bir cellatla empati kurmaya çalışıyorum. onu anlamaya giyotini indirirken yada baltayı kelleye götürürken.. anlayamıyorum.. nasıl bir histir nasıl hisseder diyorum fakat yanıtsız kalıyor sorularım.. bir cellatın duygularına giremiyorum ya da girince hiç bir şey göremiyorum.... peki ya meclûd? baltanın ucunda ki? ellerim bağlı birazdan inecek başıma doğru soğuk bir demir.. korkuyormuyum? kalp atışlarım hızlandı bir ümit bekliyorum seyreden halka bakıp bir isyan hayal ediyorum ses yok. öleceğimi anlayıp acırmı acaba diye düşünüyorum. ya isabet etmezse ve kafamın yarısını keserse acırsa..
ahahahaha... :)) bilgecan konuştu.. ya bir kere de hayr söyle be adam.. ne olur yani.. artık söylediklerini üstüme almıyorum ama gülüyorum haline bak kardeş kardeş geçiniyoruz. nedir sende ki bu tahammülsüzlük.. zihninde başka çağrışımlar yok mudur senin molla faşistler kovalasın seni rüyanda..
-e iftar ettin kalkıp bir çay demlersin -hayır demlemem -neden -uşağın mı var kalk kendin demle -sende içeceksin -sen içmeyecekmisin yani -sen içersen bende içmiş olacağım -tamam işte -ama ben çay içmek istemiyorum -tenbel -kendine tenbel dedin -hayır sana dedim -e ben senim zaten -evet sen bensin -... (sürer gider bu monolog)
bir cellatla empati kurmaya çalışıyorum.
onu anlamaya
giyotini indirirken yada baltayı kelleye götürürken..
anlayamıyorum..
nasıl bir histir nasıl hisseder diyorum
fakat
yanıtsız kalıyor sorularım..
bir cellatın duygularına giremiyorum
ya da
girince hiç bir şey göremiyorum....
peki ya meclûd?
baltanın ucunda ki?
ellerim bağlı
birazdan inecek başıma doğru soğuk bir demir..
korkuyormuyum?
kalp atışlarım hızlandı
bir ümit bekliyorum
seyreden halka bakıp bir isyan hayal ediyorum
ses yok.
öleceğimi anlayıp
acırmı acaba diye düşünüyorum.
ya isabet etmezse ve kafamın yarısını keserse
acırsa..
'professor' (bir kimse veya bir fikir lehine konuşmak,
mezhep veya meslek sahibi olmak)
kelimenin kökeni latince ve latincede bu anlama geliyor.
ahahahaha... :))
bilgecan konuştu..
ya bir kere de hayr söyle be adam..
ne olur yani..
artık söylediklerini üstüme almıyorum
ama gülüyorum haline
bak kardeş kardeş geçiniyoruz.
nedir sende ki bu tahammülsüzlük..
zihninde başka çağrışımlar yok mudur senin
molla faşistler kovalasın seni rüyanda..
'lehm' (yutma, içine alma)
'ilhâm' (karşı konulmaz bir güçle içine alma)
kendiliğinden zihne giren manasına geliyor..
kurgulanmış hayâl..
'kafam türlü gibi karışık'
benzetmeye bak,
bir marketin ramazan reklamı repliği...
ucu kırılan bir kurşun kalemin,
kalemtraşı beklemesi gibi..
-neden hiç konuşmuyorsun
-konuşuyorum, kendimle sessiz..
-ne konuşuyorsun peki
-senden bahsediyordum kendime..
'semi'nâ'
duyduk!
(arapça)
-e iftar ettin kalkıp bir çay demlersin
-hayır demlemem
-neden
-uşağın mı var kalk kendin demle
-sende içeceksin
-sen içmeyecekmisin yani
-sen içersen bende içmiş olacağım
-tamam işte
-ama ben çay içmek istemiyorum
-tenbel
-kendine tenbel dedin
-hayır sana dedim
-e ben senim zaten
-evet sen bensin
-... (sürer gider bu monolog)
bknz.
iki karakterli ikizler burcu..