İçim sıkılıyor bugün gecenin ucunda
Zor nefes alıyor yüreğim göğüs boşluğunda
Bir hüzün var karanlığın dudağında…
Uzaktan bakıyordu bana ay,çok uzaktan…
Ama yıldızlar kümelenmişti penceremin önüne.
Yakıyordu yüreğimi bir ateş.
Annem çocukluktu.
Annem mutluluktu.
Sabah erkenden kalkar,
Pencereyi açardı…
Her taraf pırıl pırıl…
Üzerimizden yorganı atardı.
Bilmem neden ağlar?
Görmedim ben hiç güleni.
Gelen ağlar,giden ağlar;
Analar ağlar,babalar ağlar;
Âşık ağlar,şair ağlar,şiir ağlar;
Aç ağlar,tok ağlar,çıplak ağlar.
Hicrî ayların dokuzuncusu,
Üç ayların sonuncusu,
Farz orucun tutulduğu,
On bir ayın sultanı,
Sultanların sultanı,
Kur’an’ın indirilmeye başlandığı,
Dökülürken kalemin ucundan sözcükler bir bir
Çığlık çığlığa her biri…Cayır cayır yanıyor
Oluyorken her bir dize kendilerine kabir
Kalemi tutan her el kendini şair sanıyor.
Yese de yemekleri kepçe kepçe,kazan kazan
Aktı ırmak gibi, gözlerin gönül denizime
Doğru mu,yalan mı hiç önemi yok o sözlerin,
Sevdiğini açıkça söylemesen de yüzüme
Riyasız anlatıyor bana her şeyi gözlerin.
Götürsün bütün yağmur bulutlarını rüzgâr,
Genç-ihtiyar
Büyük-küçük
Siyah –beyaz
Fakir-zengin…
Bütün insanlar!
Ortak noktamız insan olmaktır.
Orada bir yer var, pek uzakta değil bakın!
Oraya koşuyor herkes grup grup akın akın.
Zorunludur oraya gidiş aldanma, sakın;
Hazır ol, orası bugün dünden daha yakın.
Gelince günü çıkacak herkes bu sefere;
Uzatmayacaktın madem elime elini,
Neden diktin benim gönlüme aşk heykelini?
Yokluğunu hücrelerimde hissederim ben,
Sensiz bakarım güneşe,aya,yıldızlara…
Yürüdüğüm yollar neden yokuşa vuruyor?
Yüksek dalgalar neden hep kalbimi kırıyor?
Savurmalı beni rüzgâr pembe bulutların üstüne
Bulutların rengini gökyüzünde görmeliyim.
Yağmurlarla yağmalıyım mavi denizlere…
Karışmalıyım mavi dalgalara…
Atmalı dalgalar kıyıda bir ağcın dibine beni…
Bir ağacın dibinde damlalar gibi ölmeliyim…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!