına götürülmüştür... Kendini Gülnazar adlı perinin sarayında bulur... Bu peri ölümden kurtardığı gazaldır... Peri ondan üç dilekte bulunmasını ister... Antar üç dileğini sıralar: İntikam zevki, sınırsız hükümranlık gücü ve aşkın en yüce tadı... Antar tüm isteklerine kavuşur... Uyandığında çölde yeni bir saraydadır... Aşkı da ona peri tattırır ve Antar onun kollarında mutlu ölür...
...
Gluck - Dance Of The Blessed Spirits...
...
'Gölgesini Kaybeden Peter Schlemihl'in yazarı - 1789 Fransa devriminde yurtdışına sürülen soylu bir aileden gelen ve yaşamını Berlin botanik bahçesine adayan - Adalbert von Chamisso'nun (1781-1838) abartılı duygulu şiirleri üzerine bestelediği liedlerle Schumann 'Kadın Aşkı ve Yaşamı'nı ölümsüzleştirmiştir... Şiirlerde ilk günkü mutluluktan acı sona kadar bir kadının erkeğine karşı duyduğu aşk ve hayranlık dile getirilir... Evlenmeden birkaç ay önce Clara ile geçirdiği sevgi dolu anların mı, yoksa bu şiirlerdeki çocuksu basit formun veya ritmin mi besteciyi etkilediği bilinmiyor... Örneğin 7.Lied'de olduğu gibi 'Mutluluk aşktı, aşk da mutlu olmak; Bunu söylerim, geri de almam' gibi biraz safça dizelere karşın Schumann'ın müziği özgürce gelişmiş, şiirlerin çok üzerinde bir değer kazanmıştır...
Yüz yıl boyunca Schumann'ın en sevilen liedlerinden olan, kadın ağzından erkeklere duyulan sevgiyi, hayranlığı canlandıran ve bugün belki de metni nedeniyle az söylenen bu dizinin 1.Lied'i 'Seit ich ihn gesehen'de (Onu gördüğümden beri) genç kadın, aşktan gözlerini bile körelten erkeğe karşı duyduğu büyük aşkı anlatır... 2.Lied, 'Er, der herrlichste von allen' (O her şeyden üstün) sözleriyle başlayan, erkeğin gözünü bile öven ve altı kıtadan oluşan bu uzun şarkı 'Kadının kalbi kırılsa da önemi yok' dizesiyle biter... 'Ich kann's nicht fassen' (İnanamıyorum) sözleriyle başlayan 3.Lied'de kadın devam eder: 'Bir rüya görür gibiyim; herkesin içinde nasıl olur da beni seçer! ' 4.Lied, 'Du Ring an meinem Finger'de (Sen, parmağımdaki yüzük) , altın yüzüğü dudaklarına, kalbinin üstüne bastıran kadın mutludur... 5.Lied, 'Helft mir ihr Schwestern'de (Kızkardeşler yardım edin) genç kadın süslenmesine, hazırlanmasına - doğal olarak uzun süren bu şiirde - yardım edilmesini ister... Kızkardeşler çiçekler serpecek, güneş ise ışınlarını ondan esirgemeyecektir... 6.Lied, 'Süsser Freund, du blickest' (Tatlı dost, bana bakıyorsun) sözleriyle başlar... Kadın mutluluktan nemli inci taneleri gibi gözyaşları döktüğünü duyurarak, anne olacağını hissettirir; onun nabız seslerini duyduğunu söyler... 7.Lied, 'An meinem Herzen, an meiner Brust'da (Kalbimde, göğsümde) ise anne olan kadın, çocuğunun ona verdiği mutluluğu anlatır ve ana mutluluğunu tatmayan erkeklere acıdığını söyler... 8.Lied, 'Nun hast du mir den ersten Schmerz'te (Şimdi bana ilk acıyı tattırdın) tüm eser boyunca süren mutluluk birdenbire - daha çok dramatik bir sahneye benzer şekilde - sona erer: Kadın 'kendisine acımayan, ölüm uykusuna dalan erkeğin dünyayı bomboş bıraktığını; seven ve yaşayan kadının da artık yaşamayacağını, perdenin kapandığını' söyler... Bu anda piyano ilk liedin - ilk günün - mutlu ezgisini duyurur ve eseri sona erdirir...
...
Perihan Altındağ Sözeri - Sevmediklerinle Gönül Avutma...
- Bu çok tuhaf... Üzgün olmalıyım, nitekim öyleyim... Bir tarafım öyle... Ama bu sanki, sanki en güzel rüyamı ve en kötü kabusumu bir arada görüyormuşum gibi...
(Twin Peaks)
- When I needed your faith, you withheld it... And now, when I don't need it and don't deserve it, you give it to me...
(Shanghai Express)
Yüksel Uzel - Her gelen gideni aratır derler...
Mustafa Keser - Üzüm Gözlüm...
'Sorok pervyy' (1956)
Grigori Chukhrai