Kültür Sanat Edebiyat Şiir

  • zaza04.02.2008 - 19:48

    Zaza nufusunun şu anda dört ila altı milyon arasında olduğu tahmin edilmekle beraber herkes ce kabul edilen bir savdır.Zaza dili; Kuzey batıdan Sivas ın Zara ilçesi, Kuzey doğudan Erzincan, Güney batıdan Adıyaman'ın Gerger ilçesi, Güney doğudan Bitlis'in Mutki ilçesi olarak tespit edebildiğimiz. Coğrafi noktaların çevrelediği, dörtken içinde yaşayan toplulukların konuştuğu lehçelerin bütünüdür.Zaza ların yarısı alevi diğer yarısıda sünni müslümanlardan oluşmaktadır. Sünni kesimde ayrıca şafii_hanefi zaza larda mevcuttur. Genelde dersim aşiretlerinden oluşan alevi zazalar airetten SİVAS(Zara,Kangal,Ulaş,Divriği) Varto_Hınıs kısmende BİNGÖL yöresinde mesken iken. Sünni zaza larda Elazığ,Bingöl,Diyarbakır,Siverek,Gerger,Aksaray,Mutki VE Sason bölgelerinde yaşamaktadırlar. Özellkile alevi-sünni ve de şafii-hanefi farklılığı zazalar da dildeki şive farkı ve kültürde yaşam tarzında belirmiştir. Güneydoğu halkının 3'te 1'ini (istatistiklerden yoksunuz) zazalar oluşturmaktadır. Ayrıca Türkiye'nin büyük kentlerinde de topluluklar halinde yaşadıkları bir gercektir. Gürcistan'ın Batum kentinde de zaza halkı vardır.1960~70 yılları arasında Türkiye'den Avrupa'ya yönelik işçi kesiminin büyük bir bölümünüde zazalar teşkil eder. Zaza diline ait iki el yazması bügüne dek yayınlanabilmiştir. İlki Hasan oğlu Ahmet(mala Axmedi Xasi) (kökeni Bingöllü olup Diyarbakır’ın Hezan ilçesinde doğmuştur) 'in mevlüdü 11 hece üzerinden 756 mısra 16 bölümdür.1903'te 400 örnek olarak gün ışığına kavuşmuştur.İkincisi ise Siverek Müftüsü Osman Efendi'nin 1903' te yazıp 1933'te gün işigına çikan mevlüdüdür. Zazaca zazalarla birlikte veya zaza lardan sonra Dicle Fırat nehirleri arasına yerleşen halklardan kelimeler ödünç almış veya bu dillerden etkilenmiştir. Örneğin Ermeniceden,Huriceden,Hititceden,Yunancadan,Sümerceden,Türkçeden ve diğer halkların dillerinden bir karışım söz konusudur.Bu halklardan alınmış olunan bu sözcükler,kelimeler ve deyimler günümüz zazasında da vardır, ve de kullanılmaktadır. Ama bu şu anlama gelmemelidir ki. Zaza ca bu dillerin lehçesi veya diyalektidir. Diller arasında sözcük alış verişi lehçe veya diyalekt olmaya örnek gösterilemez.Zaza yerleşim yerlerinin göçlerin,savaşların,kapitilasyonların ve ipek yolunun kesiştiği bir nokta olması zaza dili üzerin de bir değişim yaratmamıştır. Zaza kültürüde zaza dili gibi kendisine bu fırtınalara karşı engeller kurarak korumuştur. Ve bu nedenden dolayıda kalıcı bir değişim yaşamamıştır. Avrupa'da yaşayan ve zazacayi diğer dillerin diyalekti olarak kabul eden bazi ilginç kişiliklerin kendileri zaza dilini, kültürünü tanımadıklarını yaptıkları teoriler ile ondan oldukça uzak olduklarını gözler önüne sermektedir.Eğer zaza başka bir dilin lehçesi veya diyalekti olarak görmek istiyorlarsa şu gerçeği gözardı etmemeleri gerekmektedir.Farkliliklarini ve benzerliklerin inceledikten sonra her şeyi tarihsel veri ile bilmsel belgelerle kanıtlanmalıdır.Hint~Avrupa dilbilimcileri eserleri ile zaza canın en eski dillerden biri olduğunu ileri sürmüşler ve kanıtlamışlardır. OSKAR MENN'in, KARL HADİNK'in, CI.S RİCH'in, A.V LEGOG'un ve PETER LERÇ'in vede bazı araştırmacıların yaptıkları incelendiğinde zaza canın başlı başına bir dil olduğu daha iyi anlaşılacaktır.Ünlü bir dil bilim ci olan MANN-HADANK yaptığı araştırmalarda zazacanın ayrı bir olduğu kanısına varmış ve şöyle demiştir.(Dimili sözcüğünün daylamiden geldiği sonucuna vardım. Zazaca daylamitlerin bir yansıması olarak görülüyor. Daylamitlerde hazar denizinin güney kısmında bulunan daylam bögesinde yaşıyorlardı. Daylamitler daha ortaçağ ilişkilerinde bile kürtlerden ayrılıyordu. Bugün ise dimili konuşanlar kendini kürt sanıyor yada öyle lanse ediliyor. Zaten kürtlerde, zazaları:sosyal kültürel ekonomik ve politik açıdan kürt olarak kabul ettirme çabası içindedirler) . Dil ve lingvistik ansklopetisi adlı on ciltlik bir yapıtın 4789'uncu sayfasında Türkiyede konuşulan diller; Türkçe,Kürtçe,Zazaca,Çerkezce,Absakça,Lazca,Gürcüce,Arapça,Ermenice ve dahası. Aynı kitabın aynı sayfasında bunlarda yazılmaktadır.Türkçe dili tüm Türkiye’de kullanılmakta ve ortak dil sayılmaktadır.Kürtçe ve Zazaca da Doğu ve Güneydoğu anadolu bölgesinde konuşulmaktadır.Ve bunlar sadece bir dili konuşabilmektedir yani ya Zaza ca yada Kürtçe konuşulmaktadır.Eğer bu kitabın içindekiler kısmına bakılırsa zaza bakınız dimili olarak yazılıyor. Dimli içinde şu yazılmaktadır. Dimli Hint_Ari İrani veya Hint_Avrupa dillerindendir. Yani burda zaza canın Türkçe,Ermenice,Kürtçe,Farsça,Asurca,Arapça vede Çerkezcenin bir lehçesi olduğunu ileri sürmedikleri gibi zazaca dan söz edilirken zaza dili diye konu edilir.Ama Avrupalı dilbilimciler ve yazarlar bu terimleri kullanıyor diye bizde böyle diyormuşuz gibi bir kanı kimsede doğmasın.Zaten öyle uzun yıllar arşınlamaya gerek yok.Burnumuzun dibindeki halkımıza gidip baktığımızda dil ve kültür farkını hemen anlayacaksınız.Zaza ya en yakın dil günümüz dede hazar denizi yakınlarındaki daylam bölgesinde bulunmaktadır.Ve bu çevredeki halkın konuştuğu partça adı verilen Kuzey irani diller grubuna ait bir dildir. Böylece zaza canında kuzey irani diller grubundan olduğunuda rahatca söyleyebiliriz.Zaza ların dünya tarih sahnelerine çıkışları ise kurdukları SASANİLER DEVLETİ'yle olmuştur. Sasaniler ile kültür ve dildeki aşırı benzerlikte bu savı güçlendiriyor.Bazı araştırmacılar bunu kabul etmese de bu savı çürütecek bir kaynak henüz bulunmuş değildir.


    DAYLAMİTLER: Hazar denizinin güney kıyısında yaşayan halklara verilen isim ve kullandıkları dil partça


    DİL:İnsanların düşünce ve duygularını bildirmek için sözcükle yada işaretle yaptıkları antlaşma ve stalinist teoriyi göz önüne alarak ortak dil. Halk olmanın en büyük şartlarından biri.


    DİYALEKT:Yalnızca bir bölgeye ait olan ve bir bölgede konuşulan yapı olarak ana dilinden değişik özellik göstermeyen yanlız söyleyiş tarzında bir değişiklik gösteren yapı olarak ta bağlı olduğu ana dile lokal bir yapı kazandır masıdır


    Ben zaza canın dil tarihi hakkında sahip olduğum bilgiler ışığında size aktarmak istediklerimin sonuna gelmiş oldum.Daha da ilerleyebilmemiz için yapılması gereken daha çok şey var.Özellikle oldukça çok araştırma malzemesi elde etmemiz gerekiyor.Yaşabilmek ve varolduğumuzu kanıtlayabilmemiz için dilimize sahip çıkalım zuvande xore waxer bivjiye


    KAYNAK: ünlü zaza yazarı FARUK İREMET'in yazılarından alintilar yapılmıştır ve www.radiozaza.de






    HASAN ASLAN
    aslan_1986@hotmail.com

  • zaza12.04.2007 - 20:19

    Biz zazalar çok büyük bir milletiz. milattan önce 600 lü yıllarda kürtler mezopotamyaya geldiklerinden beri sürekli diğer topluluklar tarafından özelliklede kürtler tarafından asimile edilmek için bir araç olmuşuz ve her toplululk bizi kendi siyasi-politik çıkarları doğrultusunda kullanmış bu netice ile türkler bizlerin peçenek türkleri olduklarını söylüyorlar kanıtları ise kavimler göçünde peçeneklerin kullandığı güzergahta şu anda zaza nüfüsunun fazlalığı kürtler ise bizi sosyetik kürtler olarak niteliyor bununda sebebini onlar şöyle açıklıyor: 1071 de anadoluya türk göçü başladığı zaman zengin denebilecek asil kürtler köle niteliğindeki kürtlerle aynı dili konuşmamak için kendi aralarında farsçada oluşan kelimelerin kullanıldığı bir dil oluşturmuşlar ve buna dimli demişlerdir. hatta iddaaları o kadar abartılıyorki fransa imparatoru yıldırım beyazit tarafından kurtarılırken onun yanindaki bir kaç asil zazanın konuştuğu dil için bu kürt lehçesi türkiyenin fransızcasıdır denmiş ama onlar ne derlerse ve bizi ne şekilde kullanmak isterlerse istesinler biz zazayız ve halkız türklerin atası herkesçe bilinen oğuz han dır ama kürtlerin atası kimdir biz ayrı bir halkız diyen kürtler ata olarak kawa yı kendilerine lider seçmişler ama es geçtikleri bir şey var kawanın aslında türk olduğu delili ise yazdığı kitabında aynen mevcuttur çünkük türkmen başı sapar murat türkmenbaşının ruhnamesiyle bire bir örtüşüyor ve simgesi olan sarı kırmız yeşil renklerde tüklüğün o zamanlar simgesi ve şu andada orta asyada ki göçmen türkmenlerin kulandığı bir simgedir. biz ne kürdüz nede türk ve hiç bir millet bizleri ne asimile etme çabalarında nede kullanma çabalarında başarıya ulaşamamışlardır bundan sonrada dilimize ve kültürümüze sahip çıktığımız müddetçe bu olmayacaktır. zuwande xore waxer biwjiye
    gerger_sonsoz@hotmail.com