Kültür Sanat Edebiyat Şiir

  • serbest kürsü01.02.2017 - 17:00

    27. Yaş Notları

    *öğrendim ki karanlıklar gözdeki değil, zihindeki gölge imiş

    **öğrendim ki muhabbeti değerli kılan, içeriği değil içtenliği imiş

    *öğrendim ki insanı hayvandan ayrıt eden en büyük etken, yaşam biçimi ve fikriymiş

    *öğrendim ki çok okuyan değil, anlayabilen öğrenirmiş

    *öğrendim ki cahile öğretilebilen tek şey ezbermiş

    *öğrendim ki olgunluğumuz, kendimize duyduğumuz saygınlığa eşdeğermiş

    *öğrendim ki hak ettiği değeri göremeyen her iş, bir sanatı öldürürmüş ruhunda

    *öğrendim ki her insan içindeki yalnızlığı kadar yitirmiştir, dışındaki kalabalığı

    *öğrendim ki öyle çok kişi değil, senden yeni bir sen üreten bir kaç dost yetermiş, kalabalık sayılmaya

    *öğrendim ki tecrübe yenilgiden çıkarılan ders ve kalpte kalan izmiş

    *öğrendim ki kişiyi kişi yapan işi ve davranışları değil, kalbinde ve ruhundaki olguymuş

    *öğrendim ki her şeyi konuşan değil, doğruyu doğru kişiye yeteri kadar konuşan, asıl bilge imiş

    *öğrendim ki büyüklük yaşla değil, hoşgörü ile ölçüt müş

    *öğrendim ki yıllar değil, insanı yaşananlar çürütür müş

    *öğrendim ki ayrılık bedene olan uzaklıkta değil, duygulara ulaşamamakta gizliymiş

    *öğrendim ki hayattaki en kolay sınav, okuldaki sınavlar mış

    *öğrendim ki biz öğrendiklerimizi değil, öğrendiğimiz şeyler bizi biriktirip bütünleştirir miş

    *öğrendim ki savaşlar, bir tek hayata karşı yapıldığında güzelmiş

    *öğrendim ki öğrenmenin yaşı sınırı yok, en değerli hazine olsa da bilgi paylaşılmadıkça hiçbir kıymeti yok

    02/03/2011

    Saim Ergül

  • serbest kürsü02.01.2017 - 14:04

    Arkadaşlar site yönetimine yazdım kimsenin mağdur olmaması için burayada yazma ihtiyacı duydum lütfen dikkat edelim... yazdığım metni paylaşıyorum: merhaba kolay gelsin siteniz üzerinden grace dokie adında bir şahısdan msj aldım daha öncesinden de larua larph adında başka birinden geldi benzer bir mesaj... bunları araştırdığımda dolandırıcı olduklarını öğrendim ellerinde yüklü miktarda bir çek olduğunu ve yüzde 15 ini paylaşacaklarını belirtiyorlar ve 3 bin dolar gibi bir masaraf olduğunu bildiriyorlar eğer bir kere parayı öderseniz daha sonra tekrar benzer masraflardan söz edip sonu gelmeyen bir ödeme zinciri kuruyorlar... bende dolandırıcı olduklarını anladığım için size bildirmek istedim... genelde beni ekleyin diye e mail adresi yolluyorlar sonrasında gelen mesajdaki kişi linkine tıkladığımda sitede gözükmüyorlar tek mesajlık kullanıyorlar siteyi.. almanız gereken önlemleri alın lütfen

  • serbest kürsü03.08.2016 - 18:06

    like atan herkese teşekkürler

  • serbest kürsü03.08.2016 - 16:48

    Girdap

    Yine acımasızca
    akıp giderken zaman,
    saniye – saniye kaçarken
    akrepten yelkovan,

    tek bir kelime bile etmeden
    öylece susuyorsun ya hep sen,

    oysa konuşmanı ve
    ne varsa yüreğinden dökmeni
    haykırmanı isterdim,

    ayrılığın yıkıntıları arasında
    çarpıp sonsuzluğun duvarlarına,
    çınlasa da kulağımda sesin,

    hiç fark etmez şimdi
    acı tatlı dönse de dilin,
    kelimelerinle
    yüzleşmek isterdim be gülüm,
    hatta ölümse bile son sözün
    ölüme de gülümserdi gözüm

    Bir sabah uyanıp ansızın
    Yaprakları sarartan sarı güzün
    rüzgârlarıyla taşınacak acı hüzün
    sonrası kış, kıyamet, kar yağacak
    eyvah! Bak kapanacak aşk-ı izin…


    Oysa zaten saklanmayı,
    saklı kalmayı tercih ediyorsun,
    gerçek sandığın fakat yanıldığın
    etrafını sarıp sarmalayan,
    yüreğini tutuşturup harmanlayan
    binlerce sahte duygu içerisine,
    eğilip bükülüp gizleniyorsun ya,
    hani saklandığını sanıyor,
    sarıp sarmalandığını düşünüyorsun ya,
    Tam da orda,
    biten her aşkın neticesinde
    gündüzünde, gecesinde
    hüznünde eleminde ya da neşesinde
    ve dağılırken ömrün
    kenarında, köşesinde
    yahut ne biliyim,
    belki de tam ortasında,
    yani kendi içinde,
    kendi hayatında…
    Ama hayır-hayır, sadece kayboluyorsun
    yalnızlığın en çirkin kalabalığında...

    Çoğul düşler kuruyorsun
    geceleri satır arasında
    çok ünlemli bir çığlık oluyorsun
    aşkın kanayan yarasında

    Farkına varmalısın ki
    derinde bir yerde
    yani yüreğinde, içerinde
    aradığın ve bulduğun,
    bulup içine dahil olduğun,
    dahil oldukça, yok olduğun,
    yok oldukça yeniden doğurduğun
    ve hep yeniden arayıp sorduğun
    o kayıp duyguların,
    gizli ve sisli hislerin,
    bir karabulut gibi dağılmışken
    günüme ve geceme
    ılık ılık sızmışken
    kalbime ve yüreğime,
    büyük bir hırsla ben,
    hiç ağlayamam dedikçe,
    o inatla yağmur biriktirmiş gözlerime...


    Zaman bir gece yarısı…
    Bak yine tükenmek bilmez
    şu ölümcül susuşların...
    Oysa birleştirsin isterdim ellerimizi
    tekrardan o heyecanlı umutlanışların.
    Tane - tane, günlerce - gecelerce
    ve birikmiş on bin duyguyu
    tek bir satırda hecelerce,
    ah! o tatlı sert yazışmaların,
    en suskun halinde bile
    sevgiye aşkla sataşmaların…

    Şimdi bitti mi yani,
    bumuydu ederi, bu kadar mıydı değeri,
    ne yani eskidik de rafa mı kaldırıldık
    yoksa öldük de kefene mi sardırıldık
    yazık çok yazık
    hiç bilen de yok ki
    ne uğruna harcandık

    Ama artık anlamı yok,
    sevgilerin korkak, duyguların soğuk,
    yol yokuş ve
    gökyüzünde kaybolmuş bir kuş,
    bak düşüncenin de kanadı kırılmış
    en çok ta o korkmuş,
    susmuş pusmuş, sancılı bir düş olmuş
    sormuş hep gerçeği sormuş
    ve bulamamış, sonunda solmuş
    koşmuş koşmuş, çok yorulmuş
    ve tükendim derken gönül…

    heyy! yeter artık sus dedi dilime,
    eğer sevdaysa sorunun,
    artık yok tek bir kelime,
    gücün yeterse hadi
    daldır al elini kalbime,
    e savurup kül etmez mi senide,
    ah yürekteki şu ateşten dönence,
    ey sevgili nasıl bir girdapsın ki
    her yanımdan sen savruldun
    ben döndükçe aşk çemberinde.

    03.08.2016 Saim Ergül

  • serbest kürsü25.07.2016 - 11:55

    Tam Ortasında

    Bir hayat, tam ortasın da
    Büyük metropollerin, sığınak limanların,
    kuytu kalabalıkların, çoğul yanlızlıkların.
    Sabahın güneşi, akşamın kızıllığın da
    Doğu köylerinde, batı kasabalarında
    Biraz sana ait, biraz da bana
    Bunca yalanın tam ortasında
    (ki yalan bir örgüdür bir zaman sonra)

    Bir hayat
    Öyle çocuksu, öyle hırçın
    Bir utangaç, bir çoşkun
    Öyle gökyüzüne çevrili yüzü
    Gözlerine yansıyan mavi
    Belki de Tanrı' nın izi
    Öyle savunmasız, öyle güçlü
    Hiç anlayamadan içindeki gizi.

    Bir hayat, tam ortasın da
    Yaşanmışlık çizili, anlıyla
    Öyle kaçıp kurtulmak istercesine, bağlı hayata....
    Sağın mertliğin de, solun cömertliğin de
    Bir ülkenin tam kalbin de
    İçindeki barış arzusu
    Dışındaki savaş çoşkusu
    Yanlızlığın verdiği, bütünlükte
    İçinde ki kendi bölünmüşlükte

    Bir hayat, tam ortasın da
    Biz sadece seyrin de
    Oysa en büyük yetenek
    Bir şeyleri değiştirip iyileştirebilmek
    Değil mi ki,!
    Bunca ezberlenmişliğin arasında

    01,01,2011

    Saim Ergül

  • serbest kürsü24.06.2016 - 16:15

    Yokluğunda inşa etiğim o hayali,
    Bir anlık öfkeyle, yerle bir ettim.
    Ağır bir bilanço, hayatta kalan yok.
    Pişmanlık duygusu, kendimi ihbar ettim.
    İfşa et! Suçluyum, saklamak sonuçsuz.
    Yahut infaz et, varlığım lüzumsuz.
    Yaranmak imkansız, ağzınla kuş tut.
    Altı yıl devamlı gittim kanaat notum sorumsuz!

    Bir hayale adanmış, yarım bir öyküyüz.
    Arar ve sorarlar, yokuz ki sürgünüz.
    Hangimiz ters, hangimiz düz, hangimiz yaz, hangimiz güz?
    Meçhul bir dörtlüyüz.
    En değerli armağan aşk, hayatta gördüğüm.
    Garip bir hediye, kurdelası kördüğüm.
    Boğuştuğum ilmik, çözülmez niyetli.
    Bu boşluk yaşantıma, ilkokuldan meyilli.
    Benim samimi dostum, kafamdaki duygularım,
    Maalesef munferitim onların da canı sıkkın.
    Aşina değildin, lüzumsuz kinaye.
    Amiyane bi tabir, hep aynı terane.
    Bir birine sürtecek iki liram yok cebimde.
    Hayatla inatlaştım hayalimin peşinde (Koşş..) .
    O halde müsade, vakur bir ifade.
    Laedri mahlas: derviş-i virane.

    Öncelerden kararlıydım büyüyecektim çocuk yaşta.
    Hediye yaptım kendimi ve postaladım yıllara.
    İçini açtım baktım,karşımdaydı Süveyda,
    Görülmez bir kaza dostum, büyümüşüm galiba!

    Birikimlerim yazdıklarımdan ibaret, bilinmeli.
    Sayfalarda mutluluk varsa yanlış, silinmeli.
    Biz hayatin işçisi dost, elimizde emeklerle,
    Arayarak bulursun elbet dürüstlüğü yüreklerde.
    Kapkaranlık bir oda, içinde loş lamba.
    Kağıt üstünde kalem, koltuğun üstünde ben.
    Çocuklar, yazıyorum ya kızarsanız yeniden?
    Dostlar, üzmeyin zaten gönülde var çilem.
    Benim bildiğim her şey yanlış hayatta lakin,
    Senin de gördüğün üzere, bulmalıyız doğruyu canım bu yaşamda.
    'Neydi doğru? ', 'Neydi yanlış? ' derken ellerimde kaldı çok soru.
    Cevapları yok, her şeye şaşkınım.
    Bak, yakala beni ve cümlelerimi kat hayatına.
    Derinlik uzmanından yazılmış bir not sana.
    Görüyorum rüyalarımda, tüm gerçek dostları.
    Yitiriyorlar saygılarını, ben yeniden yazmadıkça.

    Kimisinin ne keyfine, ne rengine kan delikanlı.
    Ben de büyüdüm ve küçülmek istiyorum an ve an.
    Ah, istemekle olsaydı her istek...
    Ve yerine gelseydi içinden geçen dilek...
    Tadından tuz biber çalınırdı hayatın koca bebek.
    Gel gel, geçelim konunun en hakiki merkezine.
    Ve aşka dalalım ve nakşa geçelim.
    Kendimize güvenli bir yol seçelim,
    Bulana kadar toprak eşelim.
    Bir gün sen de ağlayacaksın be neşelim.
    Senin baktıkların, senin battıklarındır.
    Neye meyil ettiysen ona doğru yollanırsın.
    Gönül kuşunu hangi avcı vurduysa, onun yanına uğurlanırsın. (Baybay)
    Herkes bir yolcudur, yoluna kurban olduğumun.
    Şimdi bana burayı tapulamış, bir dünyalı gösterin.(Göster!)
    Ve şimdi gösteremediklerinizle övünün.(Övüün!)
    İtilince karanlığa (korkma!) nice gölgelerle savaştım
    Ben en doğruya, en yanlışlardan geçerek ulaştım.
    Sizin bataklıklarınızdan gül bahçesine, nihayet ulaştım.

  • serbest kürsü15.06.2016 - 11:06

    İş Başa Düştü

    İnsan olmayı öğrendiğim an
    El sıkıştım Tanrı'm la
    Tüm zorlukları hediye etti
    Olsun baş ederim dedim.

    -Ya gücün tükenirse dedi,
    Çok emindi gülümsedi
    -Sığınmayı öğrenirim,
    Kim var ki senden daha güçlü

    - Zalimler, zorbalar korkutmaz mı seni,
    ya katiller...
    Ya dostlarını düşman edersem dedi

    -Yeni dostlar da edindirmez misin peki
    Hep zalimler, zorbalar, kötüler mi?
    Kazanır yani...
    -Bir bilmecedir hayat çözeceksin dedi
    -Peki her gece dua etsem dedim
    -Bak orası kader kısmet dedi...

    Bir ara sustuk, susuştuk,
    Herşey çok gerçekti...
    Sanki sessizlik kaplamıştı tüm Evreni
    Gürültüler gitmiş,
    kirlilikler bitmişti
    Ne savaş çığlıkları kulağım da
    Ne de teknolojinin ışıkları gözlerimde
    Bir sessiz huzur kaplamıştı,
    Dünya denilen gezegeni

    Ve çekince elini, ellerimden Tanrı
    İki kıtanın tam ortasına düştüm
    Ne kadar uzak kalsada ocakları
    Beynimi yedi Afrika'nın aç çocukları,

    Petrole bulandı yanı başımda
    Iraklının toplu mezarlarında ki kanı
    Ateşten di gökyüzü ve Bağdat bombalandı...

    Nesiller yalan söyledi bir birilerine,
    Yalancı nesiller yetişti...
    Kabileler, ırklar gelişti
    Yanlıştı çok yanlış Irkçılık oluştu.

    Mermi icat oldu
    İnsan canı ucuzlaştı
    Herkes kendi çapın da biraz
    Tanrı'laştı...

    Sabır inceldi, ipler koptu
    Herkes hesabını en kısa yoldan gördü...

    Akıl, fikir, sevgi, merhamet... verdi Tanrı
    Güzellikler sundu, Tabiat' ı oluşturdu
    Yine de İnsanoğlu, Lanetledi kendini...

    Korktu sonra...
    tahtadan,çelikten, zırhlar ördü
    Hem doğuda hem batıda
    Depremler oldu...
    Yer yerinden oynadı
    Tozla buz oldu insanlığın duvarları
    Bir damla Tusunamiydi Evren'in gözyaşları...
    ve insanlar yeniden kucaklaştı
    Henüz üç gün geçmeden uzaklaştı
    Aşkın ömrü bile 3 yıldan, aylara düştü...

    Bom-boş Üniversiteler gelişti
    Eğitim kimi insanı rezilleştirdi
    Unutuldu asıl eserler
    Birileri kendi eğrisini
    Sanat sandı...

    Bak bozuldu insanlık Tanrım
    Biraz şikayet etsem dedim
    O' da benden uzaklaştı...

    Sanırım iş başa düştü...

    18.02.2012

    Saim Ergül

  • serbest kürsü14.06.2016 - 22:48

    kimin kimle arasında ne var bunu ne tartışmak ne de takibini yapmak yakışır bi durum değil.. konu zaten bu hiç değil... sayfada güzel anktodlar güzel yazılarda vardı bi zamanlar herkes az çok iyi kötü paylaşımlar yapıyordu ama ne zaman sayfa msn tarzı yazışmalara dönüşse kesildi paylaşımlar millet muhabete de fıransız kaldı aslında sayfaya da ve yakalandı bi ritim gidiyordu serbest kürsüde bişey de demedik uzun süre ama hep aynı kısır döngüye girince uygun bi dille durumu yazıp paylaştık katılan hak veren arkadaşlar da oldu kimi ahlaksızlıka suçlandı kimine cesaretsiz dendi ve şimdi sizde elinizde olmayan kartlar sana yeşil sana kırmızı kusura bakmayın ama sizin dediğinizde doğru bişey değil ve konuya hakim bile değilken hakem oluyorsunuz... ben konuşmak istemiyorum artık basit bir durum binlerce çıkmaza sokuldu tuhaf geliyo insanların bu hali...

  • serbest kürsü14.06.2016 - 21:03

    valla ne sahibi olduğun umurumda değil ben, sözüm meclisten dışarı ben herşeyin sahibi olmak yerine edep sahibi olmayı yeğlerim ve muhabbetiniz zenginliğinize ölçüt değilmiş anladık...

  • serbest kürsü14.06.2016 - 20:57

    kimse dinlesin diye yazmıyorum sana hitaben cvp yazıyorum sen herkes beni dinlesin diye yazdığın için benide öyle sanıyorsun... kişi kendinden bilirmiş işi misali... ben şikayet falan etmedim şikayet etsem burdan yazmazdım ikili oynamak huyum değil... msn hasreti çekenler msn e döndürdü bile siteyi senin haberin yok vah vah vah... gırgır şamata iyidir ama zorlama ile yapılana soytarılık denir ince bir çizgidir anlayana....