Sana kaç kez söyledim aşkın alevli sözlerini
Kaç kez yeminlerle seni gömdüm maziye
Küstahça ettiğim hayalimin küfürlerini
Unuttum sayısını
Hep bir bahane ile daldım düşlerime
Nöbet tuttum yüreğimin matemli köşelerinde
Mevsimsiz sevda çığlılarının haykırışındaki özlemlerin sensizliği rüyalarımda uçur
Her bir matemin gönül evinde açtığı yara bıraktığı çaresizliğimin hayallerini süpür
Mezelerin son kırıntısı gibi kalan sensizliğin çığlıklarındaki serenatları
Hadi vur dokunuşlarındaki sensizliğin ebruli haykırışlarındaki sessizliği yırt
Çocukluğumun rüyalarına yankılanan sensizliğin ısılığın çırpınışlarındaki kıvranışlarını
Hafiften yağmur yağıyordu
Toprak kokusuyla düşlerimde hüzün geziyordu
Uzun uzun yaşlarla ömrüme aklıma düştün
Hayallerime esen saçların hatıralara musallat oldu
Kadehlere doldukça
Sana kaç kez söyledim aşkın alevli sözlerini
Kaç kez yeminlerle seni gömdüm maziye
Küstahça ettiğim hayalimin küfürlerini
Unuttum sayısını
Hep bir bahane ile daldım düşlerime
Nöbet tuttum yüreğimin matemli köşelerinde
Bu günlük düşüncem
HAK ARAMAK
Topluma bakıyorum hakkımızı aramaktan geri çekiliyoruz mesela bir işyerinde işverenin hatasını görünce söylemiyoruz kendimizi savunmuyoruz bu böyle gelmiş böyle gider işten çıkarır falan filan trafikte kaza oldu veya bir mahkemelik işin oldu niye uğraşayım mahkeme ile insanlarla deyip üstünü örtüyoruz en önemlisi, kanunu bilmiyoruz ne gibi hakkımız var ama bir haber görünce izleyince bak şu akıllıya biz onun kadar olmadık diyoruz veya burası Türkiye geçmişten günümüze kadar bizleri pıstırmışlar her zaman hakkımızı ararken kendimize bir bahane buluyoruz unutmak istiyoruz ne kanun maddelerini biliyoruz nede dinimizi hak aramak ülkemizde hep kısır döngü olmuştur mesela okula yarım edilecek kırtasiye malzemeleri masa sandalye veya kapılar yapılacak çeşme yapılacak milli eğitimin yaptığı katkıyı yardımı bilmiyoruz çocuğumuzu okulda bırakırlar dava açacaksın gelgit uğraş birde onlar birbirini tutar yine bize olur diye vazgeçiyoruz başka bir yönde yüz yüze bakıyoruz bize küser ayıp bize yakışmaz sonra da canımızın acımasıyla konuşuyoruz şöyle böyle oldu şunu bunu yaptı adam mı gibi kuranda hak aramak için yazılan ayetlerle de anlatıyor ama biz okumuyoruz sadece ezber konuşuyoruz üstelik bilen biri varsa bile dinlemiyoruz bu ne bilir gibi laflar edip konuyu değiştiriyoruz
Kuranda
Şura-41 nci ayette, af etmese de hak arayanın bu davranışından dolayı kınanmayacağı ve cezalandırılmayacağına dikkat çekilmektedir
İsra-53 ncü ayete göre, bir şekilde haksızlığa uğrayan kişi, olur da hakkını aramaz ve sineye çekerse, sürekli olumsuz bir düşünceye saplanacak ve bu durumu, pusuda beklemekte olan şeytana koz olacaktır
Hak buyurmuş nefesin güneşi kuran
Amelin han kapısın kilidi namazın
Yürek paslığını gideren aldığın abdestin
Sözlerin Kevser serinliği yaptığın sünnetin
Ne bir tutan hayatın zerresi
Nede nefis geriye atadığı hevesin zillesi
Hak diyor insan konuşan hayvandır
Düşünüyor konuşuyor tat alıyor
Geziyor eğleniyor günü gün ediyor
Soyunu biliyor adımı düşünceyle atıyor
Evindeki bahçendeki hayvan sessizce seni bekliyor
Ne açım diye bağırıyor ne acısa ağlıyor
bir oradan bir buradan alsan
sözün sonunu başını değiştirsen
sonuna ismin damlasını vursan
gözünden bir damla yaş akıtmaz san
yüreğinin közünde sevgi ateşini yakmazsan
emeğe ihanet kilidini vurursan
Bir düşüncem var
Kimi yanlış kime düzgün der
Kim ne derse desin
İster küçük görsün ister selam vermesin
İster hakkımda konuşsun
Satır satır sözler yazsın çizsin
Bahçeye kuşlar konmuş
Uçuyorlar
Sol tarafım sıkışıyor
Gözyaşlarım durmuyor
Öksüz yarınlarıma akıyor
Üşüyorum anne üşüyor




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!