uykuda nasıl da çırpınıyor şafak
gel kurtar onu gömüldüğü girdaptan
sen neredesin, bilsem
gökte ay yerde Yeşilırmak...
Albümde duran o resim
Eski desem eski değil
Durduk yere neden susar ki şimdi
.
Oysa adı aşktır onun
Belki çağla badem belki can eriği,
acı bir imlâ bu geç yazılıp çabuk okunan
erken girişilen sus gibi
durağı değiştirilen ırmaklar kadar masum...
azar azar sarkıyor gözlerim
bir harf durup durup çarpıyor o sözcüğe
alnımda kazılı sessizlikleri yükleyip kaçırıyor kağıttan gemiler
bir seda yalpalıyor gecede
Karıştırıyor falan da değildik biliyor musun ;kaşla göz arasında geceyle gündüzün yerlerini değiştirerek kandırmışlardı bizi.
El fenerleriyle yola çıkmaktan korkar olmuştuk.Yerin altındaki bazı kentleri yok etmişlerdi çünkü.
Adressiz bir yere doğru gidiyorduk.Evlerinden edildiklerine yanıyordu yıldızlar.İşimiz gücümüz sözcük yontmaktı durmadan.
korkmak falan
derinliklerde kaç kırık kadar
balçıklaşmış gibi
tılsımlı uykular tedirgin
dağıtmış düşleri
küs tutarak göçüp gitmiş bahar serçeleri
anımsamaya zorla kendini
baharın giriş yaptığı böyle günlerden birini
bir düşü bir denizi bir adayı
belki istanbul o iskele o kalabalıklar
boşalmış kumsallara vedaymış bizimkisi en sonunda
ayak izlerimizin gömüldüğü ter kokan şeride
soyunduğumuz her kıyametin ışığını tenimize çeken
bambaşka keyfin uluorta açlığıymış herhalde
Şöyleydi öykünün sonu :
"Masadan kalkmayı kafasına koymuştu.Son sözlerini kustu ve gidip o kapıya dayandı.
İçerideki 'beşli' onun yolunu gözlemekteydi. ''
Şaşırmak boşuna...
Çünkü siyasetin mayasında rekabet de vardır.
Öne geçmek istiyorsanız kimi arayacağınızı biliyorsunuz demektir.




-
Serap Saylam Şen
-
Fahri Çinçik
-
Xalide Efendiyeva
Tüm YorumlarMuhteşem şiirin usta kalemini yürekten kutluyorum saygılarımla
Dayanılmazlıkların yüklerini taşır..bir tebessüm karşılığına..
imgeler kondurur içinden
kayıtlara geçmemiş şiirlerin..o aranan. arzulanan tebessüm
dev dalgaların arasında gün ışığı...yaladıkca sevdalı yürek atışını..başlar yaşamsal adımların en soylusu..
değerli dostum sayın ...
Kül oldu zaman
Kül oldu deniz.
Çözemedim beyaza iz bırakan dolambaçların zincirlerini
Hayatın labirenti