Kültür Sanat Edebiyat Şiir

Tuna Kafkas
Tuna Kafkas

her uçurum; bir ovaya, sevdalıdır...

  • Fîrak14.07.2023 - 23:56

    ki her sevda bir veda bilirsin,
    affet beni,
    yine yalnızlığa veda zamanı…,
    yazarken bu şiirimsi şeyleri,
    kelimelerim tek tek canıma batıyor,
    harflerim içimin kuyusunda ağlıyor,
    kalbimde bir serseri mayın patlıyor,
    içimin labirentinde yüzün beliriyor,
    ve beynimin kıvrımlarında,
    çapalı lisanının azarları dolanıyor…,
    ah;

    yapış yapışım,
    koyu lacivert ve havalandırma tertibatlı takkelim,
    el koyduğum doksandokuzluk
    oymalı kakmalı ahşap tespihin kayıp,
    anlık illüzyonum…,
    puzzledan yol arkadaşlığımız,
    yetmişiki saatte imha edilirken,
    bu geçirdiğimiz üç hafta seninle,
    kaç seneye tekâbul eder…;

    şimdi seni siyah bir iplikle dikiyorum,
    yağmurda su çeken kunduramın keçesine,
    rengi karaya çalan bir firaka denk düşsün diye...,
    ah;

  • Maktül14.07.2023 - 23:51

    hayata yan bakan bir çocuğum ben,
    ve sen huzur esende yanıma geldiğinde,
    yine yan bakıyordum hayata ki
    sen, yanımdaydın…,
    naapsaydım;
    seni,
    düzene intifadanı,
    ahir zamana isyan tufanı kopan yüzünü,
    görmese miydim…,

    hay bin kunduz ya hû,
    ki aman,
    aman gittiğin yerin konumundan,
    bırakma ipucu aman ha aman…;

    bulutların koltuk altlarından
    koyu lacivert terler damlıyor,
    sol gözümün kirpiğine,
    ki ceset kalp…;
    gözbebeğinin kapısında
    ölü bulundu,

    ayrılık…;
    yavaş adımlarla,
    hızlı bir aşkın fren izlerini
    takip etmekte…,

    oysa yaşam,
    parmak izi bırakmadan
    eldivenlerini çıkarıyor
    maktulüne tepeden bakarak,

  • exils / sürgündekiler14.07.2023 - 23:48

    kozmik oda sırlı muhabbetinin yokluğundan,
    çilehanesi yekpare dünya olmuş bir çileye
    müebbeden girmiş bir sûfî,
    ne yana baksa,
    hatta gözleri yumulu,
    bakmasa da hiçbir yana,
    aşktan gayrı ne görebilir...,
    tepeden tırnağa aşk olmuş bir aşka aşığı,
    kim aşktan yana sınayabilir…

    aşka gönül koyan aşık,
    derya içinde suya küsmüş bir b/alık gibi şaşkın;
    aşktan, yine aşka varmaktan gayrı,
    ne yana gidebilir…,
    sır olmak ve asırlarca suskun kalmanın ötesinde,
    ne yana…;

    iki bilemedin üç günlük,
    güzel ve nurlu ve derin olan bir hayatı sürmek için,
    ömrümdeki iki kandilin sönmesinden yana mı teklifin
    bana ey aşk…,
    bunca hazin,
    bunca garip olmasaydı duruşun keşke,
    ve kapıların bu kadar sürgülü…,
    ah…;

  • GARDAŞ14.07.2023 - 23:46

    oruç sevenlerin sahurunda,
    yüz seksen derecelik görüş açılı
    bir lojmanın minimalist balkonundan,
    imsak ahirinde;
    vaktin o derin mavi karanlığı içinde,
    sakıncalı ve kuduz köpekler kadar tehlikeli
    uyku bölünmüşlüğüyle dinlenen,
    gaflet mahmurlarının cılız ve
    gelişigüzel makamlı seslerine kalmış,
    sabâya hasret bir ezan kadar,
    buruk
    ve bağrı yufkalanmıştı gayrı gardaş içimin,
    ah;

  • tenezzül etmemek14.07.2023 - 23:41

    ecel terleriyle ıslanan yatağında,
    başucu pencereye ve ayakucu kapıya çevrik
    ve hayatın anlamından umudunu kesmiş
    bir hasta gibi,
    terhis sayıklamalarıyla anları sayarken,
    can suyu bakışlarınla geldin ve,
    bir mühlet daha yaşamayı isteme iradesi verip,
    hayata döndürdün;
    vatansız kalmış, çaresiz, sığınmacı ve yuvasız,
    mülteci yüreğimi sen derde dermanım…,
    ağaçlar gibi ayakta bir vedaya öykündüren,
    ilham ve işaret ve irşadın
    ve bilinmeye tenezzülsüz duruşunla sen dost…,
    ki sende simetrimi buldum,

    duru bir göl kıyısında durup,
    derinden baktığımda dalgalı ruhumla suya,
    yüzümün aksinde gördüğümdür yüzün ve
    bir deliorman rahminde ses verensin sesime,
    nidâsısın, çift kutuplu meşkimin,
    diriliş iksiri kederim…,

  • tiksinmek14.07.2023 - 23:36

    bulutların koltuk altlarından
    koyu lacivert terler damlıyor,
    sol gözümün kirpiğine,
    ki ceset kalp…;
    gözbebeğinin kapısında
    ölü bulundu,

    ayrılık…;
    yavaş adımlarla,
    hızlı bir aşkın fren izlerini
    takip etmekte…,

    oysa yaşam,
    parmak izi bırakmadan
    eldivenlerini çıkarıyor
    maktulüne tepeden bakarak,
    ve zaman durdu al işte…;
    bıktık artık, usandı millet, tiksindi insanlık,
    bu altı ok\a hainlik eden kemalistlerden,
    ruhu sömürgecilerde rehin dincilerden ve
    genleri ipotekli devrimcilerden,
    tiyanşan kaçkınlarından,
    ve
    bilumum kurtarıcılık konforperestlerinden…,
    (t\aksim XV)

  • dost14.07.2023 - 17:18

  • kötülük14.07.2023 - 17:01

    https://pin.it/2QroyHf

  • gecenin tenhasına bir söz bırak14.07.2023 - 16:52

  • cuma14.07.2023 - 16:42