Kuskusuz degisecek bir zaman olup devri devran. Fakat ismiyle anilacak kadar hic degismeyen ve kalici ilgisi ve itibari olmayi yasadigi hayatin kutlu nafakasi ve vazgecilmez katigi bilmediyse yahut bilemediyse, kaybettigine üzülmenin yükledigi yikim, cocukluga nasilsa etistim büyüdüm diyenlere hic farksiz yine aynisidir. Hem biliyor musun ki, cicekleninceye kadar erikler calilar ve kaysilar, kiyidan kenardan yollarini bilip bilmedigin otlarin süsledigi, AKLIMDASIN EY DÜNYA diye bir ladesin yoktuysa eger, aplaciiigim aplacigim, parlar durur sanirsin da yildizlar senin sandigin yerde degildir artik ve gün dogar dogmaz ürkek kuslarin kopan gürültülere ordaki dünyayi terk edisleri gibi, boncuklari sacilmis, kolyeleri kopmus ve happanciklari devrilmis tespih sallar durur KIZ KURUSU EDASIYLA, ispirtoyla bile sarhosa sürdügü ve süründügü vasitanin aynaliginda ruhsati hazir oglancigin, hatirlarsan eger sen de vardin ya aplacigim aplacigim, diger sokakta kalan pembe kismini, zamanla yarisarak devir devran dönerekten tamamlayan PAMUK SEKERLERI....
Valla noosun hanim applaciim görüsmeyeli, dar vakitte zor gecitte ileri geri öte ve beri, teker dingil körüklüyor, kasik kupaya bardaga meye meyhaneye calkalanip dönüyor iste depdüp carkina dubarasina hem ayaz hem yek zar dubara insan, kaynayip kuduruyor iste tam orta yerinden mevzuat ve fitne ficuruk eksen aksan tepe taklamasina yoklugunun dibini oylayip giden dünya. Sormasan da söylemis olayim, appplaciiim aplaciiiim fena mi NEDiR halin vaktin yoksam.?!
Hanim apppplacigim, hanim aplacigim, aplacigim aplacigim , hanim hanimcigim bak ne diyecegim, her ne kadar sarsildikca savruldugu yerden yeniden toparlanip dikilen haciyatmaza vizirdaklik edip, dünyada oynak zeminlere taban tutturmaya calismaya özentili ve duygusu düsüncesi ondan bundan devsirmelik seyyar ahkama merakinin ucu degmedik yeri kalmamis nerden cavdigina ve nasil estigine göre silgeclik eden araclara uzayip gevseyen nöbettin en son CEMiL MERIC ve ALEV ALATLI ismiynde kendini bularak YERLI MALI havalandiran eften püftenlerin estetik düzenegini bata cika yatay bekleyip durmaktansa, cok yordum, epeyce deli deli estim farkindayim ama basligimizin konusu bu..! Degil mi yoksaydi, yazik günahtir kendini ele güne yorup buyurma, git yun yikan isparta kolonyasi filan sür sürüstür, temininine git kendine, ol muayene, kavramadigin yerin ötesindeki ben ister hatirla ister unut fakat, say sayikla dur hüddete müddet hüddete müddet hüddete müddet…...tekerlemedir, hic degilse oyalanir vakit renklendirirsin öyle böyleceden.
Hep kendini akilli yerine koyan kenar köse kaypak kivirtma igreti idaretenlik ve dolambac dolasikligi gözetleyenlerindir; bogucu, sinsi, sinnek, karanlik, bozuk, sahte ve kirli cehreleriyle, yazgisi soyut, yazilimi kifayetsiz, pozu piyasasi görsel ve TAKLIT BUDALASI sahtekarligin ivir zivirlarini kusanip soyunarak; o bar bakireligi senin, bu sahipsiz sokaksiz dul ve yetim dünya benim boyanmis süslenmis ikramiyeler yutkunup dagitarak poza -empozeye, kuyumcu tartisinda kac gram taninir bilinir insanlik ederligin, carpan bölüsenlerini hesap kitap ederler Burasi tam da bugünkü terbiyeciligin yazilmis rollere insan dekorlayan ve kapis kapis birbirinden imrenip löpürdedip cömcelenen tasarimciligin aklina uyarak karakter kisilik bozan ve tüm farkkliliklari ayniya sayan TOPTAN tüketim tutsakligindaki insansizligin adi adresidir. Kapi, yol, belde, civar yahut DUVAR`sa eger, bütün bu kapilmisligin toplanip dagildigi yerini yadirgamaya dair dünyayi ve insanligini terkettikce onursandigini sanan yabancilasmalara dair iz sürümünden kalma enkaz molozunun ucu ötesidir. Artik..her neresi olursa olsun, orasi digeri burasi ilerisi yamaciyla, delisi disina olabilen her kimse,- AKLINI kiraya verdigi- cagirsin derin zindanindan beri gelsin, cüretine cesaretine ve özgün künyesine, eger hakikaten bizzat kendisiyse , sayeli sureti cürümün hükmen varligina, cakmaksiz tüpsüz kelam selam olsun.
Kuskusuz degisecek bir zaman olup devri devran. Fakat ismiyle anilacak kadar hic degismeyen ve kalici ilgisi ve itibari olmayi yasadigi hayatin kutlu nafakasi ve vazgecilmez katigi bilmediyse yahut bilemediyse, kaybettigine üzülmenin yükledigi yikim, cocukluga nasilsa etistim büyüdüm diyenlere hic farksiz yine aynisidir. Hem biliyor musun ki, cicekleninceye kadar erikler calilar ve kaysilar, kiyidan kenardan yollarini bilip bilmedigin otlarin süsledigi, AKLIMDASIN EY DÜNYA diye bir ladesin yoktuysa eger, aplaciiigim aplacigim, parlar durur sanirsin da yildizlar senin sandigin yerde degildir artik ve gün dogar dogmaz ürkek kuslarin kopan gürültülere ordaki dünyayi terk edisleri gibi, boncuklari sacilmis, kolyeleri kopmus ve happanciklari devrilmis tespih sallar durur KIZ KURUSU EDASIYLA, ispirtoyla bile sarhosa sürdügü ve süründügü vasitanin aynaliginda ruhsati hazir oglancigin, hatirlarsan eger sen de vardin ya aplacigim aplacigim, diger sokakta kalan pembe kismini, zamanla yarisarak devir devran dönerekten tamamlayan PAMUK SEKERLERI....
Valla noosun hanim applaciim görüsmeyeli, dar vakitte zor gecitte ileri geri öte ve beri, teker dingil körüklüyor, kasik kupaya bardaga meye meyhaneye calkalanip dönüyor iste depdüp carkina dubarasina hem ayaz hem yek zar dubara insan, kaynayip kuduruyor iste tam orta yerinden mevzuat ve fitne ficuruk eksen aksan tepe taklamasina yoklugunun dibini oylayip giden dünya. Sormasan da söylemis olayim, appplaciiim aplaciiiim fena mi NEDiR halin vaktin yoksam.?!
Hanim apppplacigim, hanim aplacigim, aplacigim aplacigim , hanim hanimcigim bak ne diyecegim, her ne kadar sarsildikca savruldugu yerden yeniden toparlanip dikilen haciyatmaza vizirdaklik edip, dünyada oynak zeminlere taban tutturmaya calismaya özentili ve duygusu düsüncesi ondan bundan devsirmelik seyyar ahkama merakinin ucu degmedik yeri kalmamis nerden cavdigina ve nasil estigine göre silgeclik eden araclara uzayip gevseyen nöbettin en son CEMiL MERIC ve ALEV ALATLI ismiynde kendini bularak YERLI MALI havalandiran eften püftenlerin estetik düzenegini bata cika yatay bekleyip durmaktansa, cok yordum, epeyce deli deli estim farkindayim ama basligimizin konusu bu..! Degil mi yoksaydi, yazik günahtir kendini ele güne yorup buyurma, git yun yikan isparta kolonyasi filan sür sürüstür, temininine git kendine, ol muayene, kavramadigin yerin ötesindeki ben ister hatirla ister unut fakat, say sayikla dur hüddete müddet hüddete müddet hüddete müddet…...tekerlemedir, hic degilse oyalanir vakit renklendirirsin öyle böyleceden.
Hep kendini akilli yerine koyan kenar köse kaypak kivirtma igreti idaretenlik ve dolambac dolasikligi gözetleyenlerindir; bogucu, sinsi, sinnek, karanlik, bozuk, sahte ve kirli cehreleriyle, yazgisi soyut, yazilimi kifayetsiz, pozu piyasasi görsel ve TAKLIT BUDALASI sahtekarligin ivir zivirlarini kusanip soyunarak; o bar bakireligi senin, bu sahipsiz sokaksiz dul ve yetim dünya benim boyanmis süslenmis ikramiyeler yutkunup dagitarak poza -empozeye, kuyumcu tartisinda kac gram taninir bilinir insanlik ederligin, carpan bölüsenlerini hesap kitap ederler
Burasi tam da bugünkü terbiyeciligin yazilmis rollere insan dekorlayan ve kapis kapis birbirinden imrenip löpürdedip cömcelenen tasarimciligin aklina uyarak karakter kisilik bozan ve tüm farkkliliklari ayniya sayan TOPTAN tüketim tutsakligindaki insansizligin adi adresidir. Kapi, yol, belde, civar yahut DUVAR`sa eger, bütün bu kapilmisligin toplanip dagildigi yerini yadirgamaya dair dünyayi ve insanligini terkettikce onursandigini sanan yabancilasmalara dair iz sürümünden kalma enkaz molozunun ucu ötesidir.
Artik..her neresi olursa olsun, orasi digeri burasi ilerisi yamaciyla, delisi disina olabilen her kimse,- AKLINI kiraya verdigi- cagirsin derin zindanindan beri gelsin, cüretine cesaretine ve özgün künyesine, eger hakikaten bizzat kendisiyse , sayeli sureti cürümün hükmen varligina, cakmaksiz tüpsüz kelam selam olsun.