Kalemimin ucu kurşun bu ara
Arsızlığı ar'a yazdım bilinsin!
Kem kelamı çok görmesin şuâra
Mazerete "yara" yazdım bilinsin!
Bir yara ki, belli artık nedeni
Az yemedim hayatta feleğin sillesini
Nevbaharları değil kışları sorun bana
Ezberledim adını, öğrendim hilesini
Kırılan hayalleri... düşleri sorun bana
Hayat güreş minderi; çok kısa kalabildim
Zâkir, Hakk'kı zikre dalmış; kulda Yaradan'ı gördüm
Gözler mahzûn, selin salmış; halde Yaradan'ı gördüm.
Mâdem gaye hayra eriş, bir besmele bekler her iş
"Elif-Lâm-Mîm" diyor derviş; dilde Yaradan'ı gördüm.
"Devlet malı deniz..." lafından bıktık
Sözümü yabana atma Eymen’im
’Nihayet ben de bir memurum artık’
Diyerek yan gelip yatma Eymen’im!
Şerefli payen var, tertemiz mayan
İblis esir almışsa âdemî idrak, us'u
Arsızlık için âlem uçsuz bucaksız saha...
Altını olsa dahi iki vâdi dolusu
Tıynetinin gereği, "ver!" diyor biraz daha..
Beyhûde değil, hâşâ; boşa gelmedi Kur'an
Hayat ömürlük tuval, düşler rengârenk boya
Yüreğinin sesidir her ressamın fırçası
Yarım kalan tablolar...Ansızın biten rüyâ...
Her gizemli kördüğüm bir nizâmın parçası.
Bir nizam ki, âsârı, âşikâr gören göze
Kim bilir bir kadının bu kaçıncı feryadı
Şu ülkede huzuru talan ettiniz... talan!
Emin olun tükendi sabırların miadı
Paramparça... bir yığın; umuttan arta kalan
Bu milletin başına bela oldunuz ulan!
Bir "kûn" emri ile basılmış zile
Ezelden ebede göç akın akın
Önümden gidenler vardı menzile
Ardımdan gelenden ayrılık yakın.
Kundaktan çıkalı daha dün gibi
Âdemdir ilk atası; balçıktır aslı, özü
Mûcizeye tanıktır vücûdunun her cüzü
Nutfeyken cenin olur...derken açılır gözü...
Dünyaya teşrif için saniye sayar insan
Bezm’ elest’te söz verir, doğarken cayar insan!
Çetelesi tutulur aşikâr olan zikrin
Âkıbeti bilen 'çün ağızlar sırra kutu...
Her kim ki zorluk çeker hazmında farklı fikrin
Giz etsin kelamını, tercih etsin sükûtu.
Çok kişinin çektiği dilinin belâsından




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!