Işık,Yol,Toprak
unutma akşam bitti mi geceye yürüyeceksin. gökyüzü aynı kalmayacak, gölgeler silinecek. Bildiğinden bambaşka olacak o dağlar,o tepeler, o ovalar, o ırmaklar,o denizler ...
geceyle birlikte aynı olacak üstüyle altı toprağın.
BEŞİK GİBİ
Masal ol gülümse dokunurken siren sesi sertlğindeki
sus dalgaların telaşını çöz ,kalbimdeki çarpıntının çapını ölç
Zamanın tadı tuzu bizden başka kimseler değil.Aşka
/*ödünç alınmamıştır hiçbir anı.aktığı yöne döner mi hiç su
veremem geri
tek bir harfini, başlığını,finaldeki son noktasını.
belki yarınları,yaralanmaları.
aşına,telaşına karıştır yüreğini
aç kaldığım geçmiş zaman yurtlarından
kopup geleyim yanına
diyecektim sana
durmaksızın sus sen
aşına,telaşına karıştır yüreğini
aç kaldığım geçmiş zaman yurtlarından
kopup geleyim yanına
diyecektim sana
durmaksızın sus sen
Geldim ki nisanı burgaçlayan ellerin
Vakitsizliğe dolalı öylece duruyordu
Göğsüne bastırılmış yollardı ıssızlığı soluyan
,
Kesici ayazlar…Sokak lambaları alnıma şavkıyor.Retinaya ölü pervaneler düşüyor.
Kocaman bir hüznü kucaklamaya çalışıyor kollarım…
Bilincimizin üzerindeki Ağırlığı Kaldırabilmek
Gün geçtikçe daha da çıkmaza giriyor gibi üstelik…Hukuk’un bir kavram olarak anlamını, bizim için tam olarak ne ifade ettiğini sorgulamaktan daha başka değerlendirmek ve dışa vurmak gerek.
Hak, Hukuk ve Adalet dediğimiz üçlü bağın derinliğini içselleştirmek her şeyden önce bir aidiyet sorunu. Yıllardır ulusça dilimizde tütüyor olması bundan kaynaklanıyor.




-
Serap Saylam Şen
-
Fahri Çinçik
-
Xalide Efendiyeva
Tüm YorumlarMuhteşem şiirin usta kalemini yürekten kutluyorum saygılarımla
Dayanılmazlıkların yüklerini taşır..bir tebessüm karşılığına..
imgeler kondurur içinden
kayıtlara geçmemiş şiirlerin..o aranan. arzulanan tebessüm
dev dalgaların arasında gün ışığı...yaladıkca sevdalı yürek atışını..başlar yaşamsal adımların en soylusu..
değerli dostum sayın ...
Kül oldu zaman
Kül oldu deniz.
Çözemedim beyaza iz bırakan dolambaçların zincirlerini
Hayatın labirenti