Haretti su toprağa,toprak suya.
Birgün iki sevgili buluştu,
İki sevgili kucaklaştı,koklaştı,
Öpüştüler doya doya.
Sarıldı toprak suya,su toprağa,
Kömür gözlerini sevdiğim dilber
Kara gözlerini göresim geldi
Gönül bahçemdeki özel gülleri
Derip derip yâre veresim geldi.
Açarım ben semaya elerimi
Kömür gözlerini sevdiğim dilber
Aşrı aşrı gurbette yârin mi var?
Ağzında sigara çekersin derin derin
Yârden mi ayrıldın,efkarın mı var?
Kömür gözlüm çarşı pazar gezersin
Kömür gözlerini sevdiğim dilber
Gözlerimde hiç kurumayan nemsin.
Neyleyim silinmez sevdan gönlümden,
Kalbimde sızı,gönlümde elemsin.
Bekliyorken beni sessizce ölüm,
Kömür gözlerini sevdiğim dilber
Sen mızrap,ben sazında tel olaydım
Sen her seher dalımda açmış bir gül
Ben güle âşık bir bülbül olaydım.
Her gün geçtiğin yolun dört yönünde
Hasretle beklediği komünizm,
Gelecek, mayıs ayında.
Kızıl bayrak dalgalanacak;
Kurtaracak mavi gözlü çocukları...
Gelmedi o mayıs ayı,gelmeyecek.
Kömür gözlerini sevdiğim dilber,
Yokluğunda geçtiğin yollar mahzun.
Salınıp gezdiğin has bahçelerde,
Her seher kokladığın güller mahzun!
Gezerim ilden ile, yollar taşlı,
Kömür gözlüm,severim ben rengini,
Hatırlatsa da geceyi bana gözün.
Aydınlatır kararan yüreğimi,
Güneş gibi gülen aydınlık yüzün.
Balkanlardan tatlı bir rüzgâr gelir,
Kömür gözlerini sevdiğim dilber
Görmedim ben gözlerinin dengini.
Hayal eder gözlerim yokluğunda
Ceylan gözlerinin kömür rengini.
Bakarsın da sen aşk dolu göz ile
Kömür gözlerini sevdiğim dilber
İlgisizliğin sanki bir naz gibi.
Gecedir hep bana, sensiz gündüzler.
Kayıyorum ben gökte yıldız gibi.
Katlanırım dikene ben gül için.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!