Kültür Sanat Edebiyat Şiir

aydınlanma sizce ne demek, aydınlanma size neyi çağrıştırıyor?

aydınlanma terimi Seyma Tasdelen tarafından 30.03.2005 tarihinde eklendi

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 20.09.2009 - 22:16

    Aydınlanmacı olmak,insanın kendi aklını bir başkasının yönlendirmesi ve kılavuzluğuna yer vermeden kullanabilmesi demektir.
    Kant(1784)

  • Olcay Kısa
    Olcay Kısa 01.12.2008 - 19:08

    SAÇMA

  • King Ralph
    King Ralph 17.04.2007 - 15:12

    Türkiye ile Batı Avrupa Devletleri arasında paralel bir aydınlanma dönemi yoktur. Batı Avrupa kaynaklarına dayanarak aydınlanma dönemi içerisine 15.yüzyıl içinde Osmanlı toplumunu da katmak hatalıdır. Batı Avrupa Ortaçağ'da karanlık bir dönemdedir, ama doğu toplumu elit kesimde de olsa günümüz koşullarına yakın seviyede aydındır. (Nitekim Batı Avrupa'da da 'aydınlanma' yüzyıllarca elit kısmın tekelinde kalmıştır.) Başka bir deyişle onlar aydınlanırken, doğu kararmaya başlamıştır. Cumhuriyetle birlikte ancak tekrar bir aydınlanma sürecine girilebilmiştir. Türkiye Anayasal kurumlarıyla, bağımsız mahkemeleriyle, çağdaş ordusu ve bilim yuvası (hepsi olmasa da) üniversiteleriyle zaten aklı herşeyden üstün tutmaktadır. Güzel ülkemizin, dünyanın kimi bölgelerindeki kötü imajı kendimize iyi davranmamamız, tanıtım yoksunluğu ve herkesin kendi işini en iyi şekilde yapmamasından kaynaklanmaktadır. Marangoz kasaplıkta, kasap marangozlukta, kimyager fizikçilikte, fizikçi kimyagerlikte hataya açık ve başarılı olamayabileceği gibi matematikçi bilgisayarcı da sosyolog ve tarihçi olamayabilir.

  • Ahmet Yilmaz
    Ahmet Yilmaz 21.02.2007 - 22:22

    AYDINLANMA (Aufklärung) nedir?
    AVRUPA’da ve TÜRKIYE’de AYDINLANMA SÜRECİ

    1 Önsöz
    Türkiye’nin AB sürecinde bazı anti-Türkiye gruplarının argümanlarından birisi Türkiye’nin Avrupa’nın geride bıraktiğı 3-4 yüzyıllık AYDINLANMA DEVRİNE katılmamış olduğu ve bu yüzden müşterek Avrupa Değerlerinden uzak olduğudur. Gerçek payı olmasına rağmen bunun tam doğru olmadığını aşağıda açıklamaya çalışacağım. AYDINLANMA bir bakıma ÇAĞDAŞLAŞMADIR. Türkiye çağdaşlaşmada ne kadar yol almıştır, Avrupa’dan çok geridemiyiz.

    2 Avrupa’da AYDINLANMA Süreci
    “Kant”, aydınlanmacılığı, 'AKLI KULLANMA CESARETİ' olarak tanımlar.
    Aydınlanma felsefesinin kaynağı “RÖNESANS FELSEFESİ” ve özellikle de “17. yüzyıl felsefesi”nin ortaya koyduğu ilkelerdir. „SEKÜLERLEŞME” aydınlanma felsefesinin ve genel anlamda aydınlanmacılığın her tür girişiminde temel olmuş olan bir yönelimdir.

    18. Yüzyılda ve bu yüzyılın sonlarına doğru meydana gelen „Fransız devrimi (1789) “, ve ardında gerçekleşen modernleşme süreçleri, düşünsel anlamda etkilerini ve kaynaklarını aydınlanma felsefesinde bulmaktadır.

    “DİN” ve “TANRI” merkezli toplumsal yapının ve düzenlemelerin yerini bu süreçte “AKIL” tabanlı toplumsal düzenlemeler arayışı alır. Geniş ve genel anlamıyla AYDINLANMA, ortaçağda hüküm süren dünya görüşüne karşı yeni bir dünya görüşünün ortaya çıkması ve temelendirilmesi olarak belirtilir.

    Aydınlanma çağının ana fikri, AKIL aracılığıyla doğru bilgilere ulaışılabileceği ve bu doğru bilgi ile de toplumsal yaşamın düzenlenebileceğidir.
    Diğer yandan bilim alanındaki önemli gelişmeler de aydınlanma çağına öncülük eder ve bu çağda ayrıca çok yoğun yeni bilimsel gelişmeler kaydedilir.
    15.yüzyıldan itibaren meydana gelmeye başlayan yeni keşifler ve icatlar bu süreci hazırlamış, bunun sonunda da 'KARANLIK ÇAĞ' denen „ORTAÇAĞ“'ın sonuna gelinmiştir. DENEY ve GÖZLEM, aklın uygulama araçları olarak bu dönemde bilimsel yöntemim ilkeleri biçiminde ortaya çıkmış ve doğa bilimlerinde önemli gelişmelere kaynaklık etmiştir.

    3 Türkiye’de AYDINLANMA Süreci
    Zamanımıza kadar hiçbir islam ülkesinde Avrupa’daki bu gelişmelere benzer bir gelişme gözlenememektedir. Islam ülkelerinde aydınlanmanın karşısındaki en büyük barier “ŞERİAT DÜŞÜNCESİ ve SİSTEMİDİR”. Islam ülkeleri 'AKLI KULLANMA CESARETİ'ni bir türlü gösterememekte ve “DİN” ve “TANRI” merkezli toplumsal yapının ve düzenlemeler reforme edilememektedir.
    Türkiye’de 20. yüzyılın başından itibaren Genç Türkler İhtilali (1908) ile Despot Abdülhamit İdaresine karşı milliyetçi ve akılcı bir akım başlamıştır. Batı anlamında bir AYDINLANMA’yı „ATATÜRK REFORMLARI’nın temelinde görürüz. Atatürk kurduğu Türkiye CUMHURİYETi ile Türk Toplumunu „DIN Tabanından“ „AKIL tabanlı“ bir topluma dönüştürmüştür. Yani „ÜMMİLİKTEN ULUSÇULUĞA AKILCILIĞA GEÇİŞTİR“ bu. Atatürk reformları Avrupa’daki AYDINLANMA DEVRİ gibi Fransız Devriminden (Napolyon) esinlenmiştir.
    Aatatürk daha Harp Okulunda öğrenci iken Osmanlı Sisteminin Avrupa’ya göre çok geri kalmış olduğunu anlamıştır. 15-16 yüzyıllarda Avrupa’dan bile ileri olan OSMANLI zamanla kendini YENİLİKLERE KAPATARAK geri kalmıştır. Geçen 20. Yüzyılın Başında Osmanlı Avrupa’dan 300 sene geri idi.
    Geçen yüzyılın başlarında bilhassa CUMHURİYET’le başlatılan ca. 100 yıllık AYDINLANMA DEVRİNE (LAİK ve ÇAĞDAŞLAŞMA süreci) rağmen Avrupa ile aramızdaki KLUFu (farkı) henüz kapatabilmiş değiliz.
    Son yıllarda tekrar ÜMMİLİĞE, DİN tabanlı toplumsal yapıya yani Çağdışı ŞERİAT Sistemine dönüş özlem ve gayretlerine şahit olmaktayız. Bu negatif gelişmeyi tekrar positife çevirmek Laik ve Çağdaş (AYDIN) Cumhuriyet Felsefesine sahip çıkmamız şarttır. Dünya Devletleri içinde söz sahibi olmak eşit zamanlı gelişmek istiyorsak TEK ALTERNATİF budur.

    Frankfurt / Deutschland, 21.02.2007
    Ahmet Yilmaz
    Yük. Matematik Müh. ve Bilgisayar Uzmanı

  • Gamze Keskin
    Gamze Keskin 18.06.2006 - 23:42

    aydınlanma her donem de yasanabılecek bısey cag veya donem olarak anılamaz her yasta aydınlanmak ıcın kendımızı her yonden geliştirmeliyiz..........

  • King Ralph
    King Ralph 12.12.2005 - 12:49

    aydınlama çağı diye bir şey yoktur, insanlık her çağı yaşarken daha fazla aydınlanmaktadır...

  • Naile Duman
    Naile Duman 30.03.2005 - 23:50

    Birisi gelir, bir konuya girer, anlatır anlatır anlatır anlatır saatlerce...Sonra hiç dikkat ettiniz mi bir anda etraf ışıl ışıl olur. Niye? Aydınlanmışınızdır da ondan...