sevgili\aşk, ah; çok uzaktaydım sahilden ve kelam/ı kadim gırtlaklı küheylan, türkçe/arapça/ingilizce konuşurken, keklik olma güvercin ol dedi bana yine merhametinden, oysa vahşet dolu bu alemde en olmadı atmaca kesilmem elzemdi…,
üzerine yağmur çiseleyen bir eski zaman bedestenindeydim, idrakime iyi gelecek şifalı bitkiler, eczalar arıyordum aktar aktar; sen garibin sırtındaki mintan ile yoksulun sofrasındaki çorbanın buğusu kadar azizsin hekimim;
ve aşk, bacak kadar çocuksun hep/hep oyuncaksız, gurebanın doğum günü kadar münzevi ve ölüm anı gibi tenha gelensin sen, kabukta yara; külde kor aşk…,
okyanuslar altındaki mercanların su yüzüne çıkan inlemeleri kadardı halime şikâyetim, suskun ve kırgındım en çok da kendime…, ve kuruyordu yaprak yaprak bahar gözümde, lisansız kalmıştım ve sürgüne yollanmış bir sicili bozuktum,
bu arada, şekersiz içerim çayımı cam bardakta gelirse eğer, kulplu bardaktaysa çayım, çift şeker atarım, tutsaklıktan ölümle kurtulan ruhlar gibi ferah mekanları severler şekerler, şekerler çift şekerler, dibe çöke çöke eriyen şekerler, boğazımda düğüm düğüm şekerler ah…,
ey eylül; süzül de içime güz, üz beni yoksun... yine yok, ihtiyar bir deniz çalkalanır gözlerimde, ve aldığım her nefes kalbimin kayalarına çarpan köpük köpük su...,
sevgili\aşk, ah;
çok uzaktaydım sahilden ve
kelam/ı kadim gırtlaklı küheylan,
türkçe/arapça/ingilizce konuşurken,
keklik olma güvercin ol dedi bana
yine merhametinden, oysa
vahşet dolu bu alemde en olmadı
atmaca kesilmem elzemdi…,
üzerine yağmur çiseleyen
bir eski zaman bedestenindeydim,
idrakime iyi gelecek şifalı bitkiler,
eczalar arıyordum aktar aktar;
sen garibin sırtındaki mintan ile
yoksulun sofrasındaki çorbanın
buğusu kadar azizsin hekimim;
ve aşk, bacak kadar çocuksun
hep/hep oyuncaksız,
gurebanın doğum günü kadar münzevi
ve ölüm anı gibi tenha gelensin sen,
kabukta yara; külde kor aşk…,
okyanuslar altındaki mercanların
su yüzüne çıkan inlemeleri kadardı
halime şikâyetim, suskun ve kırgındım
en çok da kendime…,
ve kuruyordu yaprak yaprak bahar gözümde,
lisansız kalmıştım ve sürgüne yollanmış
bir sicili bozuktum,
bu arada,
şekersiz içerim çayımı cam bardakta gelirse eğer,
kulplu bardaktaysa çayım, çift şeker atarım,
tutsaklıktan ölümle kurtulan ruhlar gibi
ferah mekanları severler şekerler,
şekerler çift şekerler, dibe çöke çöke
eriyen şekerler, boğazımda düğüm
düğüm şekerler ah…,
ey eylül;
süzül de içime güz, üz beni
yoksun... yine yok,
ihtiyar bir deniz çalkalanır gözlerimde,
ve aldığım her nefes
kalbimin kayalarına çarpan
köpük köpük su...,