Necdet Arslan Şiirleri - Şair Necdet Arslan

Necdet Arslan

uykuda nasıl da çırpınıyor şafak
gel kurtar onu gömüldüğü girdaptan

sen neredesin, bilsem
gökte ay yerde Yeşilırmak...

Devamını Oku
Necdet Arslan

Albümde duran o resim
Eski desem eski değil
Durduk yere neden susar ki şimdi
.
Oysa adı aşktır onun
Belki çağla badem belki can eriği,

Devamını Oku
Necdet Arslan

acı bir imlâ bu geç yazılıp çabuk okunan
erken girişilen sus gibi
durağı değiştirilen ırmaklar kadar masum...


azar azar sarkıyor gözlerim

Devamını Oku
Necdet Arslan

bir harf durup durup çarpıyor o sözcüğe
alnımda kazılı sessizlikleri yükleyip kaçırıyor kağıttan gemiler


bir seda yalpalıyor gecede

Devamını Oku
Necdet Arslan




Karıştırıyor falan da değildik biliyor musun ;kaşla göz arasında geceyle gündüzün yerlerini değiştirerek kandırmışlardı bizi.
El fenerleriyle yola çıkmaktan korkar olmuştuk.Yerin altındaki bazı kentleri yok etmişlerdi çünkü.
Adressiz bir yere doğru gidiyorduk.Evlerinden edildiklerine yanıyordu yıldızlar.İşimiz gücümüz sözcük yontmaktı durmadan.

Devamını Oku
Necdet Arslan

korkmak falan
derinliklerde kaç kırık kadar
balçıklaşmış gibi
tılsımlı uykular tedirgin
dağıtmış düşleri
küs tutarak göçüp gitmiş bahar serçeleri

Devamını Oku
Necdet Arslan

anımsamaya zorla kendini
baharın giriş yaptığı böyle günlerden birini
bir düşü bir denizi bir adayı


belki istanbul o iskele o kalabalıklar

Devamını Oku
Necdet Arslan

boşalmış kumsallara vedaymış bizimkisi en sonunda
ayak izlerimizin gömüldüğü ter kokan şeride


soyunduğumuz her kıyametin ışığını tenimize çeken
bambaşka keyfin uluorta açlığıymış herhalde

Devamını Oku
Necdet Arslan

Şöyleydi öykünün sonu :
"Masadan kalkmayı kafasına koymuştu.Son sözlerini kustu ve gidip o kapıya dayandı.
İçerideki 'beşli' onun yolunu gözlemekteydi. ''
Şaşırmak boşuna...
Çünkü siyasetin mayasında rekabet de vardır.
Öne geçmek istiyorsanız kimi arayacağınızı biliyorsunuz demektir.

Devamını Oku