Maraşlı Osman Şiirleri - Şair Maraşlı Osman

Maraşlı Osman

"Oysa ne savaşlar verdim kimsenin görmediği; Kırıldım, sustum, yoruldum, belli etmedim. Bin defa dağıldım da içimden, dışarıya tek bir şikâyet bile yansıtmadım. İnsanları üzmemek için kendimi üzdüm hep, birilerini kaybetmemek için kendi içimden eksildim... Kelimeleri yuttum kimse kırılmasın diye, oysa en çok bu yoruyor insanı; Kötülüğü dokunmayan birinin, başkasının kötülüğüne maruz kalması.. Ben sadece biraz huzur istedim. Yastığa her başımı koyduğumda, korkmadan bakabilmekti yarınlara; "Acaba bugün hangi kırgınlığı taşıyacağım?" dememekti insanların gözlerine bakarken... Çünkü insan yaşadıklarına değil, yaşamak zorunda bırakıldıklarına yoruluyor."

​Karanlık çökünce,
senin ellerinde yanan o fener,
başka kıyıları aydınlatır,
başka yüreklere baharlar götürür şimdi.

Devamını Oku
Maraşlı Osman

Bugün yine seni özledim,
Aynadaki yansımam bile tanıdık gelmedi.
Adını sessizce, bir dua gibi göğe bıraktım,
Belki kuşlar taşır sana hasretimi,
Ya da yıldızlar fısıldar kulağına geceleri.
​Hangi rüzgâr geçerse geçsin buralardan,

Devamını Oku
Maraşlı Osman

I.
Sen bir bahar rüzgarı gibi estin gönlüme
Papatyalar
Laleler
Güller açtırdın gönlüme
Ey! Gönül Bahçemin

Devamını Oku
Maraşlı Osman

Gözlerinin değdiği her yer,
Dünyadan bir parça kopup da
Bana sığınmak ister... Afitap.
Bir Aşk arardı ruhum;
Sadece bir Aşk,
Şu yorgun coğrafyalarda, şu yorgun semalarda,

Devamını Oku
Maraşlı Osman

Gönlümün en sakin limanına,
Senin dalgaların yakışır... Afitap
Ne zaman baksam gözlerine,
Aklımın bütün düzlükleri, kıvrımları birbirine karışıyor.
Düzü de kıvrımı da bahane belki de...
En çok senin rüzgarın yakışıyor ömrüme.

Devamını Oku
Maraşlı Osman

''Ne o acı geçer ne de o kız döner be İsmail... (Leyla ile Mecnun)''

Seni beklerken,
O durağan zaman diliminde,
Usulca kaybettim kendimi...
Yine bir Ağustos akşamında yapraklar bile,

Devamını Oku
Maraşlı Osman

"Çok şey istediğim için değil, çok az şeye razı olduğum halde... İncindiğim içindir bu sessizliğim.. Ben sadece kendi payıma düşen yorgunlukla yaşamayı öğrenmeye çalışıyorum."

​Takvimin yaprakları Ağustos'u devirirken yavaş yavaş,
Göğsümde koca bir dağ büyür,
Adı umut, adı yalnızlık
Eylül kapıda, rüzgarı serin,

Devamını Oku
Maraşlı Osman

Eski defterleri açıp hatrına soluk sarı yapraklarını kokladım bu sabah,
Nâzım’ın mavi limanlarından, Ahmed Arif’in hasret rüzgarlarından geçerek,
Geçmişin o asil, o demir leblebi edebiyatını yad ettim bugün senin için...
Turgut’un güvercinleri kondu parmak uçlarıma,
Cemal Süreya’nın yazılmamış mısralarını aradım köşe bucak gözlerinin kahvesinde.
Çünkü sevda dediğin, eskimeyen tek lisanıydı bu yorgun toprağın;

Devamını Oku
Maraşlı Osman

Bu vefasız dünyayı
Kabullendim,
Alıştım sandım,
Ama yanıldım... Alışamadım.
​Ruhumun kıyılarında gezinen bu ağır yorgunluk,
Bu çürüyen,

Devamını Oku
Maraşlı Osman

"Birbirine düzgün veda edememiş iki insan mutlaka tekrar karşılaşır. Biri pişman, biri kırgın, biri nefret dolu, biri hayal kırıklığı, biri ölü, biri diri bu hayatta..."

Seni öyle sevdim ki,
Ne kelimeler yetişti peşinden koşmaya,
Ne de suskunluk anlatabildi içimdeki o derin yarayı.
Gizli bir dua gibi Fatiha niyetine taşıdım adını,

Devamını Oku