Necdet Arslan Şiirleri - Şair Necdet Arslan

Necdet Arslan

çünkü ben
gözlerindeki narin sese katık olsun diye
sevgimle doldurmuştum gönül heybemi


yıllar yılı hep sana b/akmışım

Devamını Oku
Necdet Arslan


BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN DOSTLARIM

Bayram ne de olsa,varıp ellerinden öpeyim büyüklerimin,demiş olmalı ki erkenden geldi Bebek.
Yol yordam biliyor demek ki... :)
Duru'un kız kardeşi ; yani dördüncü torun iki gün önce bizlere katıldı.

Devamını Oku
Necdet Arslan

Dünyayı isteyerek ; dünyayı izleyerek gelmedik hiç birimiz.
Milyarlarca yıldan beridir süregelen bu mucizeyi, insanlığın yollardaki serüveninin bir yerine tutunmak mucizesini gücümüz yettiğince sürdürmek zorundayız.


Yaşamak !
En başat hakkımız ve sorumluluğumuzdur yaşamak.

Devamını Oku
Necdet Arslan

Savaşların,yoksulluğun,kıyımların hız kesmediği günlerden geçiyoruz.
Tekinsiz bir yurtta yaşıyoruz .Yığınlarca sorun var. Kaygılara her geçen gün bir yenisi ekleniyor.


Nereye gidiyoruz?
Şimdi'nin en başat sorusu ' bu tünelden nasıl çıkacağız?' olmalı.

Devamını Oku
Necdet Arslan

koşuyoruz
koşuyoruz


birbirimizde olmazsa ellerimiz
olmazsa

Devamını Oku
Necdet Arslan

başka zaman konuşalım aşktan,sevgili
şu açılışa dikkatlice bakalım
şu celallenmelere kulak verelim bu kez


gerçekle gerçekliğin uyumlu haline

Devamını Oku
Necdet Arslan

taşı yontuyordu zaman
gücüne gidiyordu aşk’ın ,korkusu
derindeydi

bir oryantal olup sahneye fırlıyordu zaman
hiç bilmeyen bir esrarı oyuyordu gözleri

Devamını Oku
Necdet Arslan

Ekim şafakları gecikerek geliyor
Bozulmaya başlıyor metal aydınlıkta bağlar
İş başı yapıyor kesiciler
Salkımlara veda eden taneler cam bilyeler gibi
Yer çekiminde parçalanıyor.
Toprakta,üşümüklü şıra kristalleri

Devamını Oku
Necdet Arslan

* spazm

alacakaranlıklara salın beni
susun


Devamını Oku
Necdet Arslan

bu kaçıncısı ? yazmak için uğraş veriyor ve sonra bir çırpıda silip atıyorum. Oysa buraya gelirken günlük tutmayı kararlaştırmıştım. Sekiz günde on sekiz günlüğün üzerine çizgi çekmişim.
Bir başka uğraş alıp götürüyor beni. Gecenin ilerleyen saatlerine doğru uyku basıyor , sesini kısarak dinlediğim radyoyu kapatıyor, okuduğum kitabı bir yana bırakıp harcanacak düşlerin ülkesine uykunun eşiğinden geçtiğimi belli belirsiz anımsıyorum.
Uyku benim çok gizemli coğrafyam ; imgelerimin ışkın verdiği yurt.
Genellikle orada biriktiriyorum yazacaklarımı ve oradan devşirdiklerimi dolduruyorum metinlerime.
kendime ikram ettiğim demli çayla beraberim. Bardak bana bakıyor ben bardağa bakıyorum.
dehşetli bir dürtüyle koşullandığım her şey kaybolup gitti.

Devamını Oku