Kültür Sanat Edebiyat Şiir

  • hz.muhammed11.04.2005 - 06:41

    Bismillahirrahmanirrahim

    Allahümme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed.

    Bir insan, yaratılmışlar içinde en sevdiği varlık olan Peygamberi MUHAMMED aleyhisselam için ne yapabilir? Öyle ya, her insan elinden hiçbir şey gelmese bile yine de sevdiği için birşeyler yapmak ister. Bizim Muhammed'imize (s.a.v.) verecek neyimiz olabilir ki? Bu konuda büyük üzüntü içinde olan Muhammed aşıklarının üzüntüsünü önce Allah'ımız aşağıdaki AHZAB suresinin 56. ayetini göndererek bir nebze dindirmiştir:

    'Bismillahirrahmanirrahim

    Allah ve melekleri, Peygamber'e çok salevât getirirler. Ey müminler! Siz de ona salevât getirin ve tam bir teslimiyetle selam verin.' (Diyanet tefsiri)

    Peygamber aleyhisselam'a verebileceğimiz hediyelerin en kolayı fakat en anlamlısı O'na salevat getirmek yani 'Allahümme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed' demektir. Bu öyle büyük bir iştir ki, Allah bile, yukarıdaki ayette Peygamberine salevat okuduğunu söylemektedir. İşte 'Salevat Okumak' bu kadar büyük bir iştir.

    Bu konu Peygamber aleyhisselama sorulduğunda,
    “Kim bana (bir kere) salât getirirse, Allah da ona on salât eder (rahmetini on kat artırır) , on günahını affeder ve (mertebesini) on derece yükseltir.” buyuruyor, bir başka zamanda da “Gerçek cimri, yanında ismim anıldığı halde bana salât getirmeyen kişidir.” hadis-i şerifini beyan ediyor.

    İşte sizlere fırsat! En sevdiğimiz insan olan Peygamberimize (sav) hediye yollamanın en kolay yolu! Peki günde en az ne kadar salevat getirmeliyiz? Bu aslında sorulması bile mantıksız olan bir sorudur. Keşke şeytan ve nefsin elinden yakamızı kurtarabilsek de günümüzün tamamı salevat ile geçse. Ancak İslam alimleri buradaki asgari ölçünün en az 33 olduğunu, bazıları da çeşitli hadis-i şeriflerden hareketle günde 100 adet olduğunu beyan ediyorlar. Yolda yürürken, otururken, otobüste hiç olmazsa bu asgari rakamları tutturalım. Tutturalım ki, Peygamber aleyhisselam'a olan aşkımız kat be kat artsın. Hatta bazı kardeşlerimiz düzenli salevat getirecek kadar Peygamberini (sav) seven kişileri, Peygamber aleyhisselamın rüyalarına girerek ziyaret ettiğini açıkça beyan etmişlerdir.


    Allah'ın selamı, herkese eşit olarak değil, Muhammed aleyhisselam'a olan sevgilerinin derecesine göre kardeşlerimin üzerine olsun.

    Saygılarımla

  • hz.muhammed11.04.2005 - 05:54

    Bismillahirrahmanirrahim

    Allahümme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed.

    Peygamberimiz Hz. MUHAMMED (s.a.v) ' i anlatmaya ne insanların ne de başka bir yaratılmışın gücü yetmez. Ancak O'na olan aşklarının büyüklüğünden sevgili kardeşlerimiz buraya inanılmaz güzellikte yazılar yazmışlar. Ben de onlara gözlerini ve gönüllerini açacak bir müjde vermek istiyorum.

    Yine harfleri kullanarak O biricik Sevgili'yi anlatan ve ismi 'Hat Sanatı' olan bir sanat dalı var. Hat sanatını sanat olarak yapanlar arasında tarihte yaşamış en büyük hattatın günümüzde yaşadığını ve hala eser üretmeye devam ettiğini biliyor musunuz? Günümüze kadar geçen 1000 yıllık hat sanatı tarihinde icad edilen toplam yazı sayısı insandaki parmakların adedini geçmezken, bu hattat henüz kırkına varmadığı halde tam 2 yeni yazı ve bir de önemli teknik icat etmiştir. Recep Şahin isimli bu hattatımızın icad ettiği teknik şöyledir: Allah, gelecekte insanların bu sanatla uğraşacağını bildiğinden Kur'an'ın mucizelerinden birisi olarak ayetleri öyle bir düzenlemiş ki, inanılmaz şekilde ayette geçen kelimelerin anlattığı şeyin resmi, harflerin hat sanatı ile biraraya getirilmesi ile oluşturulabiliyor. Bu öyle bir mucizeki, bir harf eksik olsa veya fazla olsa o resim oluşturulamıyor. Mesela ayette ağaçtan bahsediliyor ortaya bir ağaç resmi çıkıyor, ayette dağdan bahsediliyor, ortaya bir dağ çıkıyor, ayette göz ve görmeden bahsediliyor ortaya bir göz resmi çıkıyor. Lafı daha fazla uzatmayayım. Aşağıda verilen link'e tıkladığınızda çıkan sayfada sol sütuna bakın. Burada eserlerin isimleri 'resimler' başlığı altında altalta yazılıdır. MUHAMMED aleyhisselam'ın isminin tarihte görülmemiş güzellikte yazıldığını göreceksiniz. Buradaki grafikler her ne kadar eserin gerçek güzelliğinin binde birini yansıtmıyorsa da sizleri mest edeceğine eminim. Eserlerin tesirinin bu kadar yüksek oluşu elbette sanatçının çok büyük olan ALLAH ve MUHAMMED (sav) aşkından kaynaklanmaktadır. Bu büyük eserleri veren sanatçıdan dualarınızı esirgemeyiniz. Sanatçı, yeni icat ettiği bu iki yazı stiline sırasıyla

    -Kendi ismi olan Recep ile bağlantılı olarak RECEBÎ ve

    -Kendisini Allah ile, Muhammed aleyhisselam ile ve namazla tanıştırıp bu seviyelere çıkmasına vesile olan hocası Prof. Dr. Haydar Baş Bey'in ismine nispetle HAYDARÎ koymuştur.

    Allah'ın rahmet ve bereketi Muhammed aleyhisselam'a olan sevgilerinin derecesine göre tüm kardeşlerimin üzerine olsun.

    LİNK: www.islamhatsanati.com

  • hz.muhammed11.04.2005 - 04:41

    Bismillahirrahmanirrahim.

    Allahümme salli alâ Muhammedin ve alâ âli MUHAMMED.


    CÖMERTLİKTE ÖNDEYDİ

    İslam'a göre cömertlik, cennet yollarından bir yol olduğu gibi, cimrilik de cehennem yollarından bir yoldur. Peygamber (sav) ile cömertlik hususunda yarış yapılamaz. Zira O, hayatını bütünüyle Hakk'a adamış bir insandır. Cenab'ı Allah ganimetlerin beşte birini O'nun emrine vermişti ve O da bunun beşte birini kendisine ve akrabalarına ayırmıştı. Müslümanların elde ettiği ganimetler de çoktu. Şayet mal biriktirmek isteseydi en büyük zengin olurdu. Sadece Huneyn ganimetleri; 8 bin koyun ve keçi, 4 bin 800 deve, 8 bin okka gümüş, 1200 köle ve cariye idi. Peygambere ve akrabalarına ait olan beşte biri büyük yekûn tutardı (Bu yazıyı daktilo edenin notu: Bu malların bugünkü değeri bile 15 milyon dolardan fazladır. Bu durumda Peygamberimizin - sav- payı 3 milyon dolar tutmaktadır.) . Şayet mal yığmak isteseydi; Hayber, Kureyza ve Ben-î Nadir gazalarından sonra istediği kadar servet biriktirebilirdi. Bu mallardan kendisine düşen hisseyi çalıştırmakla daha fazla yığma imkânı olduğu halde; vefat ettiği zaman, zırhının bir Yahudinin yanında rehin kaldığı nazara alınacak olursa, O'nun cömertlik derecesi de kolaylıkla anlaşılır.

    Ayrıca, vefatından sonra, terekesinin akrabalarına değil, Müslümanlara dağıtılmasını emretmesi, giydiği elbisenin çok sade olması, günlerce aç kaldığı halde az yemesi, müstahak kimselere dağıtılmadan evinde kalan maldan endişe etmesi; bütün bunlar O'nun ne kadar cömert olduğunu gösterir. Kendisine nübüvvet geldikten sonra bambaşka bir hâl almıştır. Birçok büyük şirk ve inat sahibi dahi bu cömertliğine şahit olarak Müslüman olmuşlardır.

    Buhari ve Müslim, İbni Abas'ın şöyle dediğini rivayet ediyorlar: 'Peygamber (sav) , herkesten daha cömert idi. Cömertliğinin en kâmil safhası, Ramazan ayında Cebrail ile karşılaştığı zamanda tezahür ediyordu. Cebrail her gece Kendisini karşılıyor ve O'na Kur'ân-ı Kerîm okutuyordu'.(Râvî) dedi ki:'Allah'ın Resûlü, iyilik hususunda rüzgardan daha hızlı bir şekilde cömertlikte bulunuyordu'.

    Buhari ve Müslim, Cabir b. Abdullah'ın şöyle dediğini rivayet ediyorlar:'Peygamber'den (sav) her ne istenmişse asla reddetmemiştir'.

    Ahmet, Enes'in şöyle dediğini rivayet ediyor:'İslâm için Peygamberden(sav) bir şey istense mutlaka onu verirdi'.(Râvî) diyor ki:'Birisi kendisine geldi, İki dağ arasında bulunan zekat davarından bolca kendisine verilmesini emretti. Sonra aynı adam kavmine dönüp dedi ki: Ey cemaat! İslam'a giriniz, çünkü Muhammed (sav) fakirlikten hiç korkmadan veriyor'.

    Bir rivayette de şu ilave vardır: Bazan kişi, sadece dünyalık için Peygambere (sav) geliyordu. Fakat akşam olmadan öyle bir halle ayrılıyordu ki; din ona, dünya ve içindekilerden daha sevimli gelmeye başlıyordu.

    İbni Asakir, Safvan b. Ümeyye'nin İslâm'a giriş olayını Abdullah b. Zübeyr'den şöyle rivayet etmiştir: Peygamber (sav) Hevazın'a doğru çıktı. Beraberinde henüz Müslüman olmamış Safvan b. Ümeyye de bulunuyordu. Peygamber (sav) kendisinden âriyet (emanet) olarak silah istedi. O da 100 zırhı teçhizatıyla beraber verdi. Sonra dedi ki:

    - Bu meburî mi, yoksa ihtiyarî midir?

    Peygamber (sav):

    - Hayır, ariyettir, sana geri vereceğiz, dedi.

    Sonra Peygamber (sav) , bunların yüklenmesini emretti. O, hem Huneyn, hem Taif savaşlarında bulundu. Sonra Peygamber (sav) Cirane'ye döndü. Peygamber (sav) toplanan ganimetlere bakıp seyrediyordu. Yanında bulunan Safvan b. Ümeyye, vadiyi dolduran deve, siğır, koyun, keçi ve çobanlara bakıyor ve gözlerini onlardan ayıramıyordu. Bu hali, Peygamber'in (sav) dikkatini çekti. Bunun üzerine Peygamber (sav):

    - Bu vadi senin hoşuna gidiyor mu? deyince Safvan,

    - Evet, dedi.

    Peygamber (sav):

    - O, içindekilerle beraber senin olsun, dedi.

    O zaman Safvan; 'Peygamberden (sav) başka hiç kimsenin gönlü böyle birşeye rıza gösteremez', diyerek 'Eşhedü ellâ ilâhe İllallah ve eşhedü enne Muhammeden abduhû ve Resûlüh' deyip Müslüman oldu (Daktilo edenin notu: Burada milyonlarca dolarla -trilyonlarca lirayla- ifade edilen bir servetin bir defada hediye edilmesinden bahsediyoruz! Hem bir vadi dolusu hayvan ve hem de vadinin kendisi! Bizim gibi, bir dilenen Müslümana 1 milyon veremeyecek kadar kalbi dar insanlar için ne büyük bir örnek!) .

    Halk arasında yaygın olan bütün cömertlik örnekleri, bu misallere nispetle sönük kalır. Cömertliği öyle bir cömertliktir ki; çok geniş bir toprağa, büyük bir nüfuza ve bol bir gelire sahip olduğu halde sıkıntı, meşakkat ve ihtiyaç içerisinde yaşamaya kendini mecbur bırakıyordu.

    Peygamberden ve O'nun aile efradından başka hiç kimse buna katlanamazdı. Ayrıca kendi nefsi için Müslümanlardan bir şey isteseydi, asla esirgemezlerdi. Böyle olmaları tabiîdir. Çünkü onların işlerini düzenleyen ve onlara herşeyi öğreten O değil midir? Fakat böyle bir şeyi, onlardan istemedi. Çünkü Kendisinde fıtrî bir cömertlik vardı. Bu da O'nu başkasının malına göz dikmekten men ederdi. Cömertliği doğuştan idi. Yanında mal biriktirmezdi. Bu ancak, insanlar arasından seçilen ve Hz. İbrahim'in sülâlesinden gelen nübüvvetehas bir ahlâktı.

    KAYNAK: Rahmeten Li'l Âlemîn Hz. Muhammed (s.a.v.) isimli kitabın ikinci cildi, Yazar: Prof. Dr. Haydar Baş, Sayfa:44,45,46, Baskı no:7