"Şunları bir araya toplayayım Bir güzel muhabbet edelim" diye düşündüm.
Mutfak işinden de anlarım. Donattım sofrayı. Bayağı uğraştım. Hepsinin, ayrı ayrı ne yemekten, ne içmekten hoşlandığını iyi bilirim. Bayağı da para gitti.
Birinin yediğini öbürü yemez. Ötekinin içtiğini beriki içmez. Dört kişilik sofra kurdum.
Mumları da yaktım. Bak hepsi Erick Satie severdi. Hatırladım. Müziği de ayarladım.
Geldiler.
20 yaşında ben, 35 yaşımda ben, 40 yaşımda ben ve bugünkü ben, dördümüz.
Birden yirmi yaşımı, otuz beş yaşımın karşısına oturttum. Kırk yaşımın karşısına da, ben geçtim. Yirmi yaşım, otuz beş yaşımı tutucu buldu. Kırk yaşım ikisinin de salak olduğunu söyledi.
Yatıştırayım dedim. "Sen karışma moruk" dediler. Büyük hır çıktı. Komşular alttan üstten duvarlara vurdular. Yirmi yaşım kırk yaşıma bardak attı.
Evin de içine ettiler.
Bende kabahat. Ne çağırıyorsun tanımadığın adamları evine...
2026’nın hepimize sağlık, huzur ve başarı getirmesini dilerim. Yarım kalan işler tamam olsun, niyet edilen her şey hayırla sonuç bulsun. Evi, eşyayı, arabayı gönlünden geçiren alsın; hasret çeken kavuşsun. Dilerim bu 365 gün, herkesin muradına vesile olsun.
Tatmin olmuş bir domuz olmaktansa, tatmin olmamış bir insan olmak daha iyidir; tatmin olmuş bir aptal olmaktansa, tatmin olmamış bir Sokrates olmak daha iyidir.
Dünyanın en iyi kılıç ustasının, dünyanın ikinci en iyi kılıç ustasından korkmasına gerek yoktur; hayır, onun asıl korkması gereken kişi, daha önce eline hiç kılıç almamış cahil bir düşmandır; çünkü o yapması gerekeni yapmaz ve bu yüzden uzman olan kişi ona karşı hazırlıklı değildir.
Ve açsak, yorgunsak, alkan içindeysek eğer ve hâlâ şarabımızı vermek için üzüm gibi eziliyorsak kabahat senin, - demeye de dilim varmıyor ama - kabahatin çoğu senin, canım kardeşim!
DAVET
"Şunları bir araya toplayayım
Bir güzel muhabbet edelim" diye düşündüm.
Mutfak işinden de anlarım.
Donattım sofrayı.
Bayağı uğraştım.
Hepsinin, ayrı ayrı ne
yemekten, ne içmekten
hoşlandığını iyi bilirim.
Bayağı da para gitti.
Birinin yediğini öbürü yemez.
Ötekinin içtiğini beriki içmez.
Dört kişilik sofra kurdum.
Mumları da yaktım.
Bak hepsi Erick Satie severdi.
Hatırladım.
Müziği de ayarladım.
Geldiler.
20 yaşında ben,
35 yaşımda ben,
40 yaşımda ben ve
bugünkü ben, dördümüz.
Birden yirmi yaşımı, otuz beş yaşımın karşısına oturttum.
Kırk yaşımın karşısına da, ben geçtim.
Yirmi yaşım, otuz beş yaşımı tutucu buldu.
Kırk yaşım ikisinin de salak olduğunu söyledi.
Yatıştırayım dedim.
"Sen karışma moruk" dediler. Büyük hır çıktı.
Komşular alttan üstten duvarlara vurdular.
Yirmi yaşım kırk yaşıma bardak attı.
Evin de içine ettiler.
Bende kabahat.
Ne çağırıyorsun tanımadığın adamları evine...
Can Yücel
Şans, hazırlığın fırsatla buluştuğu andır.
Seneca
Azın ne kadar çok olduğunu yok bilir.
2026’nın hepimize sağlık, huzur ve başarı getirmesini dilerim. Yarım kalan işler tamam olsun, niyet edilen her şey hayırla sonuç bulsun. Evi, eşyayı, arabayı gönlünden geçiren alsın; hasret çeken kavuşsun. Dilerim bu 365 gün, herkesin muradına vesile olsun.
İyi seneler
Tatmin olmuş bir domuz olmaktansa, tatmin olmamış bir insan olmak daha iyidir; tatmin olmuş bir aptal olmaktansa, tatmin olmamış bir Sokrates olmak daha iyidir.
John Stuart Mill
Dünyanın en iyi kılıç ustasının, dünyanın ikinci en iyi kılıç ustasından korkmasına gerek yoktur; hayır, onun asıl korkması gereken kişi, daha önce eline hiç kılıç almamış cahil bir düşmandır; çünkü o yapması gerekeni yapmaz ve bu yüzden uzman olan kişi ona karşı hazırlıklı değildir.
Mark Twain
10.000 farklı tekmeyi birer kez çalışmış olan adamdan korkmam; ama bir tekmeyi 10.000 kez çalışmış olan adamdan korkarım.
Bruce Lee
...bir kırlangıçla bahar gelmez...
Aristoteles
“Aşk biraz telaşlı ve fazla sıcak bir şey”
Sen nasılsın?
Ve açsak, yorgunsak, alkan içindeysek eğer ve hâlâ şarabımızı vermek için üzüm gibi eziliyorsak kabahat senin, - demeye de dilim varmıyor ama - kabahatin çoğu senin, canım kardeşim!
Nazım Hikmet