Mesut Yüksel Şiirleri - Şair Mesut Yüksel

Mesut Yüksel


Ruhum döner çarkta, savrulan bir gölge;
Atlıkarıncaya sinmiş çocuk sesleri,
Oyuncakları arındıran saf kahkaha.
Dönme dolapta kıvrılır zaman,
Geçmişin anıları usulca sarar her yanı.

Devamını Oku
Mesut Yüksel


Ne zaman gitsem, zaman eşikte beklerdi.
İçeride televizyon açık,
hayat sesini kısardı;
müşteriler, birer tespih tanesi gibi
aynaların önünde sıraya dizilmiş

Devamını Oku
Mesut Yüksel


Uçsuz bucaksız bir sahilde,
dalgaların melodik sesiyle dinleniyor ruhum.
Güneş tepemde; içime işleyen
bir yaşama sevinci.

Devamını Oku
Mesut Yüksel



Elektrik kesintisi gecelerinde,
gaz lambası yakılır usulca,
bir kandil gibi titrer karanlıkta.

Devamını Oku
Mesut Yüksel


Yerebatan’ın taş boğazında,
karanlık suyun koynunda
bin beş yüz yıldır bir baş durur;
canlı, uyanık, ağlayan.

Devamını Oku
Mesut Yüksel



Özünü çağırmıştım;
saf, hilesiz bir sevginin.
Oysa sen, karşılıksız bir aşkın
kibrinden kuleler diktin.

Devamını Oku
Mesut Yüksel


Antik Yunan’da, Polykleitos’un form verdiği
nü bir insan heykeliyim ben.
Saçlarımın buklelerinden
tarih akar tapınaklara.

Devamını Oku
Mesut Yüksel


Mevsimlerin deviniminde atar kalbim,
her ayında ayrı bir hikâye,
her haftası farklı bir yankı.

İlkbaharda açan kiraz çiçeği,

Devamını Oku
Mesut Yüksel



O, tarihin derin katmanlarından süzülerek gelen bir irade;
hesabın sabra, ölçünün sezgiye dönüştüğü büyük bir kaderdir.

Selimiye’de zaman geri çekilir; asırlar,

Devamını Oku
Mesut Yüksel


Sen bir deniz kızı,
Ben bir gemi kaptanı.
Bir mitolojik sevdaydı bizimkisi;
Senin gizli adacığına varmak için,
Fırtınalarla boğuştum, korkusuzca.

Devamını Oku