Kültür Sanat Edebiyat Şiir

Şiir Yarışması
  • Aliye10.09.2006 - 23:46

    aliye yi izledikçe türk hakına yapılmış en büyük işkencedir

  • dabbe'tül arz10.09.2006 - 23:41

    'dabbet د ا ب ت ya da د ا ب ة ' sözcüğünün kökeni şimdiki Arapça'da en az beş ayrı köke dayanır; ilki 'DBB د ب ب ', ikincisi 'DWB د و ب ', üçüncüsü 'DEB د أ ب ', dördüncüsü 'DYB د ي ب ', beşincisi 'DBT د ب ت ' dir.

    'DBB' köküne göre anlamı, 'debelenen, hareket eden' demektir ki Türkçe'de de kök ' DeB-mek ]]] TeP-mek', 'DeB-e-len-mek', ' 'DeB-in-mek ]] DeV-in-mek, TeP-in-mek' aynidir.

    Dabbetül Arz, İslam dininin kutsal kitabı Kur'an'ın Neml suresi'nin 82. ayetinde geçen ve 1300 yıldan fazladır İslam araştırmacılarının, tefsircilerin, hadisçilerin ne olduğu hakkında ortak bir zeminde buluşamadıkları bir varlıktır.

    Kıyamete çok yakın çıkacağına inanılan bu varlık, topraktan çıkacak, insanları aynı anda etkileyecek, konuşacak ve şimdiye kadar yeryüzünde eşi benzeri görülmemiş bir şiddet uygulayacak.

    İslam tarihinde Dabbetül Arz hakkında çok tartışmalar yaşanmış ve hiçbir zaman kesin bir hükme varılamamıştır. Fakat inanılan gerçek, kıyamete yakın bütün dünyayı saracak dehşetengiz bir varlığın yani Dabbetül Arz'ın mutlaka çıkacağıdır.

    Modern bazı yorumcular, dabbenin tank veya uçak gibi çeşitli askeri araçlar olabileceğini öne sürmüştür.

    Aslında sözkonusu olan 'dabbet' Neml Suresi'nde 'dabbetün min el ard' د ا ب ت م ن ا ل ا ر ض ' 'Arz'dan/Yer'den bir dabbe' diye yazmaktadır.

    'Dabbetül arz د ا ب ة ا ل ا ر ض ' ' Arz'ın/Yer'in Dabbesi/Dabbeti' ibaresi ise Kur'an'da Sebe Suresi, 14'te Süleyman (Solomon) SS'ın bastonunu kemiren kurt için kullanılmaktadır. 'Dabbetül ard' ya da İbranice 'dabat ha aretz ד ב ת ה א ר צ ' Tevrat'ta Sayılar, 13/32 ve Sayılar, 14/37 ayetlerinde geçer.

    Oysa Neml Suresi, 27/82 ayetinde;

    ' O kavil onların üzerine vaki olduğunda, onlar için Arz'dan bir Dabbet ihraç ettik, onlara insanların ayetlerimize iykan etmediklerini teklim eder'

    ' O söz onlara olduğunda, onlara Arz'dan bir Dabbet çıkarttık, onlara insanların ayetlerimize hiç inanmadıklarını kelamla anlatır ' denmektedir. Ayetteki 'teklim' kelimesi yalnızca beşer için kullanılan bir kelimedir, ayetlerde bu kelime melekler, cinler, yecüc-mecüc, hayvanlar, bitkiler... için kullanılmaz. Ancak belki insan sesini birebir verebilen, gene insanın programladığı gelişmiş bilgisayarlar 'teklim' kelimesinin karşılığını verebilirler. Arapça'nın leksikolojisi (sözlükbilimi) ve semantiği (anlambilimi) bunu göstermektedir.

    Ayrıca 'dabbet' kelimesinin Arapça'ya göre çoğul/çokluk durumu 'devvab, dawwaab' kelimesidir. Enfal Suresi, 8/22 ile Enfal Suresi, 8/55 ayetlerinde

    'Allah yanında 'devvab'ın en şerlisi 'summ' ve 'bükm' olanlar ki AKL etmezler'

    'Allah yanında dabbetlerin en kötüsü duymaz ve konuşmaz olanlardır ki AKIL etmezler'

    'Allah yanında 'devvab'ın en şerlisi kafir olanlardır ki İMAN etmezler.'

    'Allah yanında dabbetlerin en kötüsü kafir olanlardır ki İMAN etmezler.'

    yazılıdır, ilk ayetteki AKIL etmek; Kur'an'da yalnızca beşer için kullanılmıştır, ayetlerde bu kelime melekler, cinler, yecüc-mecüc, hayvanlar, bitkiler... için kullanılmaz. İkinci ayetteki İMAN etmek hayvanlar için kullanılamaz.

    Burada bütün Kur'an çevirmen-çeviricileri (tercüman-mütercim) ve yorumcularının (müfessir-tefsirci ve mealci) 'devvab' kelimesini burada 'hayvan' ' debelenen canlı' 'debelenen hayvan'... biçiminde çevirmesi çok tuhaftır, gelenekte anlatılan Kıyamet Alameti kurgularını doğrulama kaygısı, ayeti doğru çevirmekten alıkoymuş gözükmektedir.ayrıca bu varlık allah'inananlara bir şey yapmayacaktır