Hayy secde beklerken un serme ipe
Süslü han sandığın diyâr-ı sürgün
Emir almış Hakk'tan nefsi takibe
Azrail kapıyı çalıyor bi' gün
Peşine ölümü takmışken ilâh
Kar varken saçında boş hayal kurma
Kırar kırk yerinden üzer kış seni
Aldığın övgüyü kibire karma
Mahveder mahşerde o alkış seni
Ne zaman kalemi alsan eline
Diyorlar ki dünya bozuk; bozuk olan insan, düzen
Nerede bir dertli görsem, acı çeker hep sol yanım.
Zalim baş tacı edilmiş, utanmıyor ezen, üzen
Dertli için dal tükendi, bu yüzdendir hüznüm benim.
Düşman dolu etrafımız, paçamızdan çekiyorlar
Fitne palazlanmış, sarmış dört yanı
Her yerde dökülen müslüman kanı
Çakal cellat olmuş, it asistanı...
İçimi yakıyor her bir felâket
Yâ Rabb! Zalimleri yok et, helâk et!
Demeyin ki hiç fark yok; Vatana ihânete;
Eskiden soysuz arar, pek zorlanırdı lâin...
Oysa şimdi talip çok bedduaya, lânete
Huzur gönlüme fîrar; dört yanım alçak, hâin.
Tam şafak söktü derken hazân esti...zamansız
Sağ kolundur bugün, lakin; gider birgün üzülürsün
Kızar, küser hem hatta kin, güder birgün üzülürsün
Sanma hâli hep hoş olur, kalbi katı bir taş olur
Otağında baykuş olur, öter birgün üzülürsün
Aşk ilâhi, geçilmez bu sevdadan
Sînemde har mevsim bahar der sûfî
Nasip, nimet bir tek O'ndan, Hüdâ'dan
Fâni ağyar, dost bir O var der sûfî
Diller kazan, kaynattığı kıyl-ü kâl
Bir garip yolcusuyuz varlığın gayesinin
Takılmayız peşine nefis pespâyesinin
Artık ardı göründü ömür sermayesinin...
Zaman sona zimmetli, O’na doğru akıyor
Güneş batmaya yakın göz toprağa bakıyor.
Akıllı tüccar için, "güzel sözdür" dile kâr
Kelâmı kirli kişi, gün gelir iflas eder.
Varsın cellat sevinsin, mazlûma kurulsun dâr
Sabredene Yaradan, Firdevsi ihdas eder.
Hak yolun yolcusunun gözleri ufku tarar
Tebessüm et diyorlar; kara kalem ucunu
Umman-ı aşka banıp gönüle akmalıymış
Umut icin gelenin doldururken avcunu
Gözlerinin içine gülerek bakmalıymış.
Gecenin gözyaşları damlasa da eline




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!