Haznesinden haz dilendim verdi Rabbim bol kese
Süslü hânın zevki anlık, bir tadımlık bal imiş
İbretâmiz geçtiğîm yol düştüğûm hâl herkese
Hâlde makbul kîl-ü kâlsiz, Hakk'a uygun hâl imiş
Onca âhtan her günahtan bezdi rûhum, terledim
Bin hıçkırık âh çeker bir avuç mendilimde
Sebeb-i zâr aşikâr, gözüme yaş kâr bugün
Suale arz-ı hâle heceler kan dilimde
Bildik cevabı tekrar gerçeği inkâr bugün.
Sinden akseden nidâ, vakt-i vedâ îmâsız
Kim istemez bedeni ana ya da yar sarsın
Tabutunda gideni öldüğünde anlarsın
.
Ölüm bir sır, muamma, bir nevi uğurlama
Tarifi zordur ama, bulduğunda anlarsın
.
Ömrüme yük oldun gönlüme küfe
Bu kadar günahı almıyor kefe
Tükettin sabrımı... koydum hedefe
Gerilsin öfkeyle oka yay şimdi
O eski sevgili öldü say şimdi
Dert denen ilahi ok; "kûn" ile gerilir yay
Kaderden kaçışın yok; yaşarken vuruldun say
Doğduğun ânı düşle, farzımuhalle başla
Tendeki nazlı kuşla, kundağa sarıldın say
Aşkın gözesinden derip özünü
Akmadıysan ömrün boşa geçti say
Hitap "ikrâ!" iken açıp gözünü
Bakmadıysan ömrün boşa geçti say
Her akşam ardında sanma sabah var
Varsın derdin diş bilesin; ne ağla ne inle gardaş
Vazifen ne, kimsin, nesin; kalem desin dinle gardaş;
Bal olsa da hergün aşın, yere eğik kalır başın
Bitmedikçe bu savaşın, Yaradanla, dinle gardaş
⚘"Hayat yordu" diyorsun "taşınmaz oldu bu yük"
Muhtevası irinden o şişeye ne gerek?
Ol Tabib el Kulup var; her "kûn'u" dertten büyük
Hakk yâr iken derinden endişeye ne gerek
Ne acı, sızı ne gam; sürmüyor ilelebet
Ömür dedikleri şey göz kırpmaktan ibaret
Hayat tablosunda flûdur âtî
Bakarken geçiyor ömür dediğin
Herkesin elinde bir kum saati
Akarken geçiyor ömür dediğin
Sineyi aşk için bezemişken Hakk
Hayat yolu derin deniz; gizem dolu girdabı var
Hakikati bil ve şaşma; bir bütündür ruh ve beden
Konuşmanın da -biliriz- bir usulu adabı var
Her sözcükle bir anlaşma imzalarız fark etmeden
Bir anlaşma ki; evrenle, kendimiz ve muhatapla




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!