Kültür Sanat Edebiyat Şiir

Romanlar sizce ne demek, Romanlar size neyi çağrıştırıyor?

Romanlar terimi Selim Kaya tarafından tarihinde eklendi

  • Fatih Yılmaz
    Fatih Yılmaz

    ...

    -Batı'nın kendine has buhranları var...Mesela Türkiye'de roman türü niye gelişmemiş? Roman türü buhranlı toplumların eseridir...Dolayısıyla bizde roman bir Fransız,bir Rus kadar tekamül etmemiştir...Sosyal çalkantılar da öyle...Biz büyük buhranlar yaşayan bir toplum değiliz...İslami silsilede,daimi şekilde istikralı yaşadık...

    -Bizim buhranımız Batı buhranı gibi değil...

    -Tabii,tabii...Yani biz,İslam'ın hakikatleri çizgisinde yaşadığımız sürece bir buhran yaşamadık...Çünkü İslam komple bir sistem olarak bu buhranların hepsini ekarte etti...Ama tam bir model olarak uygulandığı sürece...

    ...

  • Fatih Yılmaz
    Fatih Yılmaz

    '...tıpkı bir yolcunun trende vakit öldürmek için okuduğu romanın kurgusuyla içinde bulunduğu vagonun ilişkisi gibi, gerçekliğin hayatımla ilişkisi de, ona tesadüfi bir çerçeve oluşturmaktan ileri gitmiyordu...'

  • Fatih Yılmaz
    Fatih Yılmaz

    '...ve düşündü ki en afaki zannettiğimiz romanlar bile,muharririn ruhunu muhayyel kahramanlar vasıtasiyle aksettiren bir otobiyografiden başka bir şey değildir...'

  • Fatih Yılmaz
    Fatih Yılmaz

    '...Mualla çok kitap okumazdı...Çoğunun sahifelerini karıştırır,daima tereddüt içinde kalır ve beğenmeyince kitabı elinden bırakırdı...Fakat bir kere de beğenirse onu tekrar tekrar okur,elinden düşürmez...Konağın kütüphanesinde ciltleri kopmuş,yaprakları kirlenmiş ve yıpranmış,köşeleri bükülmüş,orasına burasına işaretler konmuş,sahife kenarları ve satır altları kalemle çizilmiş kitaplar Mualla'nın sevdikleridir; çoğu,romandan ziyade,meşhur adamların hayatlarına ait ecnebi eserleridir...Bu kitapların yaşanmış olmaları,başkalarının tecrübeleriyle Mualla'nın ruhudur ihsas,görgü ve intiba taraflarını zenginleştiriyor...

    -Ben,dedi,okuduğum kitabın kahramanlarını sevmek isterim; onları dostum farzediyorum,hep kendileriyle beraber yaşıyorum ve yanımdan ayrılmalarını istemiyorum...Onun için bir kitabın kahramanını...Hatta pek çok sevmeliyim...Senelerce aynı kitabı tekrar tekrar okuduğum vardır...Öyle bir kitap arıyorum ki bütün hayatımda bıkmadan hep onu okuyayım...

    -Müfritsiniz...

    -Belki; bence kitap demek bir defa okumak için yazılan şey değildir...Bazı tanıdıklarım haftada üç dört tane okuyorlar...Onlara hayret ediyorum...Kitap...Nasıl diyeyim...İçinde yaşadığımız ev gibi olmalı,vatan gibi olmalı,ona alışmalıyız,bağlanmalıyız,köşesini bucağını gayet iyi tanımalıyız,her noktasına hatıralarımız karışmalı...Değil mi? Bir musiki parçası gibi...Her vakit başka başka eser okuyanlar,iki üç günde bir dostlarını,evlerini,vatanlarını değiştiren insanlara benzemezler mi? Belki bunun için her yerde pek çok kitap çıkıyor,fakat iyileri ne kadar az...'

  • Fatih Yılmaz
    Fatih Yılmaz

    '...böylece Swann kendi kendisiyle konuşuyordu,zira hüviyetini ilkönce tayin edememiş olduğu genç de kendisiydi; bazı romancılar gibi şahsiyetini iki kişi arasında,rüya görenle başı fesli,karşısında durmakta olan biri arasında bölüşmüştü...'

  • Asuva Dans Pistinde
    Asuva Dans Pistinde

    çalgısız yaşayamaz ölürler..

  • Fatih Yılmaz
    Fatih Yılmaz

    '...biz niçin roman okuruz? Çünkü roman 'icatçı hayat taklididir' ve ölmeden önce nefsini hesaba çekmeye muhatap olan insan,zamanın her an yeni tecellilerle kesintisiz akışı karşısında hayatı roman kalıpları içinde seyredip otopsiye yatırılabilir...Üstelik 'iç' e ve 'dış' a dönük ortaya koyduğu geniş hayat sahnesiyle fikri eserleri anlamanın motive edicisidir...Roman okuyan birisinin muhatap olduğu fikirleri daha pratik dinamikleştireceği ve onlara varlığın muhtevasından 'misal-suret' biçerken daha az zorlanacağını sanıyoruz...'

    Gökhan Yamangül

  • Bay Grey
    Bay Grey

    Roman kelimesinin çoğulu onu anladıkda kastedilen esmer renkli vatandaşlar mı yoksa edebiyatın bir kolunda yazılan kitaplar mı ;)
    İnsan olanlar genel olarak renkli insanlardır, toplumdan dışlanmış ve toplumun arasına kabul etmediği insanlar olduğundan kendi içlerinde kendi dünyalarında kendi gelenek ve göreneklerine göre yaşarlar, aslında bir çoğu varlıklı olmakla beraber nedense bize göre gariban gelen bir hayat yaşarlar... Sanırım az şeyle mutlu olmayı bildiklerinden olsa gerek...