Maraşlı Osman Şiirleri - Şair Maraşlı Osman

Maraşlı Osman

İçimde yılların yorgunluğu var;
akşamı erken inen bir şehrin sokakları gibi tenhayım,
kendi sesime sağır,
kendi gölgeme yorgun...

Geçtiğim bütün yollar

Devamını Oku
Maraşlı Osman

"Hakikatte kadınlar, bu alem içinde başka bir alem de yaşarlar. İçine aşklarını ve büyülerini üfledikleri bir alemdir bu ve erkekler yeri geldiğinde o alemi hırpalar ve yıkarlar. Kadınlar ise yeniden üfleyerek nefesleri ile korurlar o yıkılan alemi ve erkekleri de üfleyerek var ederler. Çünkü; bir erkek, bir kadının nefesi kadardır." (Ece Temelkuran - Düğümlere Üfleyen Kadınlar)

Can da bir, canan da bir değil miydik seninle ?
Biçare dertlerin kuyusunda kaybolurken
Sen çıkageldin sandım
Uzaklardan

Devamını Oku
Maraşlı Osman

''Bir kadının gönlünü, rızasını ve duasını al ama sakın ahını alma, ağır gelir... Taşıyamazsın.''

Sabah olur da
Gün doğarsa yeşil gözlerine,
Ve ruhun bir kuş olup uçarsa sol kanadımdan...
Tüm o incelikli kırılganlığın,

Devamını Oku
Maraşlı Osman

''Severken unutulmayı bil, gelmeyeceğini bile bile... Sevdin mi o zaman unutulduğunu bil, geri hatırlanmayacağını bile bile... İşte bu sevdanın, aşkın ilk adımı gönülden gönüle geçilmeyeceğini bil ve yoluna arkana bakmadan devam et.''

Gözlerin,
Gözlerime aşkı sunarken,
Soluk bir ay ışığı akşamında,
Bir rüzgar geldi ve savurdu bizi,

Devamını Oku
Maraşlı Osman

''Avuçlarımızı kanatan her şeyi sıkı sıkı tutmak yerine, bazen serbest bırakabilmemiz gerekir. Dayanmanın bizi güçlü kıldığını zannedebiliriz ama çoğu zaman bizi güçlü yapan şey bırakabilmektir. (Hermann Hesse)''

Bir meltem gibi esip geçtin gönlümden
Sessiz bir fısıltı misali
İnce ince
Rüzgarda asılı kalan kokunu bırakarak

Devamını Oku
Maraşlı Osman

Evrenin en eski demagojisini söylüyorum size: Düşene bir tekme de sen at, Nasıl olsa yerçekimi var.

Aslında, yerçekimi düşürmeyi iyi bilir ama insanı ayağa kaldıran şey hiçbir zaman fizik kuralları olmadı. ​Bu bize, gaddarlığı "hayatın doğal bir kanunu" gibi sunarak vicdanı taca atma kurnazlığı taşıyor. Demagoji tam da burada başlıyor işte... Evrenin mekanik yasalarını alıp insani ahlaksızlığa kılıf yapmak. Taş düşer, su akar, cisimler kütleçekimine uyar; ama insanın düştüğü yere bir tekme daha atıp atmaması bir doğa kanunu değil, tamamen bir seçimdir. Bu yazıya verilecek antidemagoji muhtemelen şu olurdu: ​Yerçekimi cisme işler, ruha değil; kaldı ki her düşüş, toprağın zıplamak için sunduğu bir zemindir. ​

Fizik yerçekimini yazdıysa, vicdan da o çekime direnme gücünü yazdı. Yerçekimine sığınıp tekme atan, sadece kolay yolu seçtiğini itiraf etmiş olur.

Devamını Oku
Maraşlı Osman

Evrenin en eski ikinci demagojisini söylüyorum size: Sen daha gençsin, hayat tecrüben yok ki bu konuda neyin doğru olduğunu sen mi bileceksin.

İnsan ilişkilerinde veya fikir tartışmalarında sıklıkla karşılaşılan “Sen daha gençsin, ne bileceksin?” yaklaşımı, konunun kendisini tartışmak yerine muhatabın şahsını hedef alan günümüzde sıklıkla kullanılan klasik bir demogoji örneğidir. Mantık süzgecinden ziyade duygusal baskıya dayanan bu ifade, doğrudan bir üstünlük kurma arayışıdır. Bu tür bir demagojiye verilecek en entelektüel ve etkili karşılık; ne savunmaya geçerek geri adım atmak ne de üslubu sertleştirip tartışmayı kilitlemektir.
​Böyle bir durumda sergilenmesi gereken yaklaşım; karşı tarafın tecrübesine hürmet ederken kendi argümanının bağımsızlığını savunan ve tartışmayı tekrar rasyonel zemine çeken bir duruştur: "Hayat tecrübenize ve yaşanmışlıklarınıza içtenlikle saygı duyuyorum; yaşın getirdiği birikimin insan bakış açısına derinlik kattığı bir gerçek. Ancak bir fikrin veya analizin geçerliliğini belirleyen temel unsur, onu dile getirenin yaşı değil; sunduğu gerekçelerin tutarlılığı ve mantık süzgecinden geçip geçmediğidir. Genç bir bakış açısı, tecrübesizliğin ötesinde bazen konuyu yerleşik kalıplardan uzak, daha nesnel bir açıklıkla değerlendirme imkânı sunar. Söylediklerimde tecrübesizliğe dayalı bir eksiklik veya yanlış bir gözlem görüyorsanız, bunu yaşım üzerinden genelleyerek değil, somut gerekçelerle eleştirmenizi tercih ederim. Dilerseniz kişisel özelliklerimizi bir kenara bırakıp doğrudan masadaki fikirleri ve verileri konuşalım."

​İletişimde bu tarz kırılma noktalarında sakin ve ilkesel kalmak, karşı tarafın demagojisini kendiliğinden boşa çıkarır.

Devamını Oku
Maraşlı Osman

Sen,
Sesin,
Gülüşün ve gözlerin...
Zamanın hangi kıvrımında unuttum o tatlı belamı?
Yıllar önce miydi, aylar önce miydi, günler önce miydi?
Bilmiyorum,

Devamını Oku
Maraşlı Osman

Biraz Özdemir Asaf gibiyim bu sıralar,
Sana gitme demem ama gitme dersen de, duyamam.
Sonra bir Turgut oturur masama,
Göğe bakma durağında bekletir zamanı.
Bilmezsin kaç Edip geçer içimdeki karanfilden,
Yerçekimli bir sevdaya,

Devamını Oku
Maraşlı Osman

"İnsan sınanmadığı acının bülbülüdür, sınandığı acının dilsizidir."

Ne bir gurur kavgasıydı bu, ne de bir takıntı,
Sen, yüreğimin yıllanmış,
Aylarca beklenen,
İlklerin ve teklerin adıydın.

Devamını Oku