Kültür Sanat Edebiyat Şiir

Tuna Kafkas
Tuna Kafkas

her uçurum; bir ovaya, sevdalıdır...

  • before sunrise / gün doğmadan03.03.2026 - 12:33

  • ramazan davulcusunun uyandırdığı ateist03.03.2026 - 12:22

  • marifet ehli03.03.2026 - 11:32

  • kuyumcu03.03.2026 - 11:21

  • uykusuz03.03.2026 - 11:03

  • sevgili03.03.2026 - 10:58

  • Kara03.03.2026 - 10:50

  • buldum bilemedim, bildim bulamadım03.03.2026 - 10:14

  • tutucu03.03.2026 - 10:12

    Tutucu

    ki tutucu bir adamım ben çok doğru,
    bir yol tuttu mu;
    geriye çevrilmem öyle kolay kolay,
    ama yalnız,
    geri çevrilmenin muhabbete gitmek,
    anlamına geldiğine inanırsam,
    yön tanımaz olurum ve kararır gözlerim,

    evet;
    çizgisi orta yerde,
    bağnazıyım gerçek hayatın…,
    peki şimdi söyle güzel kardeşim,
    tam olarak sen neredesin,
    bak kaç ömürdür buradayım,
    bu denizin karşısında…,
    ve ne kadar zaman oldu,
    yine hiçliğimle bekliyorum,
    kıpırdamadan, eylemsiz seni…;
    intiharı seçmiş bir balina kadar ölü,
    kıyıya vurmuş ve cansız…,

    denizdeyim…,
    tam karşısında,
    kıpırtısızlığını delecek ilk dalgayı yakalamak için,
    gözlerimi kırpmadan bekliyorum…,
    kafamı kaldırıp bir an göğe baksam,
    yine orada kim olsa bilir,
    o şımarık,
    tembel ve inatçı bulut…,

    sahi şu içi geçmiş dünyanın tepesindeki
    bulutlar renk değişmez mi hiç,
    hep o puslu gri,
    /kaç gündür aralıksız yağan rahmetten/
    ki bir iç ses daha evet,
    sıkılmaz mı hiç bu inatçı bulut çakılı kalmaktan,
    ve hep aynı hoşnutlukta…;

    renklerden gri, gri, gri,
    kaç fitten bana bakar sorsan,
    /hey;
    hep maviyi bekleyen,
    /çekil aşağımdan;
    ki deniz suyu,
    köpük,
    bulanık burnumun ucu…;

  • prova03.03.2026 - 10:10

    Prova

    yirmi dört ayardır o şubat ikindisi,
    bir meydan yeridir,
    o gün bir,
    o gün ki bir meydan okumadır ve
    bir ateş düşmesidir yüreğimize,
    suya kanamadan ırmak kenarından
    çekilen bir karaca gibi,
    ve bir yaz yağmuru gibi ve
    bir konma göçme dünyası misali,
    geldin geçtin meydanın üstünden
    bir kümülüsmüş gibi…,
    oysa ne hakikatli bir realite
    ve mutlaktın sen, denizin kum
    taneleri adedince ve gezegenler
    kadar bir/e işaret eden,

    ve bir not düş/üş daha…,
    geçmiş senelerden birinde yine bu vakitlerdeydim ve
    bir hastane koridorunun sekerat
    ve illüzyon dolu duvarları arasında
    volta atıyordum;
    dışarıda, dağ yamaçlarında,
    ekin tarlaları yeşeriyordu,
    içim kadar…,

    şimdiyse yokluğunda hayat,
    aşkın yitiminde,
    hiç izlenmeyecek bir gösterinin
    provasına dönüşüyor,

    sevgili\aşk, ah;