Kültür Sanat Edebiyat Şiir

Tuna Kıpçak
Tuna Kıpçak

hangi yeryüzü gökyüzüne bakmaz; ve sanılıyor mu ki, gökyüzü de yeryüzüne meftun değildir... manası; allah matematik olarak da inkar edilemez...

  • Hüseyin Nihal ATSIZ beğ ?19.04.2026 - 20:46

  • Reis Bey19.04.2026 - 20:43

  • Empati Şairi19.04.2026 - 20:38

  • sakarya üniversitesi19.04.2026 - 18:07

  • haberin yok ölüyorum19.04.2026 - 16:16

    delta

    ve sen ki aşk;
    felçli bir yatalaksın artık,
    yatağına kırgın akan ölü bir ırmağın deltasında...

  • kanuni sultan süleyman 19.04.2026 - 16:15

  • Benim Hüzünlü Orospularım19.04.2026 - 16:13

  • kelimelere sığmamak19.04.2026 - 15:54

  • açıklamasına açıklık getirmek19.04.2026 - 15:51

    açıklamalar:

    (1)“berlin duvarı”, doğu almanya’nın(ddr)vatandaşlarının batı’ya kaçışını engellemek amacıyla 13 ağustos 1961’de inşa etmeye başladığı, 155 km uzunluğunda 28 yıl ayakta kalan (9.kasım. 1989)ayakta kalan beton ”utanç duvarı” dır. “duvarlar ayırdıkça, yıkımları yaklaşır.”

    (2) hegelyen (hegelci) alman filozofgeorg wiyhelm friedrich hegel (1770-1831)felsefesine mutlak idealizme veya diyalektik yönteme(tez-anti tez) dayanan yaklaşım. marksist, karl marx ve friedricn engels ‘in geliştirdiği toplumsal değişimin tarihsel materyalist , diyalektik bakış ile sınıf mücadelesine dayandığnı benimseyen.sufizm,yaşamın esaretli dayatmalarından içsel yolculukla çıkılacağını benimseyen görüş.

    (3) siyasal gözaltı ve tutuklama sayılarının çokluğu hakkında ifade kendisinindir: hulki cevizoğlu ile ceviz kabuğu; doğu perinçek-yalçın küçük 12.03.2016; ulusal kanal

    (4)yalçın küçük-bütün eserleri; atamanoğlu fatih; kırmızı kedi yayınevi 2021; sy.283)

    özer ataç, kemalpaşa/izmir, 19.04.2026 pazar

  • doğa ananın mektubu19.04.2026 - 15:50

    doğadaki güç perestlik, insan oluşuncaya kadar var oluşsaldı. insan doğanın en gelişmiş meyvesi olarak ortaya çıkınca, bu güç perestliği azaltmadı. aksine teknoloji ile daha da çoğalttı. bu düzey orta çağın tekrar aşamasıdır.

    yalçın küçük; marksit görüş tutum ve eylemlerinden dolayı “türkiye’de en çok gözaltına alınan ve en çok tutuklananların ikincisi” prof. dr yalçın küçük, 6 nisan 2026 tarihinde 87 yaşında ankara’da büyük kritikçi bedenine sığmayan küçük bedeninden “terhis” oldu. (3)

    yoğun çalışmalarında, “emperyalist dönemde orta çağın bitmeyeceğine” dair tespit ve analizleri doğrulanıyor.

    tükenmeyen araştırma, öğrenme azminin izlerini taşıyan kitapları, özgün çekici söyleyiş, yazış tarzı; görülmeyeni gösterme cehdine adanışı kitaplarında hatırlatacak.
    artık, “yüce gök” (deyişi) onu konuk etti.

    bir alıntı ile “terhisini” tamamlıyorum:

    “akıllı insan, düşündüğümüz ve kabul ettiğimiz ölçüde akıllı mıdır; artık bu soruyu formüle etmeliyiz. tersinden söylersek; insan aklının imkanları , sanıldığı kadar sınırsız mı; “sınırlı akıl” aydınlanma çağı’nda ve/veya erken kapitalizmde aklımızın dışında kalıyordu. şimdi sormak için zorlanıyoruz.

    insan aklının fizikte var olan ve tarihte sezilen yasaları çıkarmak türünden yüce bir işlevi var; hemen kabul ediyoruz. ancak bu kabul ile insan aklının bağımlılığı düşüncesine yaklaşmakta olduğumuzu da idrak zorunda kalıyoruz. tabii bu olumsuzluktur; amma bilimsel yasaları çıkarma yükü daha çok sıradan akıl üzerine binmişse, olumsuzluğu önemsememiz yerindedir.

    peki, bilimsel akıl ile sıradan akıl arasında bir ayrım yapabilir miyiz; eğer aklın türetilmiş olduğunu öngörürsek, en azından soyutlama düzeyinde böyle bir ayrıma yer var demektir. yer varsa, pratikte kullanılır.”(4)