dün gece
Aldım elime kağıt kalemi
şiir yazdım içine gözyaşımı hasretimi kattım
Dağın gölgesin kalmış çiçek
Yagmura güneşe hasret gibiyim
Her gün batımında sensizliğin yükü ile inlemekteyim
Sabahları uyanır uyanmaz susuzluğa yanmak gibi
Sensizliğe yanmaktayım
Elveda
Hayal kırıklıklarımı alarak
Açtığın yaralara kezzab basarak
Sözlerinle yüreğime mızraplayarak
Gidiyorum altın kadehlere
Her tarafda bir neşe bir cıvıl cıvıl sesler
Baharın okşayışı gibi yüreklerde sıcaklık
Umutların meltemle esilici
Düşlerin denize doğru açılışı
Mutluluğun yelken açışılışı
Sevdiğimi söylesem Gülşen e
Lalelerin boyun büküşlerini figan eyler güllere
Hükmetse bir göze ağır gelir bu canana yürek
Uçan kelebekler sarsa bu bedeni Furkan dile gelir
İstemem Yusuf’un ebedi züleyha’yı düşüren aşkı
Sensizlik Baharında Avuçlarım Terlerdi
Rüzgâr Savururdu Gül Kokunu Yarınlarıma
Hayallerime Dolanırdı Papatyalar
Dudağımda Müdürümsü Sensizlik
Bir şiir yazdım arkadaş dilim döndüğümce
Hep ağladım yalnızlığımın yarınları delmelerinde
Saçların özlemle çırpınmalı hayallerimde
Mahmut Efendi Bir söz bıraktı yüreğime
Gözlerimden düşen yaşları Türkü diye besteledi naime’de
Bir Başkayım Bugun
Uykulu Bir Haldeyim Düşüncelerime Sarıldığında
Fırtınalar Yerine Hüzün Yangınları Sarıyor
Yüreğim Sıkışıyor Senide Sensizliğinide Rüyalarımda İstemiyor
Sensizliğine Sinen Hasret Kokunu Atmak İçin Ayrığın
En Derin Yerine gömülmek istiyorum
Gözlerinin engeline takıldı yüreğim
Dudağından konan busesin mutlugu na tutulmuşken
Saçlarının hayallerini savunurken
sensizliği kalbime doldururken gitmeli
Bir uçak düşercesine yok olmadan gözyaşlarında
Gibi
Sabahı özleyen gece gibi
Bülbülü bekleyen gül gibi
Toprağa sarılan kök gibi
Yüreği pişiren gözyaşı gibi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!