Vîrâne her bedenin kuytu bir köşesinde
Hoyrat zamana tutsak mahzun bir çocuk yaşar
Nedamet gölge yapar tadımlık neşesinde
Elem gözlerinde sel, dilde âh olur...taşar.
Pek hazin manzaradır üfledikçe harlanan
Beşikte sallanırken hoş bir han sanıyordum
Yüreklerin acıyı tattığı yermiş dünya
Anadan her doğanı bir insan sanıyordum
Bağrında çakalların yattığı yermiş dünya
Kanadından vururken masum kelebekleri
Ne zaman Hakkı ansam, bendim bendi ok'lanan
Belli ki hakikati dinlemekten bıkan var...
Sizi kastetmiyorum! Sen...evet sen...saklanan!
Gönlüme fîrârisin; sayısız sabıkan var.
***
Münakaşalar almış muhabbetin yerini
Dostluğun değerini bilen insan kaldı mı?
Kalpte sevgi azalmış; kin örtmüş üzerini
Dil ucunda irini silen insan kaldı mı?
Uygun yanıt ararken kafamdaki her "nasıl?"
Anladım ki üstatlık zor sanatmış velhasıl.
***
El Latîf kapısında bol lütuf dilenerek
İnsan bu âlemin şerefi süsü
Her can bir inciye mercana benzer
Bedene girince kibir virüsü
Kalpler irin dolu fincana benzer
Kadınsız bir dünya çorak diyara,
Bir anlık bir öfke için mazeret çok olsa da
Candan öte bir can var ki o’na asla "öfff" denmez
Amel kabı ağzına dek sevap ile dolsa da
Mîzan günü "az miktar"dır; anne hakkı ödenmez!
"Aş! " deseler zorlanmaz; aşar Çin'in seddini
Kâinât kağıt olsa hecelere dar eder.
"Boğaz Harbi" denince kalem bilir haddini
Bakar Akif ne demiş; aczini ikrâr eder.
Cahil aranıyormuş cesaret sınavına
Aydındır(!); avamdan hayli ileri
Anlamı tersidir bunlarda ar'ın
Nazarı fa'ş eder bu gibileri
Gözleri kibirli bakar bunların
Kimisi Darwin'in tezinden imal
Pek nazlıdır; yok sebepten
Küser birgün üzülürsün
Yardımını bazen hepten
Keser birgün üzülürsün
Rengi döner kara olur




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!