'müslümanlar neden bu kadar geri kaldı' diye düşünülür sık sık şu içinde bulunduğumuz haftaya kadar düşüncem müslümanların kendi hatalarından dolayı olduğunaydı. devletin üst kademelerinde ki insanların yaptıkları çığırtkanlıklara salmaya çalıştıkları korku psikolojilerine ve gizliden önce eylem sonra dil ve en son olarak fikir ve düşüncede erittikleri 'şahsiyet'lere harcanan insanlara bakıyorum ve artık bu geri kalışın ayrıntılarını görebiliyorum. ne irticası? kimi kandırıyorsunuz siz? önce müslümana bugünde, bu zamanda yaşama fırsatı verin merak etmeyin onu şimdi de yaşatırsanız o dünden neleri alması gerekip neleri bırakması gerektiğini bilecektir... utanıyorum sizden sizin gibi liderler tarafından yönetildiğim, idare edildiğim güdüldüğüm için de kendimi aptal gibi hissediyorum. bu sitenin yerli yalakaları, yazdıklarınızdan tiksiniyorum! alın üstadın bu sözünü ve anlayın biraz biz bunu istiyoruz kesin sesinizi!
'Tekâmül, mukaddeslerimizden feragatle olmaz. Batı’nın abeslerini değil, insanlığın keşiflerini iktibas edeceğiz..'
şöyle bir taradım zihnimin ziyaretçi defterini gözümden ve kulağımdan giren görüntü ve sesleri inceledim.. bulamadım fakat sonra üzerine mürekkeb dökülmüş ya da tükenmez kalemle karalanmış bir isim, bir yazı dikkatimi çekti listede; gözden girenler listesinde, tarih ve saat belirtilmemiş isim de yok 'birisi' deniliyor. Dövecekmiş gibi baktı ve gitti diye not düşülmüş.. hatırlayamıyorum..
Aynaya bakıyorum.kendimde bir değişiklik görüyorum.birisi dudaklarıma dikişler atmış; kanatmış. ipliğin rengine kızıyorum, neden siyah? en azından renk konusunda fikrimi sorsaydınız ve onu beyaz yapsaydınız. hayır! başka kızdığım mevzu yok. iyi yaptınız. ıslık çalamıyacak olmam üzücü sadece. peki ya yemek yemek? icra edemeyecekmiyim o mesleği? çinliler diyorum. işkencede liderler. akıllarına gelmişmidir, dudakları düğümlenmiş, kapatılmış bir insanın önüne binbir çeşit yemeği koyarak onu açlığa terk etmek.. terk etmek.. terk=arka ve arkayı dönüp gitmek.. vazgeçtim bu hezeyandan! bir makas getirin ve kesin dikişleri; ve dikiş iplerini terk edenlerin terkleriyle bana bağlayın, fazla uzaklara terk etmesinler, biraz hava alıp gelsinler..
insanın kendisine (fikrine, zikrine, duygularına her şeyine bir bütün olarak) 'objektif' (ikilemlerinde, ikilemleri yaşatan hassalarına tarafsız) bakabilme (her yönden aşağısı yukarısı sağ sol ön arka çapraz uzak yakın) bilinci..
hep varlığına delil getirilir.. yine de inkâr edilir ilginçtir kimse yokluğuna bir delil getiremiyor.. Şahsen ruhum 'yokluk' kelimesini kabul etmiyor benim.. Ben yok olacak kadar basit biri değilim; ve hiç bir insan değildir.. 'iddia' derken dikkat edin islam dini öyle hassas bir terazidir ki bir şeyin inkârı her şeyin inkârını sonuç verir. O yüzden 'iman' önceliklidir, önemine binaen ilk sorulacak olan sualdir..
kime çocukken; tabancacılık oynarken tabancanın sesini nasıl taklit ederdin diye sorduysam 'dıkşinya' diye cevap verdi. halbuki ben bizim köyün çocuklarının keşfettiği bir şey olduğunu sanıyordum. türk filimlerindeki silah sesi efektlerinden etkilenmişiz demek ki hepimiz.
-dıkşinya dıkşinya -vurdum vurdum -ne vurması olum şarjör değiştiriyorum ondan sustum -çabuk ol o zaman..
'kahîret' nedir?
'ahîret' derken 'âhiret' mi demek istenmiştir?
öyle değilse
'ahîret' nedir?
'akmak' fiilinin
temenni formatında çoğul olarak söylenmesi..
kaynayarak,
aniden,
patlama şeklinde..
'müslümanlar neden bu kadar geri kaldı'
diye düşünülür sık sık
şu içinde bulunduğumuz haftaya kadar düşüncem
müslümanların kendi hatalarından dolayı olduğunaydı.
devletin üst kademelerinde ki insanların
yaptıkları çığırtkanlıklara
salmaya çalıştıkları korku psikolojilerine
ve gizliden önce eylem sonra dil ve en son olarak fikir ve düşüncede
erittikleri 'şahsiyet'lere
harcanan insanlara
bakıyorum
ve artık bu geri kalışın ayrıntılarını görebiliyorum.
ne irticası?
kimi kandırıyorsunuz siz?
önce müslümana bugünde, bu zamanda yaşama fırsatı verin
merak etmeyin onu şimdi de yaşatırsanız
o dünden neleri alması gerekip neleri bırakması gerektiğini bilecektir...
utanıyorum sizden
sizin gibi liderler tarafından yönetildiğim, idare edildiğim güdüldüğüm için de
kendimi aptal gibi hissediyorum. bu sitenin yerli yalakaları, yazdıklarınızdan tiksiniyorum!
alın üstadın bu sözünü ve anlayın biraz biz bunu istiyoruz kesin sesinizi!
'Tekâmül, mukaddeslerimizden feragatle olmaz. Batı’nın abeslerini değil, insanlığın keşiflerini iktibas edeceğiz..'
Cemil MERİÇ
şöyle bir taradım zihnimin ziyaretçi defterini
gözümden ve kulağımdan
giren görüntü ve sesleri inceledim..
bulamadım
fakat sonra üzerine mürekkeb dökülmüş
ya da tükenmez kalemle karalanmış bir isim, bir yazı dikkatimi çekti listede;
gözden girenler listesinde,
tarih ve saat belirtilmemiş
isim de yok
'birisi' deniliyor. Dövecekmiş gibi baktı ve gitti diye not düşülmüş..
hatırlayamıyorum..
Aynaya bakıyorum.kendimde bir değişiklik görüyorum.birisi dudaklarıma dikişler atmış; kanatmış. ipliğin rengine kızıyorum, neden siyah? en azından renk konusunda fikrimi sorsaydınız ve onu beyaz yapsaydınız. hayır! başka kızdığım mevzu yok. iyi yaptınız. ıslık çalamıyacak olmam üzücü sadece. peki ya yemek yemek? icra edemeyecekmiyim o mesleği? çinliler diyorum. işkencede liderler. akıllarına gelmişmidir, dudakları düğümlenmiş, kapatılmış bir insanın önüne binbir çeşit yemeği koyarak onu açlığa terk etmek.. terk etmek.. terk=arka ve arkayı dönüp gitmek.. vazgeçtim bu hezeyandan! bir makas getirin ve kesin dikişleri; ve dikiş iplerini terk edenlerin terkleriyle bana bağlayın, fazla uzaklara terk etmesinler, biraz hava alıp gelsinler..
insanın kendisine
(fikrine, zikrine, duygularına her şeyine bir bütün olarak)
'objektif'
(ikilemlerinde, ikilemleri yaşatan hassalarına tarafsız)
bakabilme (her yönden aşağısı yukarısı sağ sol ön arka çapraz uzak yakın)
bilinci..
hep varlığına delil getirilir..
yine de inkâr edilir
ilginçtir
kimse yokluğuna bir delil getiremiyor..
Şahsen
ruhum 'yokluk' kelimesini kabul etmiyor benim..
Ben yok olacak kadar basit biri değilim;
ve hiç bir insan değildir..
'iddia' derken
dikkat edin
islam dini öyle hassas bir terazidir ki
bir şeyin inkârı
her şeyin inkârını sonuç verir. O yüzden 'iman' önceliklidir,
önemine binaen ilk sorulacak olan sualdir..
Aşk olsun
Her şey aşk olsun
Her şey aşka dönüşsün..
Eskiler (eskimeyen eskiler)
bu sözü bir dua olarak kullanırmış..
kime çocukken;
tabancacılık oynarken
tabancanın sesini nasıl taklit ederdin diye sorduysam
'dıkşinya' diye cevap verdi.
halbuki ben bizim köyün çocuklarının keşfettiği bir şey olduğunu sanıyordum.
türk filimlerindeki
silah sesi efektlerinden etkilenmişiz demek ki hepimiz.
-dıkşinya dıkşinya
-vurdum vurdum
-ne vurması olum şarjör değiştiriyorum ondan sustum
-çabuk ol o zaman..