Tercüman Çocuk sayesinde,1980-1986 yılları arasında maceralarını soluksuz okuduğum bir çizgi kahramandı... Konusu gelecekte geçerdi. Baş kahramanımız Luk Orient bilim adamlığının yanında tam bir aksiyon adamıydı. Kendisi gibi Eurocristal laboratuvarında görevli olan; Profesör Hugo Kala ve sekreteri Lora en yakın dostlarıydı. Üç kişilik bilim insanı grubu; birbirinden heyecanlı ve fantastik maceralara imza atarlardı. Bunlara örnek olarak; Terango gezegenine gidip orada işleri yoluna koymaları, yerin altına inip kayıp medeniyetlere yol almaları, zararlı ışınlara maruz kalıp garip değişimlere uğramaları ya da dünyayı istila etmek isteyen robotlarla mücadelelerini verebiliriz.
TRT’nin henüz siyah beyaz olduğu dönemlerde, 80lerin hemen başında oynamış oldukça neşeli bir Amerikan dizisiydi. Adından da anlaşılacağı üzere 8 tane çocuktan oluşan geniş bir ailenin (Bradford ailesi) birbirinden ilginç serüvenlerini konu alırdı. Aile reisi Tom Bradford bir gazetede köşe yazarlığı yapmaktaydı, eşi Joan Bradford ise ev hanımıydı. Haliyle bütün gün; birbirinden muzip çocuklarla uğraşma görevi ona düşmekteydi.
Ne yazık ki anne Joan Bradford’u canlandıran Diana Hyland, gerçek yaşamda dizinin dördüncü bölümü çekildikten sonra göğüs kanserinden yaşam gözlerini yummuştu. Bu hiç beklenmeyen ayrılık sonrasında dizi senaristleri de çareyi; baba Tom Bradford’u; 14 yaşındaki oğlu Tommy Bradford’a eve derse gelen öğretmeni Sandra Sue “Abby”’ye aşık olup evlendirmekte bulmuşlardı.
Tom Bradford’un çocuklarının isim ve yaşlarına gelince; David Bradford(23) , Mary Bradford(21) , Joanie Bradford(20) , Susan Bradford(19) , Nancy Bradford(18) , Elizabeth Bradford(15) , Tommy Bradford (14) , ve Nicholas Bradford(8) ’du.
Özellikle dizideki küçük Nicholas’ın yaptığı yumurcaklıklara bayılırdım. Ardından ise uçuk kaçık sempatik hareketleriyle Susan Bradford gelirdi. Bugün bile oynasa gözümü kırpmadan izlerim..
Tercüman Çocuk sayesinde,1980-1986 yılları arasında maceralarını soluksuz okuduğum bir çizgi kahramandı...
Konusu gelecekte geçerdi. Baş kahramanımız Luk Orient bilim adamlığının yanında tam bir aksiyon adamıydı. Kendisi gibi Eurocristal laboratuvarında görevli olan; Profesör Hugo Kala ve sekreteri Lora en yakın dostlarıydı. Üç kişilik bilim insanı grubu; birbirinden heyecanlı ve fantastik maceralara imza atarlardı. Bunlara örnek olarak; Terango gezegenine gidip orada işleri yoluna koymaları, yerin altına inip kayıp medeniyetlere yol almaları, zararlı ışınlara maruz kalıp garip değişimlere uğramaları ya da dünyayı istila etmek isteyen robotlarla mücadelelerini verebiliriz.
TRT’nin henüz siyah beyaz olduğu dönemlerde, 80lerin hemen başında oynamış oldukça neşeli bir Amerikan dizisiydi. Adından da anlaşılacağı üzere 8 tane çocuktan oluşan geniş bir ailenin (Bradford ailesi) birbirinden ilginç serüvenlerini konu alırdı.
Aile reisi Tom Bradford bir gazetede köşe yazarlığı yapmaktaydı, eşi Joan Bradford ise ev hanımıydı. Haliyle bütün gün; birbirinden muzip çocuklarla uğraşma görevi ona düşmekteydi.
Ne yazık ki anne Joan Bradford’u canlandıran Diana Hyland, gerçek yaşamda dizinin dördüncü bölümü çekildikten sonra göğüs kanserinden yaşam gözlerini yummuştu. Bu hiç beklenmeyen ayrılık sonrasında dizi senaristleri de çareyi; baba Tom Bradford’u; 14 yaşındaki oğlu Tommy Bradford’a eve derse gelen öğretmeni Sandra Sue “Abby”’ye aşık olup evlendirmekte bulmuşlardı.
Tom Bradford’un çocuklarının isim ve yaşlarına gelince; David Bradford(23) , Mary Bradford(21) , Joanie Bradford(20) , Susan Bradford(19) , Nancy Bradford(18) , Elizabeth Bradford(15) , Tommy Bradford (14) , ve Nicholas Bradford(8) ’du.
Özellikle dizideki küçük Nicholas’ın yaptığı yumurcaklıklara bayılırdım. Ardından ise uçuk kaçık sempatik hareketleriyle Susan Bradford gelirdi. Bugün bile oynasa gözümü kırpmadan izlerim..
Bipolar olmak; mutluluk ile üvey kardeş olmak demektir! ..
Bad Boys Blue - You're a woman
Çekilmesinin üzerinden 30 yılı aşkın bir süre zarfı geçmesine rağmen, TV'lerde yüksek reyting alan hatta rekorları kıran efsanevi Yeşilçam klasiği..
Deniz taşları genellikle yassı olur. Oysa nehir taşları yuvarlaktır.Çünkü deniz ve nehirlerdeki taşlar, suların hareketine göre şekillenirler.
Az önce Fethiyespor; Türkiye kupası'nda Fenerbahçe'yi Kadıköy'de 2-1 mağlup edip eleyerek, tarih yazmıştır.
Fethiye basınının eşleşme sonrası attığı '106 yıldır kaybetmiyoruz' şeklinde attığı esprili başlık bir anlamda gerçek olmuştur. :)
Bipolar bozukluk..
Ormanlarda yaşayan ve küçük kuşlarla beslenen geniş kanatlı, uzun kuyruklu kuş.
Fanila ile beraber külot'un kankasıdır. :)