Sınavı zor bu handa hayat cenge er bekler
Her zaferi bir azim, her neferi ter bekler
Bellidir bezgin beşer bakışı ve tipinden
Ne hâlinden hoşnuttur ne kader kâtibinden
Ya nobran talihiyle köprüleri atmıştır
Mâsumlar incinmesin, muhatap ayan beyan
Muhatabım zulmeden, vahşice cana kıyan
Ey çakallar sürüsü, insanlığından cayan!
Anlamları tahrifle, karayı ak ettiniz
Şu güzelim dünyada huzuru yok ettiniz.
Bir VATAN ki, cennet gibi; her şey hazır huzur için.
Bir bela ki, cinnet gibi; düşünelim! Neden, niçin?
Dil deyince şucu - bucu; gözler görmüş düşman, öcü,
Hiç dinmemiş kalpte acı; yanmışız hep için için.
Ne bakışın bulutlansın ne de başın öne insin
Kaldır artık gül yüzünü, gökyüzüne kaldır aşkım
Fazla belli etmesen de biliyorum tedirginsin
Şer sandığın o baldıran, sabredene baldır aşkım
"Hata etmek kula mahsus" sözü gerçek olsa da
Candan öte bir can vardır; o’na aslâ "öfff" denmez!
Amel kabı ağzına dek sevap ile dolsa da
Mîzan günü "az miktar"dır; anne hakkı ödenmez!
Görünse de gözümüze çözümü zor, devâsâ
Tebessüm çehreme veda edeli
Taşınmaz yük oldu kirpiğime nem
Bırakıp elimi gittin gideli
Her âhın bedeli gözyaşı annem
Arttıkça bu hârım hiç azalmadan
Dünya denen şu gezegen câna diyâr-ı gurbet
Sırra vakıf olan için, ara durak değil mi! ?
Gör, kâinât sayfa sayfa; her sayfada bir ibret
Kendisini salan için, nefis, tuzak değil mi? !
Ecel birgün çıkar gelir, kapın çalar ansızın
Gafletin koynunda yatan yâr uyan
Kalbinden attığın beni ararsın
Yalnız kaldığında solup soğuyan
Tenine bu sıcak teni ararsın
Akarken seneler bir su misali
Lütf-u Rahman bir "çınar"san nam salan, çağ başlatan
"Darbe"sinden muştu bekler, dal kesen el, taş atan
***
Kim bilir kaç imtihandan çıktı ırkım alnı ak
Aç gönül köşkünü umuda yer ver!
Yeisi kül eder ilâhî sevgi
Can suyu ihlas ve sabırsa eğer
Dikeni gül eder ilâhî sevgi
El, halim hâlinle etse de alay




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!