Mesut Yüksel Şiirleri - Şair Mesut Yüksel

Mesut Yüksel


Viyana’nın taş duvarlarında uğuldardı ölüm;
ak önlüklü devlerin parmak uçlarında
saklıydı cellât.
Ne rüzgâr taşırdı hummayı,
ne de uğursuz bir yıldız;

Devamını Oku
Mesut Yüksel



Şantiye her sabah kendi küllerinden doğar;
Gün, demirin soğuk alnına ilk ışığını bırakır.
Harca karılan yalnızca kum ve çimento değildir artık:
Bir babanın duası, bir çocuğun gece düşü,

Devamını Oku
Mesut Yüksel

Bir hiçliğin üzerine kurguladım yaşamımı,
Paralel evrenlerdeki bedenimi arıyorum;
Bir fizik yasasının matematiksel döngüsünde
Karadelikler zamanı büker sessizce.

Tersine akıyor artık zaman içimde,

Devamını Oku
Mesut Yüksel


Metrobüste oturuyorlar;
bir kadın ve bir erkek, yan yana.
Şehrin kalabalığı akıp giderken,
kalpleri birbirine dokunmadan bekliyor.

Devamını Oku
Mesut Yüksel


Helen’de Pisagor,
ders verirken öğrencilerine,
felsefenin derin sularında
çıplak ayakla yürüyen bir bilgeydi.

Devamını Oku
Mesut Yüksel



Campania’da, o tek gecede
yitirdi Pompei ölçüyü;
kırıldı nefsin küf tutmuş bağları,
şehvet dar sokaklardan

Devamını Oku
Mesut Yüksel



Kanlı bir ayin gecesinde
kızıl bir şafak yarıldı;
zaman taş kesildi
ve sırlar, kutsalın dokusuna sarıldı.

Devamını Oku
Mesut Yüksel


Yalnızlığım, psikolojim ve ben
Oturmuş kendi hâlimize konuşuyoruz;
Psikolojim narsistsin dedi bana,
Yalnızlığım ise melankolik bir şairsin.

Devamını Oku
Mesut Yüksel


Ben bir ateşim, kızıl yalazlar saçan,
İlk çağlardan beri insanlığı yücelten,
Eski medeniyetlere ışık tutan,
Mağaraları aydınlatan bir meşale.

Devamını Oku
Mesut Yüksel



Hisarüstü canlıdır, gün ışıyana dek.
Boğaziçi Üniversitesi'nin ışıkları,
bir kandil gibi yakar geceyi.
İlim, irfan sızar duvarlarından;

Devamını Oku