Holdingler üç beş zenginin %30-40 sermaye koyarak kurduğu ve sömürmek istediği %60-70 çoğunluğu da ortak ederek onların küçük sermayeleri ile ekonomik sıkıntıları aşan, hak etmediği önemli güce sahip olan kuruluşlardır. Sermayeyi halka yaymak gibi yalanlarla, güya demokrasinin de savuculuğuna soyunan, sistemin esaslı bir payandasıdır. Çalıştırdığı işçilere de ücret yerine küçük hisseler vererek, daha verimli çalışmalarını da sağlamayı bilirler…
Küçük hissedarlar büyüklerden fazla savunmaya başlar artık holdingi, daha çok benimserler.
Böylece sistemin çürüyen yapısına karşı da mücadele önemli ölçüde kırılmış olur.
Son referandum olayını da buna benzetebiliriz sanıyorum. İster EVET tarafında olsun, ister HAYIR tarafında olsun, %1 bile olmayan oranlarıyla sosyalistler kendilerine o kadar çok pay çıkarıyorlar ki sonuçlardan, okudukça insanın aklı duruyor.
‘’Damlaya damlaya göl oluyor’’ ya
Sünnetçilik düşmüş etoburlara
Onlar hakim olmuş dünyaya
Ucunu tutuyor taşeronlar da.
Biliyor musun oğlum Memet
1959 yılı olacak ben Orta Okul’a gidiyordum. İlçemize Demokrat Parti Zonguldak Milletvekili Muzaffer Kurbanoğlu gelmişti. Bildiğiniz gibi siyasiler her zaman kendilerinin ardında kalabalıkları görmek ister. Onun için de daha çok çocuklar ve resmi dairelerdeki kapıkulları kullanılır. Bizi de okulda sıraya sokup, Nutuk alanına götürdüler. Bundan öğretmenler de pek memnun değillermiş ki, kulağımıza ’’Meydana gidince isteyen gidebilir’’ denildi. Bu izin bizim kulağımıza ulaşana kadar Kurbanoğlu’nun konuşmasının bir kısmını dinlemek zorunda kaldık. O konuşmada aynen şöyle demişti CHP’yi hedef alarak ‘’Biz istersek eşeği bile seçtirir meclise sokarız’’. Bunu hiç unutamıyorum. Ben gerçekten meclise eşek sokacaklar zannediyordum. 1965 ten sonra TİP’li 15 milletvekili meclise girince meclise giren eşeklerin varlığını ancak kavrayabildim. TİP’li vekillere küfür ve yumrukla saldırırken. Tekme atarken. Anırırken.
O zaman, meclise eşekler sayı ile giriyormuş, geçen uzun yıllardan sonra nihayet onu öğrendim. Şimdi meclise insan sayıyla giriyor. Onlarda sık sık susturuluyor. Her kurulan hükümetin başı kendi memleketini ihya etmeye çalışıyor, ya da kendi ailesini. Niye? Boşuna demiyorlar ‘’Kayserili eşeği boyar yine eski sahibine satar’’ diye. Şimdi Kayserili’nin hiç sesi çıkmıyor. Bu kadar malzemenin başına bir Kayserili koydular ki… Sucuk pastırma alanında üretim yapanlara ucuz girdi sağlasın diye… Bu iş bolluğunda işten başlarını kaldıramıyorlar. İyi de bu kadar sucuk ve pastırmayı kim tüketecek… Geriye kalanların lüks yiyecekleri tüketme gücü var mı? Bu paralar dönüp dolaşıp Kayseri’ye akacağına göre, yükseltin şu emekli maaşları ve asgari ücretleri de biz de sebeplenelim.
Bir taşla iki kuş vurun. Eskiden hızlı beklentiler için ‘’Boru mu lan bu? ’’ denilirdi. Şimdi gerçekten boru bolluğu var. Giriyor çıkıyor kimse kıpırdamıyor. Sizde verin borunun hakkını, tüketin sucukları ve pastırmaları…
Sözlere ‘seferberlik’ ilan edilmiş
Çarpışıyorlar göğüs güğüse, dişe diş
‘’Sözde Ermeni soykırımı! ’’
‘’Sözde Kürt sorunu! ’’
Bu sorunlar sözde ise,
Neden izin verilmiyor kalemlere?
İnsan kend ini çok beğenirse,
Ayrılmaz aynanın karşısından
Unutur gerçeğini, kendini de
Yol haritasını çizer aynasından
Uyanmasının tek yolu artık,
Hayran olduğu canlara çarpıp
‘’şapka düştü kel göründü’’
Kellerin üstüne gidemedik,
Şımardılar, çoğaldı sürüsü
Olmayan adalete güvendik.
İhbarları film gibi izledik
Şimdiki çocuklar ‘’Hayret! ’’ edemiyor
Ses gelince kutunun içinden
Veya görüntüler onları şaşırtmıyor
Onlarla büyüyorlar
Bu nedenle meraklanmıyorlar
Kendi kafanla düşünmeyeceksin
Kendi kafanı eskitmeyeceksin
Kullanmaz onu akıllı insan
Saflığa yatıp
Yararlanır başka kafalardan
Gönüllü hizmetçiler varsa etrafınızda
Bende ‘’ben’’ o kadar kireçleşmiş ve kalınlaşmış ki
Kendime baksam utanacaktım
‘’Allah utandırmasın! ’’ diye
İçimden dışarıya çıkmadım
Bedenim güzeldir hayalimde
Elveda dedim gerçeğe…
Artık baştakiler söyleyemese bile
İtibar eden var mı eski ezberlere?
‘’Kimseye bir çakıl taşı vermeyiz! ’’
Söz namus dediler ve
Çözüm buldular iflas eden sözlere
‘’Bir çakıl taşı bile verilmeyecek Kürtlere! ’’




-
Hasan Ateş
Tüm YorumlarSevdiğimiz bir abimiz kendisi. Bir grupta yayınladığı şiiriyle tanıdım kendisini. Mizahı kullanır şiirlerinde, bununla birlikte duygusal şiirleri de yok değildir. Popüler şiirleri de var, güzel tabi. Ayriyeten grup da kurdu sağolsun, ne de olsa mizah seviyoruz.