Sevdiğim bir candı canımdan öte
Sevmekten imtina ar edemedim
Naçardı gayretim ilâhî sete
Sevgimi gönlünde var edemedim
Hasret imtihandan zor bir cüz imiş
Yine uyku ile hoş değil aram
Maziyi mahzenden aldım bu gece
Tozunu sildikçe kanadı yaram
Acılar içinde kaldım bu gece
Yıllarca yanmışsa bellidir yürek
Düştüğümüz şu hâle bak
İblis insana yâr olmuş
Dil denilen çelik tokmak;
Kalp kırmaya ayar olmuş
Mahiyeti kinse kirin
Çocuk takviminde vakit saklanbaç
Sarsın kollarıyla, saklayan ağaç
Tebessüm dünyamız sizlere muhtaç
Minik kelebekten korkmayın sakın
Kırlara çocuklar... kırlara çıkın!
Asık yine asrın yüzü; gördüğünden gözü yılmış
Arsız ise insin özü, sözü muteber sayılmış
.
.
Merhameti yok bu demin, bozulmuş nesli Âdem'in,
Çamura basan kademin, tozu muteber sayılmış
Mahiyetim meçhûl değil âlime
Tasvirimi karla çizer kış benim
Bakmayın siz bu çelimsiz hâlime
Dostum olur ecel denen kuş benim
Öç vaktinde otağ kurdum sıratta
Mevsimler seneler... hepsi hikâye
Ömür dedikleri ölürken bir an
Boş'a evriliyor dünyevî gaye
Toprak yâr oluyor haneler viran
Dünya dedikleri süslü bir serap
Kim derdi ki gün gelecek dem alacak kaygılarım
Ay yıldızla mesrur gecem bir mum için can atacak
Çektiğimi kim bilecek; sitem yüklü duygularım
Yularını salsam hecem yürekleri kanatacak
Uçmak için kanat çırpar bıkmadan
Ten denen kafeste "kuş"umuz vardır
Gayret gerek yol kabire çıkmadan
Amel heybesinde "boş"umuz vardır
Rast gelmek zor kadir-kıymet bilene
Dibi delik kapta su gibi zaman
Akarken geçiyor ömür dediğin
Gönül gemisine muhkem bir liman
Bakarken geçiyor ömür dediğin
Dünya süslü bir han, sisli bir serap




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!