Mesut Yüksel Şiirleri - Şair Mesut Yüksel

Mesut Yüksel



İlk çağlarda,
zaman henüz adını bilmezken,
tabiatın kalbinde uyandım.

Devamını Oku
Mesut Yüksel



İpekyolu’nda bir gölgeyim ben,
sabahın ilk nefesi ipek gibi
içime dolar.
Katırların sırtında sessiz bir ney gibi

Devamını Oku
Mesut Yüksel


Sonsuzluk bir aynadır aslında,
İç içe geçmiş aynalarda silüetler;
Her birinin zamanı başka yerde,
Süreğen bir yanılsama sarar benliği.

Devamını Oku
Mesut Yüksel


Şimşekle vaftiz edildi doğduğu gece;
göğün nabzı attı, yeryüzü irkildi.
Annesinin duası çarklara sindi,
babasının kelâmı evrene döküldü.

Devamını Oku
Mesut Yüksel


İşsiz adam yine uyandı,
yeni bir sabaha, puslu ve soğuk.
Basit kahvaltı önünde:
üç zeytin, az peynir, bir fincan çay.
Cebine baktı sessizce:

Devamını Oku
Mesut Yüksel


Karanlık bir boşluğa indim,
kutsal bir örümcek gibi;
sabırla,
ilmek ilmek ağlar ördüm,
elmas ipliklerden.

Devamını Oku
Mesut Yüksel


Kader ve keder, iki kız kardeş;
şehrin acılarıyla yoğrulur her gece.
Dik bir duruşla, sürer içimde kavga;
her adımım, cesurca yazılmış bir diriliş.

Devamını Oku
Mesut Yüksel



Moda’dan bir esinti biner kayığa,
Zamanın omzuna yaslanır usulca.
Ne sadece kent, ne sadece coğrafya;
Süzülen, efil efil bir histir artık.

Devamını Oku
Mesut Yüksel


Çağlar ötesinden gelen bir bilgiyim ben.
Asırlık kitaplarda yazılır özüm.
Bir miras gibi akarım,
Kitaptan kitaba,
Hafızadan hafızaya taşınırım.

Devamını Oku
Mesut Yüksel


Milyonlarca yıl önce doğdu
kadim tarihin silinmez izi.

Mağara duvarında çizildi
insanlığın ilk hikâyeleri.

Devamını Oku